Trakya'da bulunan sivrisinek türü Batı Nil virüsünü taşıyabiliyor
Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Habibe Tülin Elmaslar Mert, yaz aylarında artan sivrisinek hareketliliğine karşı vatandaşları uyardı. Sivrisineklerle bulaşabilen Batı Nil virüsünün çoğu kişide belirti göstermeden seyredebildiğini belirten Mert, özellikle risk grubundaki kişilerin korunma tedbirlerine dikkat etmesi gerektiğini söyledi.
Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte sivrisineklerin yoğunluğu da artarken, uzmanlar sivrisinek kaynaklı enfeksiyonlara karşı alınabilecek basit önlemlerin önemine dikkat çekiyor.
Batı Nil virüsünün bulaşma süreci hakkında bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Habibe Tülin Elmaslar Mert, virüsün doğal döngüsünde yabani ve göçmen kuşların önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti. Virüsü taşıyan kuşlardan beslenen sivrisineklerin enfekte olabildiğini belirten Mert, bu sivrisineklerin daha sonra insanlara ve atlara virüsü bulaştırabildiğini aktardı.
TRAKYA’DA DA BULUNUYOR
Batı Nil virüsünün bulaşmasında etkili olan Culex türü sivrisineklerin Trakya bölgesinde de görüldüğünü belirten Mert, özellikle havanın serinlemeye başladığı akşam saatlerinde dikkatli olunması gerektiğini söyledi.
Sivrisineklerin daha aktif olduğu saatlerde açık alanda bulunacak vatandaşlara önerilerde bulunan Mert, vücudun açıkta kalan bölümlerini mümkün olduğunca azaltacak kıyafetlerin tercih edilmesini ve sivrisinek kovucu ürünlerin kullanılmasını tavsiye etti.
ENFEKSİYON BELİRTİ VERMEDEN GEÇEBİLİYOR
Batı Nil virüsüyle enfekte olan kişilerin büyük bölümünde herhangi bir belirti ortaya çıkmayabildiğini ifade eden Mert, bazı kişilerde ise grip benzeri şikayetlerin görülebileceğini kaydetti.
Baş ağrısı, halsizlik, üşüme ve titreme gibi belirtilerin ortaya çıkabileceğini belirten Mert, özellikle ileri yaştaki kişilerin, kronik hastalığı bulunanların ve bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerin korunma konusunda daha dikkatli davranması gerektiğini vurguladı.
SU BİRİKİNTİLERİ SİVRİSİNEKLERİN ÇOĞALMASINA ZEMİN HAZIRLIYOR
Sivrisineklerle mücadelede yalnızca kişisel korunmanın değil, üreme alanlarının azaltılmasının da önemli olduğuna değinen Mert, evlerin çevresinde ve bahçelerde oluşan su birikintilerinin ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi.
Sivrisineklerin çoğalmasına elverişli ortamların azaltılmasının korunmaya katkı sağlayacağını ifade eden Mert, vatandaşların çevrelerinde uzun süre bekleyen sular konusunda duyarlı olması gerektiğini belirtti.
TARIM ARAZİLERİNDE ÇALIŞANLARA UYARI
Açık alanlarda ve tarım arazilerinde çalışanların da sivrisinek ısırıklarına karşı tedbirli olması gerektiğini dile getiren Mert, çalışmaların imkan dahilinde gündüz saatlerinde yapılmasını önerdi.
Açık alanda bulunmanın zorunlu olduğu durumlarda uzun kollu ve vücudu örten kıyafetlerin tercih edilmesini isteyen Mert, sivrisinek kovucu ve koruyucu ürünlerden de yararlanılabileceğini ifade etti.
Mert, özellikle ileri yaştaki, kronik hastalığı bulunan ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerin sivrisinek ısırıklarına karşı korunma önlemlerini ihmal etmemesi gerektiğini kaydetti.