<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
   <channel>
      <title>Gündem Edirne Gazetesi - Edirne Haber - Edirne Haberleri</title>
      <link>https://www.gundemedirne.com/haberler/saglik/</link>
      <language>tr</language>
      <description>Edirne haber ve köşe yazıları, Edirne haberleri ve son dakika Edirne gelişmeleri Gündem Edirne Gazetesi haber portalında.</description>
      <category>Newspaper - Sağlık</category>
      <lastBuildDate>Fri, 13 Mar 2026 05:19:48 +0300</lastBuildDate>
      <ttl>1</ttl>
      <sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	  <sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
      <atom:link href="https://www.gundemedirne.com/rss/haberler/saglik/" rel="self" type="application/rss+xml"/>
      <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com"/><atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.superfeedr.com"/>
        <item>
            <title><![CDATA[Bayramda et tüketirken sağlığınızı göz ardı etmeyin]]></title>
            <link>https://www.gundemedirne.com/bayramda-et-tuketirken-sagliginizi-goz-ardi-etmeyin/25153/</link>
            <description><![CDATA[Yaz mevsiminin sıcak günlerine denk gelen Kurban Bayramı’nda, sofralarda etin fazlaca yer alması bazı sağlık sorunlarını da beraberinde getirebilir. Özellikle kalp, tansiyon, diyabet ve böbrek gibi kronik hastalıklara sahip bireylerin yeme alışkanlıklarına bu dönemde ekstra özen göstermesi gerekiyor.]]></description>
            <guid>https://www.gundemedirne.com/bayramda-et-tuketirken-sagliginizi-goz-ardi-etmeyin/25153/</guid>
            <category domain="https://www.gundemedirne.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 04 Jun 2025 13:05:34 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Beslenme uzmanı Selin Başkurt, bayram süresince bilinçli tüketimin hem sindirim sistemine yük bindirmemek hem de genel sağlık durumunu korumak açısından kritik olduğunu vurguluyor. Başkurt&#39;a göre, bu dönemde sıklıkla yapılan bazı beslenme hatalarından kaçınmak, bayramın keyfini sağlıklı bir şekilde çıkarabilmenin anahtarı.</p><p>DİNLENMEMİŞ ET SİNDİRİMİ ZORLAŞTIRABİLİR</p><p>Kurban kesildikten hemen sonra etin sofraya konulması doğru bir yöntem değil. Başkurt, henüz dinlenmemiş etin hem pişirme açısından zorlayıcı olduğunu hem de mideyi yorabileceğini belirterek, etin en az bir gün buzdolabında bekletilmesini öneriyor.</p><p>Etin nasıl pişirildiği de en az miktarı kadar önemli. Kızartmalardan uzak durulmalı; fırında, haşlama ya da ızgara yöntemleri tercih edilmeli. Ekstra yağ eklemeden, etin kendi yağıyla pişirilmesi daha sağlıklı bir alternatif sunuyor.</p><p>Yalnızca et odaklı öğünler yerine, yanında lif açısından zengin sebzelerle ya da tam tahıllarla dengelenmiş tabaklar hem tokluk hissini artırıyor hem de sindirimi kolaylaştırıyor.</p><p>Günlük et tüketimi konusunda da ölçüye dikkat edilmeli. Uzmanlara göre, 150 ila 200 gram kırmızı et, yetişkin bireyler için yeterli. Ayrıca, kalp sağlığını tehdit edebilecek sakatat ve iç yağ gibi besinlerden özellikle kaçınılmalı.</p><p>Protein ağırlıklı beslenme böbreklerin yükünü artırabiliyor. Bu yüzden Başkurt, bayram boyunca bol su içilmesini öneriyor; günde en az 2 ila 2.5 litre su tüketiminin ideal olduğunu söylüyor.</p><p>KAHVALTIDA HAFİF BESİNLER TERCİH EDİLMELİ</p><p>Bayram sabahı, kavurma gibi ağır yemeklerle güne başlamak yerine, daha hafif ve dengeli bir kahvaltı yapmak sindirimi rahatlatıyor. Et yemekleri öğle saatlerine ertelenmeli.</p><p>Şerbetli tatlılar yerine sütlü ya da meyveli alternatifler daha masum. Başkurt, tatlı tüketiminde aşırıya kaçılmaması gerektiğini özellikle vurguluyor.</p><p>Yavaş yemek hem tokluk hissini artırıyor hem de aşırı yemeyi önlüyor. Ayrıca bayram boyunca kısa yürüyüşlerle aktif kalmak, sindirim ve genel sağlık açısından fayda sağlıyor. Fahrettin Baydar</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gundemedirne.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/bayramda-et-tuketirken-sagligi_1749031534_LSY6HF.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bayramda et tüketirken sağlığınızı göz ardı etmeyin ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gundemedirne.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/bayramda-et-tuketirken-sagligi_1749031534_LSY6HF.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gündem Edirne ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gündem Edirne</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İnsana geçen]]></title>
            <link>https://www.gundemedirne.com/insana-gecen-sinsi-parazit-hastaligina-karsi-kopeklere-mutlaka-parazit-asisi-yaptirilmali/22299/</link>
            <description><![CDATA[Türkiye Hidatidoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Nazmiye Altıntaş, köpeklerden çocukken insanlara bulaşıp ileri yaşlarda kendini gösteren, insan ve hayvanların ölümüne kadar giden sonuçlar doğurabilecek "kist hidatik" hastalığına karşı tedbirler alınması gerektiğini belirtti.]]></description>
            <guid>https://www.gundemedirne.com/insana-gecen-sinsi-parazit-hastaligina-karsi-kopeklere-mutlaka-parazit-asisi-yaptirilmali/22299/</guid>
            <category domain="https://www.gundemedirne.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 30 Oct 2024 11:07:58 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Altıntaş, bir konferans için geldiği Edirne&#39;de yaptığı açıklamada, hayvanlardan bulaşan &quot;kist hidatik (parazit)&quot; hastalığının yaygın olduğunu ancak çok bilinmediğini söyledi.</p><p>Hastalığın hayvan kesimlerinin ardından hastalıklı iç organların çevreye atılması ve bunu yiyen köpeklere bulaşmasıyla yayıldığını belirten Altıntaş, &quot;Köpekler hasta olduğunda dışkılarıyla hastalıklı yumurtalıkları dışarıya bırakıyorlar. Dışkılardaki yumurtalar uzunca bir süre dış ortamda canlı kalabiliyor. Otlayan hayvanlarımıza ve bir şekilde insanlara da ağız yoluyla bulaşabiliyor.&quot; dedi.</p><p>- &quot;KARACİĞER VE AKCİĞERE ZARAR VERİYOR&quot;</p><p>Altıntaş, bu hastalığın kan yoluyla tüm organlara ulaştığını ve başta karaciğer ve akciğere zarar verdiğini vurguladı.</p><p>Hastalığa çocuk yaşlarda yakalanıldığını ve ileri yaşlarda ortaya çıktığını dile getiren Altıntaş, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Akciğer ve karaciğerde kesecikler halinde kendini gösteriyor ve hastalık uzun yıllar sonra ortaya çıkıyor. Hayvanlardan bulaşan &#39;kist hidatik&#39; hastalığı sinsi bir hastalık. İlaçla kesin çözümü yok ancak ameliyatla bu hastalıktan kurtulabiliyorlar. Hastalığın tedavisi ise uzun yıllar sürüyor. İnsanların bu hastalığı alıp da tedavi olmaktansa hastalığı almamak için kendilerini korumalarını gerektiğini düşünüyoruz. Halk sağlığı o nedenle çok önemli. Hayvanlardan bulaşan &#39;kist hidatik&#39; hastalığından korunmak çok basit. Herkes evinde köpek besliyor olabilir. Öncelikle köpeğinizi veteriner hekimlere götürüp parazit aşısıyla tedbir alacaksınız. Bu tedbir sahipsiz hayvanlar için de yaygınlaştırılıp uygulanmalıdır ayrıca köpeğinizi her sevdiğinizde tedbiren ellerinizi yıkamalısınız.&quot;</p><p>- &quot;ÖLÜMLE SONUÇLANABİLİYOR&quot;</p><p>Altıntaş, tedavi olunmaması halinde ölümle sonuçlanabilecek durumların ortaya çıkabileceğine işaret etti.</p><p>Köpeklere 3 ayda bir parazit ilacı verilmesinin önemine değinen Altıntaş, &quot;Köpeğinizin parazit ilacı sonrası temizlenmesi mümkün. Parazit bulaşmış hastalarda oluşan kistler çok büyüyebiliyor ve bazen belirti vermeyebiliyor. 10, 15 santimetreye kadar varabilen hatta çocuk kafası büyüklüğünde olan kistlerle karşılaşıyoruz. Bu kist patlayabiliyor ve patladığı zaman anafilaktik şok dediğimiz zehirlenme sonucu insanlar hayatlarını kaybedebiliyorlar.&quot; şeklinde konuştu.</p><p>- &quot;TÜKETTİĞİNİZ SEBZELERİ BOL SU İLE YIKAYIN&quot;</p><p>Prof. Dr. Altıntaş, hastalığın sebzelerle de insanlara bulaşabildiği uyarısını yaptı.</p><p>Özellikle yere yakın yetişen yeşillikleri tüketirken insanların daha dikkatli olması gerektiğini anlatan Altıntaş, şöyle devam etti:</p><p>&quot;Marul, roka, maydanoz gibi sebzeleri tüketirken daha dikkatli olmalıyız. Eğer bu bitkilerin yetiştiği alanlara hasta olan köpeklerin girme şansı varsa ve bu bitkilerin arasında dolaşıp yakınına dahi dışkılarını bırakma ihtimali varsa dışkılardaki parazit yumurtaları bulaş olabilir. Yeşillikler ve tükettiğiniz sebzeleri bol su ile yıkayın, dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da budur. Tedbirini aldığımız sürece bu hastalıktan korunmamız da mümkündür.&quot; AA</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gundemedirne.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/insana-gecen-sinsi-parazit-has_1730275678_0ISPKD.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İnsana geçen ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gundemedirne.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/insana-gecen-sinsi-parazit-has_1730275678_0ISPKD.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gündem Edirne ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gündem Edirne</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bilinçsiz vitamin kullanımı risk barındırıyor]]></title>
            <link>https://www.gundemedirne.com/bilincsiz-vitamin-kullanimi-risk-barindiriyor/22234/</link>
            <description><![CDATA[Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte hastalık riski de artıyor. Vatandaşlar soğuk algınlığı ve nezle gibi hastalıklardan korunmak amacıyla çeşitli yöntemlere başvuruyor. Metabolizmayı güçlendirmek isteyen vatandaşlar vitamin takviyelerine yöneliyor. Ancak bilinçsiz kullanılan takviyeler beraberinde sorunları getirebiliyor.]]></description>
            <guid>https://www.gundemedirne.com/bilincsiz-vitamin-kullanimi-risk-barindiriyor/22234/</guid>
            <category domain="https://www.gundemedirne.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 24 Oct 2024 16:34:18 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Havaların soğumasıyla birlikte bağışıklık sistemini güçlendirmek isteyen vatandaşlar vitamin takviyelerine başvuruyor. Hemen her yerde satışı gerçekleşebilen vitaminlerin bilinçsiz kullanımı sorunlara neden olabiliyor.</p><p>Eczacı Şükrü Ciravoğlu, bilinçsiz kullanılan vitaminlerin insan sağlığını olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.</p><p>Mevsim geçişlerinde ve gece-gündüz arası ısı farkının yaşandığı dönemlerde insanların soğuk algınlığı ve benzeri enfeksiyonlara yakalanma olasılığının arttığını söyleyen Ciravoğlu, &quot;Vücudun bağışıklık sisteminin özellikle bu dönemlerde üst düzeyde tutulması gerekiyor. Bunun için aslında vitamin kullanmak gerekmiyor. Düzenli uyku ve sağlıklı beslenme ile de bağışıklığı güçlü tutabiliriz. Çeşitli nedenlerle bunun tersi olduğunda bazı vitamin takviyeleri gerekebiliyor. Ancak bazı vitamin takviyelerinin doktor tavsiyesi ile kullanılması gerekiyor&quot; dedi.</p><p>Fazla kullanımının bazı riskleri de beraberinde getirebileceğine değinen Ciravoğlu,  &quot;Son zamanlarda ilaçlarda ticari amaca dönüşmeye başladı. Eczanelerin dışında da vitamin satıldığını görüyoruz. Sahteleri üretilebiliyor. Nerede nasıl üretildiği belli olmayan merdiven altı ürünler var. Bunlar tehlikeli olabilir ve vatandaşın sağlına zarar verebilir. Kaynağına ve dağıtım kanalına bakılması gerekiyor. Bu yüzden eczanelerden ve sağlık kuruluşlarından temin edilmesinde fayda var. Üretici firma, ecza deposu ve eczane kanalıyla halka ulaşan ürünler tercih edilmeli. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte internet satışları da çok yaygınlaştı. Sahte ürünler piyasaya sürülebiliyor. Genelde sağlık bakanlığı değil de tarım bakanlığı onaylı olduğu için daha kolay piyasaya verilmesi söz konusu oluyor. O yüzden vitamin takviyesi alırken dikkatli olmakta fayda var&quot; ifadelerine yer verdi. Kumru Öngün</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gundemedirne.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/bilincsiz-vitamin-kullanimi-ri_1729776858_HlATFb.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bilinçsiz vitamin kullanımı risk barındırıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gundemedirne.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/bilincsiz-vitamin-kullanimi-ri_1729776858_HlATFb.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gündem Edirne ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gündem Edirne</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Hapşırırken Dikkat!]]></title>
            <link>https://www.gundemedirne.com/hapsirirken-dikkat/22204/</link>
            <description><![CDATA[Hapşırığı tutmak ya da tutmaya çalışmak ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Hapşırmanın bazı faydaları olduğu gibi unutulmaması gereken zararlarının da olduğunu söyleyen Kardiyoloji Uzmanı Dr. Çetin Gül, kesilmeye çalışılması durumunda küçük betin kanamalarına da sebep olabildiğini belirtti.]]></description>
            <guid>https://www.gundemedirne.com/hapsirirken-dikkat/22204/</guid>
            <category domain="https://www.gundemedirne.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 22 Oct 2024 16:21:32 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kişinin ya güneş ışığına maruz kalması, bulunduğu ortamdaki anı sıcaklık değişimleri, mevsim geçişleri ve soğuk rüzgar esintisine maruz kalma gibi durumlarda ortaya çıkan hapşırma, bazen ölüme kadar sürükleyebiliyor.</p><p>Hapşırığı tutmanın, beyin ve burun damarlarındaki basıncı artırdığını söyleyen Uzman Dr. Gül, &quot;Hapşırık engellenirse bayılma, damarlarda hasar, beyin kanaması ve kalp krizi gelişebilir. Hapşırık tutmak, gözlerinizdeki kan damarlarına ve diyaframa da zarar verebilir. Hapşırık tutulduğunda, kan basıncını aniden yükseltebilir. Çünkü engellenmiş hapşırık, beyindeki kan damarlarını zorlar&rdquo; İfadelerini kullandı.</p><p>Hapşırmanın, üst solunum yolu özellikle de nazal kavite (burun içi boşluk) mukozasının uyarılmasına bağlı ortaya çıkan koordine nöromuskuler bir refleks yanıt olduğunu söyleyen Gül, aynı zamanda bilinçli olarak kontrol edilemeyen hapşırmanın, yüz, göğüs ve karın kaslarının koordine bir şekilde çalıştığı, solunumun devamını sağlayarak vücudu koruyan bir refleks olduğuna değindi.</p><p>Hapşırmanın genel olarak koruyucu ve faydalı bir refleks olduğunu belirten Gül, bilinen faydaları ve zararlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p>Hapşırma eyleminin gerçekleştiği sırada beyin ve kalbe kan pompalanarak hem beyin hem de kalbin rahatlamasının sağlandığını söyleyen Gül, &quot;Kan damarlarının genişlemesini sağlar. Akciğerlere giren ve buradaki dokulara yapışan zararlı maddeler hapşırık ile dışarı atılır. Hapşırma anında kalp saniyelik olarak işlevlerini durdurur ( ritimde bir değişiklik olsa da kalp durmaz) .Her ne kadar ilk söylendiğinde korkutucu gibi gözükse de aslında bu duruş kalbin dinlenmesi için yeterlidir. Başta gözyaşı kanalları olmak üzere sinüslerin de açılmasında etkilidir. Hapşırık eylemi akciğerdeki havanın ani bir şekilde dışarı atılmasını sağladığı için yeniden nefes alındığında ciğerler tamamen temiz havayla dolar. Yani bir nevi hapşırmak ciğerleri temizler&quot; Dedi.</p><p>Hapşırma eyleminin bazı durumlarda zararlı olabileceğine değinen Gül, &quot;Hapşırma esnasında vücudumuzdaki basınç çok fazla olduğu için çok fazla üst üste hapşırıldığında ani bayılmalar meydana gelebilir. Hapşırma hissi geldiğinde ağzınızı tamamen kapatırsanız ve nefesinizi tutarsanız akciğerlerinizin zarı yırtılabilir ( bizim pnomotoraks dediğimiz bir durum ortaya çıkar). Bu nedenle gelen hapşırma hissine engel olmamanızı ve hapşırmanızı tavsiye ediyoruz. Çünkü hapşırmaya başladığınızda ağzınızı ve burnunuzu kapatırsanız bazen beyninize ve beyin damarlarına aşırı basınç zarar vererek felç olma riskiniz artar&quot; Sözlerini kullandı.</p><p>Hapşırmanın zararlarını sıralayan Uzman. Dr. Gül,  &quot;Hapşırık kesilmeye çalışılırsa özellikle riskli hastalarda kuvvetli kan sulandırıcı kullananlarda küçük beyin kanamalarına sebep olabilir. Hapşırırken oluşan yüksek basınç Göz damarlarını çatlatabilir. Hapşırırken oluşan yüksek basınç kulak zarlarına hasar verebilir. Yüksek basınç nedeni ile kalbin geçici durmasına sebep olabilir. Grip, nezle gibi hastalıklar ile hava yolu ile bulaşan hastalıkların yayılmasına ve bulaşmasına sebep olur. Şiddetli ve bedenin özelikle omurganın ani sert hareketi ile kritik düzeydeki boyun ve bel fıtıkları yerinden oynayarak ani ameliyata kadar gidebilir&quot; dedi.</p><p>Uzman Dr. Gül, bedenin verdiği doğal ve faydalı bir refleksin engellenmemesi gerektiğine vurgu yaptı.  Fahrettin Baydar</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gundemedirne.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/hapsirirken-dikkat_1729603292_8eaSNZ.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Hapşırırken Dikkat! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gundemedirne.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/hapsirirken-dikkat_1729603292_8eaSNZ.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gündem Edirne ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gündem Edirne</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmanlardan aralıklı oruç hakkında değerlendirme]]></title>
            <link>https://www.gundemedirne.com/uzmanlardan-aralikli-oruc-hakkinda-degerlendirme/21577/</link>
            <description><![CDATA[Son günlerin popüler kilo verme yöntemlerinden olan aralıklı oruç gittikçe yaygınlaşıyor. Uzmanlar, araklı orucun uygulama yöntemlerine göre avantajlarını ve dezavantajlarını anlattı.]]></description>
            <guid>https://www.gundemedirne.com/uzmanlardan-aralikli-oruc-hakkinda-degerlendirme/21577/</guid>
            <category domain="https://www.gundemedirne.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 23 Aug 2024 16:48:18 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Aralıklı oruç, belirli saatler arasında yemek yemeyi kısıtlayarak vücudun dinlenmesini ve yağ yakımını hızlandırmayı amaçlayan bir diyet yöntemi olarak biliniyor.</p><p>Uzman Diyetisyen Selin Başkurt ve Kardiyoloji Uzmanı Çetin Gül aralıklı oruç hakkında değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Başkurt, aralıklı Orucun tanımı, uygulanma şekli, yan etkileri ve yöntemlerini anlatırken, Kardiyoloji Uzmanı Çetin Gül ise bu beslenme şeklini kalp sağlığı açısından yorumladı.</p><p>Aralıklı orucun bilinen tarihiyle iki bin yıldır insanlığın içgüdüsel olarak geliştirdiği beslenme davranışı ve keşfedilen ilk tedavi yöntemlerinden birisi olduğunu söyleyen Uzman Diyetisyen Selin Başkurt, düzgün uygulanmaması halinde yetersiz beslenmeye neden olabildiğini belirterek vatandaşlara uyarılarda bulundu.</p><p>Aralıklı orucun dini ritüellerden bağımsız olarak, sağlığıiyileştirmek ve hayat kalitesini arttırmak için yapıldığını belirten Uzman Diyetisyen Başkurt, bunun bir diyet şekli değil, daha çok beslenme düzeni olduğunu aktardı.</p><p>Beslenme düzenine bağlı ne yediği değil aynı zamanda ne zaman yediğinin çok önemli olduğunu belirten Uzman. Dr. Başkurt, bu beslenme tipinin uzun açlık süresi ve az öğün sayısı üzerine kurulduğunu ifade etti.</p><p>Temel felsefesinin biyolojik saate göre beslenmek olduğuna değinen Uzman Diyetisyen Başkurt, &quot;Metabolizmanın aktif olarak çalıştığı gündüz saatlerinde ihtiyaç kadar yemek yeme, hava karardıktan sonra düşen metabolizma aktivitesine karşı yeme işlemini bitirerek hücrelerin yenilenmesine ve bedenin yağ yakmasına fırsat vermektir. Bir zamanlar kilo vermek için sık sık az az yemek, günde 6 öğün beslenmek gibi diyetler uygulanmaktaydı. Araştırmalar, açlık duymadan yemek yemenin iyi bir şey olmadığını ve doğru zamanda yendiği takdirde,  aslında insanın yiyerek kilo almasının o kadar da kolay olmadığını gösteriyor.&quot; ifadelerine yer verdi.</p><p>Aralıklı orucu gün içinde yemek yemenin ve akşam öğününün ardından bir sonraki gün kahvaltıya kadar en az 16 saat hiçbir şey yememek olarak tarif edilebileceğini söyleyen Uzman. Diyetisyen Başkurt, &quot;Su, sade kahve, maden suyu ve bitki çayları içmek serbesttir. Fakat meyve suyu, ayran, sebze suyu, alkol gibi kalorisi olan içecekler içilmez. Aralıklı oruç yaparken beslenme içeriğini her zaman yediğiniz şeylerden oluşturabilirsiniz. Fakat fast food ya da hamur işleri ile beslenerek 16 saat aç kalmanız pek kolay olmayacaktır. Açlık atakları, şeker krizleri yaşamamak için daha dengeli öğünler tercih etmenizde fayda olacaktır.&quot; dedi.</p><p>Aralıklı orucun 16/8, 10/14, 5:2 Diyeti ve Eat-Stop-Eat gibi çeşitli yöntemleri olduğunu ifade eden Başkurt, yöntemlerin detaylarına ilişkin açıklamada bulundu.</p><p>En çok kullanılan metotlardan birisi olan 16/8 yönteminin gün içinde 16 saat aç kalmayı ve 8 saat yemek yemeyi tavsiye ettiğini belirten Uzman Diyetisyen Başkurt, &quot;Yani akşam 19.00 gibi yemeğinizi yediyseniz ertesi gün öğle 11&#39;e kadar aç kalırsınız ve öğünlerinizi 11.00-19.00 arasında tüketecek gibi planlarsınız. Açlık süresince su, kahve, çay ve diğer kalorisiz içecekleri tüketebilirsiniz fakat şeker içermemesi önemli. Ayrıca besin takviyesi de alabilirsiniz&quot; dedi.</p><p>10/14 yöntemi</p><p> 10/14 yönteminin 16/8 yöntemine benzerlik gösterse de aralarındaki farkın açlık süresinin kısalması olduğunu aktaran Uzman Diyetisyen Başkurt, &quot;Bu yöntemin kadınlarda daha olumlu sonuçları olduğuna dair çalışmalar yapılmaya devam ediyor. Kadın metabolizmasının hormonlarla doğrudan ilişkili olması çok düşük kalori alımı ve uzun süre aç kalmak önemli üreme hormonlarının salgılanmasında olumsuz etkiler yaratmakta. Kadınlarda uzun süre aç kalındığında yağ dokusundan salınan östrojen hormonunda dengesizliklerle, yağlanma gibi etkiler görülebildiğine dair çalışmalar da var&quot; dedi.</p><p>5:2 DİYETİ:</p><p>5:2 diyetinin en sık uygulanan metotlardan birisi olduğunu ifade eden Uzman Diyetisyen Başkurt, Haftanın herhangi iki gününde düşük kalorili beslenip (yaklaşık 500-600 kalori) diğer günler normal bir beslenme düzeniyle beslenmeyi öneren bir diyet programından oluştuğunu söyledi.</p><p>EAT-STOP-EAT</p><p>Bu metodun, haftada bir veya iki kez, örneğin bir gün akşam yemeğinden ertesi gün akşam yemeğine kadar yemek yemeyerek, 24 saat boyunca aç kalmayı hedeflediğini belirten Uzman Diyetisyen Başkurt, Uzun süre açlık olduğu için uygulanabilirliğinin diğerlerine göre daha zorlayıcı olabildiğini ifade etti.</p><p>            Aralıklı orucun kilo kaybı, insülin duyarlılığı, kan şekeri, kalp hastalıkları, kan basıncı üzerinde olumlu etkileri olduğunu gösteren çalışmalar bulunduğunu hatırlatan Uzman Diyetisyen Başkurt, &quot;Bazı çalışmalar, açlık durumunda hücrelerin hücresel onarım işlemlerini başlattığını söylüyor. Aralıklı oruç kilo kaybı ile ilişkilendirilse de kilo kaybı yaratmasının dışında kan basıncı ve kolesterolü düşürücü etkisinin olduğunu da belirtmekte fayda var. Kilo vermek için aralık oruç yapmak gibi bir planınız varsa, bir uzman desteği ile bedensel gereksinimlerinize göre oluşturulmuş bir diyet listesi takip etmelisiniz. Kilo vermek için aralıklı oruç tek başına etkili olmayabilir. Bir diyetin kilo verdirmesi için aynı zamanda besin içeriğinin kişiye özel ve kilo vermek üzere planlanmış olması gerekir&quot; şeklinde açıklamada bulundu.</p><p>Genellikle aralıklı orucun beslenme düzeninin ilk günlerinde ortaya çıkan baş ağrısı, baş dönmesi gibi semptomların en yaygın görülen yan etkilerinden olduğunu söyleyen Uzman Diyetisyen Başkurt, Hipoglisemi yani düşük kan şekeri seviyeleri, sinirlilik, endişe ve konsantrasyon bozukluklarına da yol açabildiğini belirtti.</p><p> Aralıklı orucun düzgün uygulanmaması halinde yetersiz beslenmeye neden olabildiğini dile getiren Uzman Diyetisyen Başkurt, Bu nedenle yeterli ve dengeli bir diyet planlamanın, her diyette olduğu gibi bu beslenme düzeninde de çok önemli olduğunu ifade etti. Kalori alımını çok fazla kısıtlamamak ve gün içinde yeterli miktarda sıvı alındığından emin olunmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Uzman Diyetisyen Başkurt,  uygun ve doğru miktarda besin öğesi aldığından emin olmayanların mutlaka beslenme uzmanına danışması gerektiğini belirtti.</p><p>Başkurt, gebe veya emzirme dönemindeki kadınlar, gelişim çağındaki çocuk ve ergenler, bağışıklık düzeyi düşük olan bireyler, yeme bozukluğu olan kişiler, yaşlı ve hastalığı bulunan kişilerin aralıklı oruç beslenme düzenini uygulamalarını önerdiklerini vurguladı.</p><p>Aralıklı orucun genel sağlık için oldukça faydalı bir beslenme şekli olduğuna değinen Kardiyoloji Uzmanı Çetin Gül,kilo vermenin yanında şeker, kolesterol seviyelerini düşürme, insülin direncini azaltma, tansiyon değerlerini düşürme ve enerji seviyesini arttırma gibi etkileri olduğunu söyledi.</p><p>Aralıklı orucun kalp sağlığına da dolaylı yoldan olumlu etki sağladığını anlatan Uzman Dr. Gül, &quot;Fiziksel performansı arttırdığı için yaşam süresini de uzattığına dair araştırmalar mevcut. Bu 16&#39;ya 8 beslenme saatinde tüketilecek gıda da çok önemli. Aralıklı orucu yanlış algılayanlar oluyor. Ben zaten 8 saat besleniyorum bu 8 saatte istediğimi yerim diyor. Bunlar genellikle sonuç alamayan uygulama şekilleri. Bu 8 saat içerisindeki 2 öğünde kesinlikle meyve, sebze, tahıllı gıdalar ve protein ağırlıklı beslenmek gerekiyor. Karbonhidrattan, şekerden, yağdan, işlenmiş paketli gıdalardan ve alkolden uzak durmak gerekiyor. Yoksa boşuna aç kalınmış oluyor. Aralıklı oruçtan vücudumuzun görmesi gereken faydayı göremeyiz.&quot; ifadelerine yer verdi.</p><p> ARALIKLI ORUCUN KALP SAĞLIĞINA ETKİSİ NEDİR?</p><p>Aralıklı orucu kalp sağlığı açısından değerlendiren Uzman. Dr. Gül, &quot;Aralıklı orucun kalp sağlığını düzelttiğine dair birçok çalışma yapılmış. Ama yaklaşık 20 bin insanın üzerinde yapılmış ve hastaların 15 yıl takip edildiği yeni bir çalışmada 8-16 saat aralıklı oruç diyeti yapan kitlede kalp hastalığından ölüm oranı diğer tür beslenenlere göre yüzde 90 yani 2 kat daha fazla görülmüş. Bu önemli bir oran. Hatta 10-14 aralıklı oruç diyeti yapanlarda da kalp hastalığından ölüm oranı diğer gruba göre yüzde 60 oranında daha fazla görülmüş. Bu çalışmadan sonra son birkaç yıldır aralıklı oruca karşı şüpheli bir bakış gelişti.</p><p>Çalışmada soru işaretinin çok olduğuna değinen Uzman Dr. Gül, &quot;Bu 20 bin kişi içerisinde sadece 450 kişinin 8-16 saat aralıklı oruç yaptığı tespit edilmiş bu çok az bir sayı. Bu aralıklı oruç yapanların diğer parametreleri pek irdelenmemiş. Örneğin vardiya usulü çalışan kişiler zaten mecburiyetten dolayı sadece 8 saat beslenen insanlarda stres, uykusuzluk gibi faktörler önde olduğu için kalp sağlığındaki bozulmadan ölüm oranı bu grupta yüksek&quot; dedi. Fahrettin Baydar</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gundemedirne.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/uzmanlardan-aralikli-oruc-hakk_1724420897_B0PfcJ.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmanlardan aralıklı oruç hakkında değerlendirme ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gundemedirne.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/uzmanlardan-aralikli-oruc-hakk_1724420897_B0PfcJ.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gündem Edirne ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gündem Edirne</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bakan Koca Toplu bir aşı kampanyası uygulanmayacak]]></title>
            <link>https://www.gundemedirne.com/bakan-koca-toplu-bir-asi-kampanyasi-uygulanmayacak/17422/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Toplu bir aşı kampanyası ya da kapanma benzeri tedbirler asla uygulanmayacak. Kovid-19, artık griple nasıl mücadele ediliyorsa tıpkı öyle mücadele edilecek bir hastalıktır” ifadesini kullandı.]]></description>
            <guid>https://www.gundemedirne.com/bakan-koca-toplu-bir-asi-kampanyasi-uygulanmayacak/17422/</guid>
            <category domain="https://www.gundemedirne.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 02 Oct 2023 11:18:46 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, &quot;Erzin Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Ersin Mahmutluoğlu&#39;nun kalp yetmezliğiyle birleşen solunum yolu enfeksiyonu sebebiyle hayatını kaybettiğini belirterek, &quot;Toplu bir aşı kampanyası ya da kapanma benzeri tedbirler asla uygulanmayacak.&quot; ifadesini kullandı.</p><p>Bakan Koca, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Dr. Mahmutluoğlu&#39;nu yakın tarihte kaybettiklerini anımsattı.</p><p>Mahmutoğlu&#39;nun vefatının hekimleri üzecek şekilde anılmaya, adeta bir kara propaganda aracı olarak kullanılmaya başlandığını ifade eden Koca, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>&quot;Bu propaganda, Eris varyantı sebebiyle, tıpkı salgının başlarındakine benzer, şu an için asla gerçekçi ve gerekli olmayan, bilimsellikten tamamen uzak tedbirlerin uygulanmasına ve aşı kampanyaları başlatılmasına yöneliktir. Her ürünün üreticisi gibi, aşı üreticileri de ürettikleri ürünün daha fazla alıcı bulmasını isteyebilirler. Ama bilim buna bakmıyor. Gereksiz bir ilacı kim kullanmak ister, onu hangi hekim önerebilir? Öneriyorsa o tıp ahlakına bağlı bir hekim midir? Hastayla ilişkisi dışında, olası başka ilişkileri de akla gelmez mi? Bilim adına bilime aykırı girişimlerde bulunanları ve ülkemizin gereksiz yere &#39;sosyal bir depresyona&#39; sürüklenmesinde sakınca görmeyenleri bilimin tarafsızlığını, sorumluluğunu üstlenmeye davet ediyorum. Kim ne derse desin, spekülasyonlardan hareketle, gerçekçi veriler olmadığı halde yapılmayacak olanı yapmayacağız. Sosyal depresyon da büyük bir sağlık sorunudur.&quot;</p><p>Bakan Koca, Kovid-19 ile mücadelede radikal tedbirler almaktan aşı uygulamasına, insan sağlığı için ne gerekiyorsa hepsini milletçe uyum içinde yaptıklarını aktardı.</p><p>&quot;Boyun eğmeyiz, eğmeyeceğiz&quot;</p><p>Şimdi gündemde olan küresel ve yerel propagandanın eski tecrübenin haklı endişesinden hareketle bir boyun eğdirme çabası olduğunu vurgulayan Koca, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Boyun eğmeyiz, eğmeyeceğiz. Bu söz konusu bile olamaz. Toplu bir aşı kampanyası ya da kapanma benzeri tedbirler asla uygulanmayacak. Kovid-19, artık griple nasıl mücadele ediliyorsa tıpkı öyle mücadele edilecek bir hastalıktır. 85 milyon müsterih olsun. Genç yaşta kaybettiğimiz hekim arkadaşımız bu yönden de talihsiz. Adı, etik dışı emel sahiplerinin dilinde. Kendisinin vefat nedeni çok açıktır. Dr. Ersin Mahmutluoğlu&#39;nun 35 yaşından itibaren kalp yetmezliği rahatsızlığı vardı. Bu rahatsızlığına bağlı olarak gelişen hastalıklarıyla birleşen solunum yolu enfeksiyonu sebebiyle hayatını kaybetti. Yapılan 3 ayrı PCR testi sonucunda kendisinin Kovid-19 olmadığı anlaşılmıştı. Buna rağmen bilimsel mantıkla sağlaması yapılmış bir içerik sunuyormuş gibi görünerek, bilimsel karşılığı olmayan birtakım yorumlarda bulunanlar talihsiz bir davranış örneği sergilediler. Bugün konuşulanların ömrü kısa olacak, bilimin sözünün ömrü uzundur. Hekimliğin rengi beyazdır. Bir hekime, kara propaganda yakışmaz. Arkadaşımız Dr. Ersin Mahmutluoğlu adının karıştırıldığı tezvirattan incinmesin, nur içinde yatsın.&quot;</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gundemedirne.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/bakan-koca-toplu-bir-asi-kampa_1696234725_5P3wlf.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bakan Koca Toplu bir aşı kampanyası uygulanmayacak ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gundemedirne.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/bakan-koca-toplu-bir-asi-kampa_1696234725_5P3wlf.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gündem Edirne ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gündem Edirne</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA["AŞI TEREDDÜDÜNDEN KURTULMAK GEREKİYOR"]]></title>
            <link>https://www.gundemedirne.com/asi-tereddudunden-kurtulmak-gerekiyor/9382/</link>
            <description><![CDATA[ Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Galip Ekuklu, vatandaşlık görevi olarak başkalarına saygı göstermek ve kendi sağlığını korumak için, sırası gelen herkesin aşılarını hızla yaptırması gerektiğini belirtti.]]></description>
            <guid>https://www.gundemedirne.com/asi-tereddudunden-kurtulmak-gerekiyor/9382/</guid>
            <category domain="https://www.gundemedirne.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 29 Jul 2021 00:00:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p >Ekuklu,  yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadelede kısa sürede bir ilacın geliştirilmesinin mümkün görünmediğini, toplum bağışıklığı için eldeki tek yöntemin aşılama olduğunu söyledi.</p><p >Aşılama çalışmalarının gayet iyi başladığını belirten Ekuklu, 'Aşı yapılınca zannedildi ki salgınla ilgili bir önlem alınmasına artık gerek kalmadı. Nitekim bu açılmalarda, bayramlarda, vatandaşlarımızın maskeyi ve sosyal mesafeyi dikkate almadıklarını gördük. Oysa bütün bu önlemlerden vazgeçebilmek için toplumun en az yüzde 75-80&#39;i aşılanmalı.' dedi.</p><p >Ekuklu, son dönemde televizyon, gazete ve sosyal mecralarda uzman olan olmayan herkesin aşılarla ilgili fikir beyan ettiğini belirtti.</p><p >- 'Çalışmalar, tüm aşıların etkili olduğunu gösteriyor'</p><p >Aşıların yan etkilerinin, aşı karşıtlığı oluşturmak adına anlatıldığını ifade eden Ekuklu, şöyle devam etti:</p><p >'Aşı karşıtları var, bu sadece Türkiye&#39;de değil dünyanın pek çok yerinde var. Bunun kimileri iyi niyetli olabilir, kimi bilgisizlikten olabilir. Bir aşı karşıtlığı da özellikle sosyal medya üzerinden pompalanıyor. İnsanlar bunun içinde &#39;çip&#39; olduğunu, yan etkilerinin olduğunu düşünüyor ama bugüne kadar bununla ilgili elimizde bir kanıt yok. Yapılmış bütün çalışmalar şu anda kullanımda olan tüm aşıların etkili olduğunu gösteriyor.'</p><p >Ekuklu, Kovid-19 aşılarının, etkinlik derecelerinin farklı olmasına rağmen hepsinin güvenli olduğunu aktardı.</p><p >Bu aşıların Dünya Sağlık Örgütü ile Amerika ve Avrupa&#39;daki ilaç kurulumlarınca onaylandığını hatırlatan Ekuklu, 'Bunların yan etkileri olabilir. Her ilacın yan etkisi vardır. En basit bir ağrı kesicinin bile yan etkileri vardır. Onun için &#39;aşının yan etkisi var, bunu yaptırmayalım&#39; demek yerine terazinin öbür kefesine bakacağız. Bu kefede aşı ve aşının yan etkileri var, öbür kefede Kovid-19 olmak var, hayatını kaybetmek var.' dedi.</p><p >- 'Türkiye&#39;deki aşı uygulamasında anormal bir yan etkiye rastlanmadı'</p><p >Ekuklu, aşılanma sonrası genellikle enjeksiyon yerinde basit ağrılar, halsizlik ve baş ağrısı gibi yan etkiler görüldüğünü, Türkiye&#39;de 60 milyondan fazla aşı uygulamasında bugüne kadar anormal bir yan etkiye rastlanmadığını ifade etti.</p><p >Aşı yaptırma ya da yaptırmama tercihinin anayasal bir hak olup olmadığının tartışıldığını belirten Ekuklu, şunları kaydetti:</p><p >'Ben tüm önlemlerimi alırken, aşımı yaptırırken, dikkat ederken, eğer siz bu konuda duyarsız davranıyorsanız, maskenizi takmıyorsanız, sosyal mesafeye dikkat etmiyorsanız, aşınızı yaptırmıyorsanız, hastalanıp bana, çocuğuma ve çevreme bulaştırıyorsanız o zaman sizin özgürlüğünüz benim özgürlüğümü kısıtladı demektir. Umumi Hıfzıssıhha Yasası&#39;nda bu durumlarda kişilerin özgürlüklerine kısıtlamalar getirileceği de söyleniyor. Dolayısıyla vatandaşlarımızın bu aşı tereddüdünden hızla kurtulmaları gerekir. Burada bilime inanacağız. Herkes bir fikir sahibi olabilir ama bir aşının yan etkisiyle ilgili uzmanı olmadan konuşmak, onun zararlarından bahsetmek, hatta insanları aşı olmama konusunda ikna etmeye çalışmak çok büyük bir sorumsuzluk, çok büyük bir vebaldir.'</p><p >- Tatilcilere 'aşı olun çağrısı'</p><p >Tek doz aşının koruyuculuğunun tartışmalı olduğunu, herkesin 2 doz aşı yaptırması gerektiğini ifade eden Ekuklu, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p >'Bu kadar sağlık çalışanı kaybettik, bu kadar emek verdik. Gece gündüz çalışıyor meslektaşlarımız. Bizim vatandaş olarak yapacağımız tek şey, gidip aşımızı yaptırmak. Bayram vesilesiyle insanlar bunu biraz ertelemiş olabilirler. Tatildeyken, &#39;Yan etkisiyle uğraşmayayım&#39; demiş olabilirler. Randevularını kendi yaşadıkları yerde aldıkları ya da alacakları için belki ötelemiş olabilirler ama vatandaşlık görevi olarak ve başkalarının sağlığına saygı göstermek için, daha da önemlisi kendi sağlığımızı korumak için aşılarımızı hızlı bir biçimde yaptırmamız lazım.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gundemedirne.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/haber-fmcF0E0yObJA.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ "AŞI TEREDDÜDÜNDEN KURTULMAK GEREKİYOR" ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gundemedirne.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/haber-fmcF0E0yObJA.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gündem Edirne ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gündem Edirne</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[DOKTORLAR KOVİD-19'LA SAVAŞI ANLATIYOR]]></title>
            <link>https://www.gundemedirne.com/doktorlar-kovid-19-la-savasi-anlatiyor/8851/</link>
            <description><![CDATA[- "Bizi en çok üzen hastaların entübasyona gidene kadar 'Bizi kurtarın' demeleri" Yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı en ön safta mücadelede veren doktorlar, hastaların yoğun bakıma girecekleri süreçte nefes açlığı çekmelerinin kendilerini duygusal olarak yıprattığını belirterek, vatandaşlara hastalığa yakalanmamak için çok dikkatli olmaları çağrısında bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.gundemedirne.com/doktorlar-kovid-19-la-savasi-anlatiyor/8851/</guid>
            <category domain="https://www.gundemedirne.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 02 Jun 2021 00:00:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p >Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesi Başhekimi Dr. Lütfi Çağatay Onar ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Uysal Dolap, AA muhabirine, sağlık çalışanlarının salgının başından bu yana hastanede özveriyle görev yaptığını söyledi.</p><p >Bu süreçte sıkıntılı durumlarla karşılaştıklarını ancak mücadeleyi asla elden bırakmadıklarını vurgulayan Onar, 'Salgınla mücadelede sağlık çalışanlarını zorlayan açlık, yorgunluk veya susuzluk değildi. Bir insanın nefes açlığı çekerek yoğun bakıma kadar gelmesi bizi duygusal olarak çok yıpratıyor.' dedi.</p><p >Onar, hastalığın bitmediğini ve vatandaşların her zaman çok dikkatli davranması gerektiğine dikkati çekti.</p><p >Her iyileştirdikleri hastadan sonra büyük sevinç yaşadıklarını anlatan Onar, şöyle devam etti:</p><p >'2 ayı aşkın süre yoğun bakımda yattıktan sonra, bunun da yarısını entübe şekilde geçiren hastaları taburcu ettiğimiz zaman, bunun manevi hazzı paha biçilemez oluyor. Aynı şekilde yaşı genç olup da hastalığı ilerleyen hastalarımızı kaybettiğimizde de duygusal olarak yıpranıyoruz. Bunların bazen de meslektaşlarımız olması bizi ayrıca üzüyor.'</p><p >Başhekim Onar, tedbirlerin elden bırakılmadan aşılamanın da artmasıyla hasta sayısının çok az seviyelere düşeceğine inandığını kaydetti.</p><p >- 'Vatandaşlarımız tedbirlere uymaya devam etsin'</p><p >Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Dolap da salgının başından bu yana bıkmadan mücadeleye devam ettiklerini belirtti.</p><p >Vaka sayılarında düşüş olmasının en çok sağlık çalışanlarını sevindirdiğini ifade eden Dolap,</p><p >'Bizi en çok üzen şey ise hastaların yoğun bakımda entübasyona gidene kadar &#39;bizi kurtarın&#39; demeleri. Biz her zaman elimizden geldiğince onlara moral motivasyon vermeye, en iyi tedavi şekliyle yaklaşmamıza rağmen bazen tıp da yetersiz kalıyor. Elimizden bir şey gelmeyince hastalarımızı kaybediyoruz.' diye konuştu.</p><p >Dolap, aşılanma süreciyle hasta yaş gruplarında değişimler olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p><p >'Yoğun bakıma yatan hasta sayısında da düşüşler oldu. Son dönemlerde İngiliz mutasyonunda artış vardı. Yaşlı-genç çok sayıda taburcu ettiğimiz hastalarımız oldu. 90 yaşlarında tamamen tedavi olup evine gönderdiğimiz hastalarımız da var. Vatandaşlarımız mümkün olduğunca ikili ilişkileri azaltmaya, evlerinde kalmaya, devleti ve bilim kurulunun önerdiği tedbirlere uymaya devam etsin.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gundemedirne.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/haber-u2UiKBDbfO4R.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ DOKTORLAR KOVİD-19'LA SAVAŞI ANLATIYOR ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gundemedirne.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/haber-u2UiKBDbfO4R.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gündem Edirne ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gündem Edirne</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yeşilay'dan sigarasız yeni bir yaşama davet]]></title>
            <link>https://www.gundemedirne.com/yesilay-dan-sigarasiz-yeni-bir-yasama-davet/8834/</link>
            <description><![CDATA[Yeşilay'ın bir asırdan uzun süredir bağımlılıklarla mücadelesini sürdürdüğünü ve tütün bağımlılığıyla mücadeleyi her zaman çok önemsediklerini ifade eden Türkiye Yeşilay Cemiyeti Edirne Şube Başkanı Müdürü Müzekka Bayrak,  31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü'nde sigarasız yeni bir yaşama davet çağrısında bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.gundemedirne.com/yesilay-dan-sigarasiz-yeni-bir-yasama-davet/8834/</guid>
            <category domain="https://www.gundemedirne.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 31 May 2021 00:00:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p >Yeşilay, 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü&#39;nde vatandaşlarasigarayı bırakmaya ve sağlıklı yaşama davet ediyor. Tütün bağımlılığıylamücadelesini aralıksız sürdüren Yeşilay, tütün ürünlerinin zararlarınıhatırlatarak sigarayı bırakma çağrısında bulunuyor.</p><p >Her sigaradaki 7 binden fazla toksik ve 69kanserojen kimyasal; solunum kapasitesinin düşmesi, işitme kaybı, körlük venefes darlığı gibi işlev bozukluklarına; katarakt ve diş kaybı gibi yapısalhasarlara ve çeşitli kanser türlerinin gelişimine neden oluyor.</p><p >&#39;Her yıl 8milyondan fazla insan tütün kullanımı nedeniyle hayatını kaybediyor&#39;</p><p > Yeşilay&#39;ınbir asırdan uzun süredir bağımlılıklarla mücadelesini sürdürdüğünü ve tütünbağımlılığıyla mücadeleyi her zaman çok önemsediklerini vurgulayan TürkiyeYeşilay Cemiyeti Edirne Şube Başkanı Müdürü Müzekka Bayrak; &#39;Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre heryıl 8 milyondan fazla insan tütün kullanımı nedeniyle hayatını kaybediyor.Tütün, kullanıcılarının yarısını öldürürken, tütün kullanımından ortaya çıkanduman, kullanmayanlar için de ölümcül sonuçlar doğuruyor. Pasif içicilik; kalphastalığına, kansere ve diğer kronik hastalıkların yanı sıra her yıl 1,2 milyonölüme neden oluyor. Bu nedenle tütün ürünlerinin kullanımı tüm dünyadatoplumların sağlığını tehdit eden çok önemli bir sorun ve biz Yeşilay olarak busorunla mücadelede öncü bir rol üstleniyoruz. Sağlıklı nesillerin yetişmesi,çocuk ve gençlerimizin küçük yaşlarda bağımlılık riskine karşı farkındalıkkazanması için çalışıyoruz. 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü&#39;nde de tümhemşehrilerimize sağlıklı yaşama adım atma ve sigarayı bırakarak yeni birbaşlangıç yapma çağrısında bulunuyoruz&#39; ifadelerine yer verdi.</p><p >Sigarayıbırakmak isteyenlere YEDAM&#39;dan destek </p><p >Sigara bağımlılığından kurtulmak isteyenlere YeşilayDanışmanlık Merkezi (YEDAM) bünyesinde ücretsiz destek sağladıklarını aktaran TürkiyeYeşilay Cemiyeti Edirne Şube Başkanı Müdürü Müzekka Bayrak, uzmanlar tarafındanoluşturulmuş &#39;Tütün Bağımlılığı MüdahaleProgramı&#39; ile adım adım sigara bırakma planı uygulandığını dile getirdi.</p><p >&#39;Sigara içmeisteği ile başa çıkma konusunda öneriler paylaşılıyor&#39;</p><p >Vatandaşlara ilk olarak sigara kullanımının fizikselve ruhsal etkileri; sigara kullanmayı bıraktığı zaman karşılaşabileceğisorunlar, sigara kullanmayı bıraktıktan sonraki kazançları hakkında bilgilendirmeyapıldığını söyleyen Bayrak; &#39;Daha sonrasırasıyla sigara bırakma tarihi belirlemesi konusunda hedef konuluyor ve bırakacağıgüne kadar bırakmaya hazırlık çalışması yapılıyor. Sigara kullanımınıtetikleyici etkenleri yönetmesi sağlanıyor. Sigara içme isteği ile başa çıkmakonusunda öneriler paylaşılıyor. Sigarayıbıraktıktan sonra yaşanabilecek yoksunluk belirtileri ile başa çıkma yöntemlerihakkında öneriler sunuluyor. Danışanın ihtiyacına göre stresle başa çıkmayöntemleri hakkında destek sağlanıyor. Tekrar kullanmayı önleme yöntemleri ileilgili önerilerde bulunuluyor. Takip görüşmeleri ile danışanın sigarayı bırakmasüreci takip ediliyor. Sigarayı bırakmak isteyenler yedam. org.tr websitesinden ayrıntılı bilgi alabiliyor ve Yeşilay Danışmanlık Merkezi&#39;ne 115YEDAM Danışma Hattı üzerinden ulaşabiliyor&#39; şeklinde açıklamada bulundu.</p><p >Toplumu bağımlılıklardan korumak ve bilinçlendirmekiçin yaptığı çalışmalarından dolayı Yeşilay&#39;ın, 1934 yılından bu yana &#39;Kamuya Yararlı Cemiyetler&#39; arasındayer aldığını hatırlatan Bayrak, BM Ekonomik Sosyal Konsey (ECOSOC) özeldanışmanlık statüsüne ve Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı (EFQM) &#39;Türkiye Mükemmellik Ödülü&#39;ne&#39; sahipolan kuruluş olduğunu ifade etti.</p><p >Burak Dalkıran</p><p > </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gundemedirne.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/haber-ioGsOCVedDs7.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yeşilay'dan sigarasız yeni bir yaşama davet ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gundemedirne.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/haber-ioGsOCVedDs7.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gündem Edirne ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gündem Edirne</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Vaka sayılarındaki düşüş sürüyor]]></title>
            <link>https://www.gundemedirne.com/vaka-sayilarindaki-dusus-suruyor/8777/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 15-21 Mayıs tarihleri arasında illere göre her 100 bin kişide görülen Kovid-19 vaka sayılarını açıkladı. 8-14 Mayıs tarihleri arasında açıklanan verilerde Edirne'de 82,16 olan sayı 15-21 Mayıs tarihleri arasındaki haritada 62,54'e düştüğü görüldü.]]></description>
            <guid>https://www.gundemedirne.com/vaka-sayilarindaki-dusus-suruyor/8777/</guid>
            <category domain="https://www.gundemedirne.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 26 May 2021 00:00:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, illere göre 15-21 Mayıs&#39;ta her100 bin kişide görülen Kovid-19 vaka sayılarını açıkladı.</p><p></p><p>Bakan Koca sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, butarihler arasında il bazında 100 bin nüfusa karşılık gelen Kovid-19 vakasısayılarına yer vererek, düşüş eğiliminin sürdüğünü aktardı. Buna göre geçtiğimizhafta açıklanan verilerde Tekirdağ&#39;da 132,83 olan sayı bu hafta 90,84&#39;e,Kırklareli&#39;nde 153,43 olan sayı 108,64&#39;e Çanakkale&#39;de 120,95 olan sayının ise 72,75&#39;edüştüğü görüldü.</p><p>&#39;Birlikte mücadeleile başaracağız&#39;</p><p>Vaka sayısı en çok azalan illerin bilgisini de paylaşan BakanKoca, 'Son bir haftada vaka sayısıen çok azalan illerimiz Erzincan, İstanbul, Karabük, Ağrı ve Karaman. Olumluseyir sürüyor. Birlikte mücadele ile başaracağız.' ifadelerine yerverdi.</p><p>Her 100 bin kişide en az Kovid-19 vakası Osmaniye, Hatay, Adana,Aydın ve Mersin&#39;de görülürken, Haftalık verilere göre, 100 bin kişide en çokKovid-19 vakası görülen iller Gümüşhane, Erzurum, Bolu, Kütahya ve Kars oldu. </p><p>Burak Dalkıran</p><p> </p><p> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gundemedirne.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/haber-930DZ4D2ehhj.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Vaka sayılarındaki düşüş sürüyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gundemedirne.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/haber-930DZ4D2ehhj.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gündem Edirne ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gündem Edirne</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sofra tuzuna ihtiyaç yok]]></title>
            <link>https://www.gundemedirne.com/sofra-tuzuna-ihtiyac-yok/3171/</link>
            <description><![CDATA[Trakya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Tıp Fakültesi Nefroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Üstündağ, 14 Mart Dünya Böbrek Günü kapsamında böbrek hastalığının nedenleri, sonuçları ve hastalıktan korunma yöntemlerini açıkladı. Üstündağ, böbrek hastalığının en önemli nedenlerinden birinin tuz kullanımı olduğuna dikkat çekerek; televizyon kanallarında kaya tuzu kullanmayı tavsiye eden popüler isimlere tepki gösterdi. Üstündağ; 'İnsanlar, gerçek olmayan bilgileri enteresan üslupla ifade edenlerden daha çok etkileniyorlar. İnsanlık için büyük zarardır. Sofra tuzuna hiç ihtiyacımız yok' dedi.]]></description>
            <guid>https://www.gundemedirne.com/sofra-tuzuna-ihtiyac-yok/3171/</guid>
            <category domain="https://www.gundemedirne.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 14 Mar 2019 00:00:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p class='MsoNoSpacing' >TrakyaÜniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Tıp Fakültesi Nefroloji AnaBilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Üstündağ, 14 Mart Dünya Böbrek Günükapsamında basın mensuplarıyla bir araya gelerek açıklamalarda bulundu. SağlıkBilimleri Fakültesi Dekanlığı&#39;nda gerçekleşen toplantıda Üstündağ, böbrekhastalığına dikkat çekerek, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Üstündağ,böbreklerin, insan vücudundaki kanı her gün 60 defa toksinlerden arındırdığınıaçıklayarak; &#39;Kanımızda oksijeni böbrekler sayesinde tutabiliyoruz. Eğersağlıklı kemiklerimiz varsa böbrekler sayesindedir. Eğer böbreklerimizçalışmazsa, D vitaminini üretemiyoruz ve kemiklerimiz kırılmaya başlıyor.Modern çağın en önemli hastalığı hipertansiyondur. Türkiye&#39;de 18 yaşınüzerindeki insanların yüzde 30&#39;u hipertansiyondur. Eğer böbreklerimizçalışmazsa, damarımızı genişletecek ve vücudumuzdaki tuzu atacak organımızıkaybediyoruz. Dolayısıyla kan basıncımız yükseliyor&#39; ifadelerine yer verdi.</p><p class='MsoNoSpacing'>                Böbrekhastalarının teşhisinin çoğu zaman rastlantısal olduğunu belirten Üstündağ;&#39;Eğer gece hiç idrara çıkmazken, idrara çıkmaya başlıyorsanız böbreğinizinbozulmaya başladığının göstergesidir. İdrarınızın köpürmesi böbreklerinizinbozulmaya başladığının işaretidir. Böbrek bozulmaya başladığında idrarda koku,miktar ve renk değişikliği ortaya çıkabiliyor. Hipertansiyon çıkabiliyor.Bacaklarınızda şişlik olabiliyor. Kansızlığınız gelişiyor. Böbreğin dilinden anlamayınca maalesef çok geçteşhis ediliyor. Türkiye&#39;de ilk defa 2009 yılında böbrek hastası sayısı teşhisedildi. Bu çalışma 10 binden fazla kişiyle gerçekleştirildi ve hastalık ABD&#39;dende, Japonya&#39;dan da fazla çıktı. 18 yaşın üzerindeki her 6 kişiden biri böbrekhastası çıktı. Kadınların yüzde 18.4&#39;ü, Türkiye&#39;de yaklaşık olarak 5 milyon 800bin kadın; erkeklerin de yüzde 12.8&#39;i, 4 milyon kadarı böbrek hastasıdır. 2018yılında Türkiye&#39;nin nüfusunu 82 milyon olarak düşünürsek böbrek hastalarınınsayısı yaklaşık olarak 10 milyona ulaşmış durumdadır. Bu çok korkutucu birsayıdır&#39; dedi.</p><p class='MsoNoSpacing'>&#39;Böbrek hastalığında dünyada 8&#39;inciyiz&#39;</p><p class='MsoNoSpacing'>                Trakyave Marmara Bölgesi&#39;nin, böbrek hastalığının ortalama olarak Türkiye&#39;de en fazlaolduğu bölgelerden olduğunu açıklayan Üstündağ; &#39;Korkun olanı, hastaların yüzde10&#39;u böbrek hastası olduğunun farkında. 9 milyon insan, böbrek hastasıolduğunun farkında değil. Türkiye&#39;de 1995 yılında 1 milyon kişi arasından 78kişi en son evre böbrek hastalığından mustaripken, 2017 yılında bu veri 1milyon kişide 935 kişi son dönemine gelmiş. Memleketimizde korkunç bir artışvar. Türkiye, böbrek hastalığının dünyada en çok arttığı 8&#39;inci ülkekonumundadır. Böbrek hastalığı artıyor, maliyeti de artıyor. Çok pahalı birhastalıktır. Türkiye&#39;de 2016 yılında bir hastanın sadece diyaliz maliyeti çokkorkunç rakamlarda. Böyle artmaya devam ederse 2023 yılına geldiğimizde sağlıkbütçemizin tamamını diyaliz hastalarına versek yetmiyor olacak. Mali anlamdabüyük bir felaket bizi bekliyor&#39; sözlerine yer verdi.</p><p class='MsoNoSpacing'>&#39;Korunma anne karnında başlıyor&#39;</p><p class='MsoNoSpacing'>                Böbrekhastalarının hayatını inme ve kalp krizinden kaybettiğine dikkat çekenÜstündağ; &#39;Ölüm nedenleri budur. Parayı verdik ama yine de hastalarımızı tamdüzeltebilmemiz mümkün olmuyor. Böbreğimizi bizim korumamız lazım. Böbreğikorumanın yolu, anne karnındayken böbreğe saygı duymaktan geçiyor. Böbrekdokumuz, anne karnında 7-9 hafta civarında olgunlaşmaya başlıyor, doğacağımızgüne kadar büyüyor, doğduktan sonra bir tane bile böbrek hücresioluşturamıyoruz. O yüzden en sağlıklı olanların dahi 25 yaştan sonra böbrekfonksiyonları her yıl yüzde 1 azalıyor. Anne karnında böbreğimizin yeteri kadargelişmemesinin sebebi, anne veya çocuk sağlığı için herhangi bir zorunlulukyokken zamanından önce yapılmış sezeryan doğumlardır&#39; dedi.</p><p class='MsoNoSpacing'>&#39;Tuz kullanımı en yüksek ülke Türkiye&#39;</p><p class='MsoNoSpacing'>                Böbreğinkorunması için yapılması gerekenleri sıralayan Üstündağ; &#39;Tuzu kısıtlamamızlazım. Avcılık ve toplayıcılık ile yaşayan ilk insanlar, sabahtan akşama kadaryeseler bile 1,5 gram sofra tuzu tüketebilir. Bizim böbreklerimiz de öyledizayn edilmiş ki 5 grama kadar tuzu uzaklaştırabiliyorlar. Ama maalesefTürkiye&#39;de tuz tüketimi çok fazla. Türkiye&#39;de bir insan günde ortalama 15 gramtuz tüketiyor. Böbreğimizin uzaklaştırabileceğinin 3 katı kadar sofra tuzunutüketiyoruz. 1 çay kaşığı sofra tuzu, vücutta 4 su bardağı suyu tutar. Birtaraftan ödem olur, diğer taraftan kan basıncı yükselir. Kan basıncı da hemböbreğinizi, hem de kalbinizi olumsuz etkileyerek yaşam sürenizi kısaltmışolur. Tuzla adeta kendimizi zehirliyoruz. Dünya ülkeleri arasında tuztüketiminde en yüksek olan Türkiye&#39;dir&#39; ifadelerine yer verdi.</p><p class='MsoNoSpacing'>&#39;Tuz eklemeye ihtiyacımız yok&#39;</p><p class='MsoNoSpacing'>                Heryiyeceğin içerisine insan vücudunun yaşamını sağlıkla sürdürebileceği kadar tuzbulunduğunu söyleyen Üstündağ; &#39;Ispanak yemeği pişirirken tuz atıyorsanız,kendinizi öldürmeye çalışıyorsunuz anlamına geliyor. Parmesan peynirinin 10gramında 4 insana yetecek kadar tuz var. Ortalama bir kaşar peynirin 100gramında 5 gram tuz var. Yemek pişirirken tuz eklemeye ihtiyacımız yok. O zehiroluyor. Özellikle hazır yiyeceklerin içindeki tuz dikkate alınmalı. Sağlıklıbeslenmeliyiz. Hareketimizi artırmalıyız. Kilonuz ne kadar artarsa, yağlarımızne kadar yüksekse, şeker hastasıysak; böbrek hastası olmamız o kadarkolaylaşıyor. Türkiye&#39;de son dönem böbrek hastalığının en önemli nedenidiyabettir. 100 tane böbrek hastasından yaklaşık 40 tanesi kronik böbrekhastasıdır. Kan basıncımızı kontrol ettirmeliyiz. Sigara kullanmamalıyız.Sigara kullananlardan böbrek, 3 kat daha fazla bozuluyor. Gereksiz ilaçkullanımından kaçınmalıyız. İlaçlı filmler de böbrek için büyük bir risktir.İdrar yolu enfeksiyonları böbrek hastalığına zemin hazırlar. Mutlaka en erkendönemde teşhis edilmelidir. Son olarak da vücudumuzu susuz bırakmamalıyız&#39;dedi.</p><p class='MsoNoSpacing'>&#39;Bilim insanları dinlenmiyor&#39;</p><p class='MsoNoSpacing'>                Üstündağ,açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bir basınmensubunun televizyon kanallarına çıkan popüler isimlerin televizyonkarşısındaki insanları etkilediğini ve kaya tuzu kullanımını önerdiklerinihatırlatması üzerine cevap veren Üstündağ; &#39;Televizyonlarda maalesef dahaekstrem konuşan insanlar dinleniyor. Bir bilim insanı çıkıp konuştuğundamaalesef dinlenmiyor. Tuz ne kadar fazlaysa maalesef sağlığa o kadar zararveriyor. Kaya tuzu ya da himalaya tuzunun yüzde 95&#39;inden fazlası sofra tuzudur.Tamamen zarardır. İhtiyacımız olan tuz zaten yiyeceklerimizde var. Bu türyanlış bilgileri yapanları suçlandığım gibi akademiyi de suçluyorum.Akademilerde tamamlayıcı tıp kürsüleri yok. Tamamlayıcı tıp konuları bizimülkemizde akademik olarak tartışılmadığı için bu tür ortamlarda tartışılıyor.İnsanlar da bunlardan etkileniyorlar. Gerçek olmayan bilgileri enteresanüslupla ifade edenlerden daha çok etkileniyorlar. İnsanlık için büyük zarardır.Sofra tuzuna hiç ihtiyacımız yok. Tuzun fazlasını alıyorsanız vücudunuzadüşmanlık ediyorsunuz demektir&#39; sözlerine yer verdi. </p><p class='MsoNoSpacing'> </p><p class='MsoNoSpacing'> </p><p class='MsoNoSpacing'> </p><p class='MsoNoSpacing'> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gundemedirne.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/haber-BEm5SzvceLsN.JPG" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sofra tuzuna ihtiyaç yok ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gundemedirne.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/haber-BEm5SzvceLsN.JPG"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gündem Edirne ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gündem Edirne</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[KardiyoOnkoloji'de örnek adım]]></title>
            <link>https://www.gundemedirne.com/kardiyoonkoloji-de-ornek-adim/2131/</link>
            <description><![CDATA[Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cafer Zorkun'un çabalarıyla 2016 yılında açılan KardiyoOnkoloji Polikliniği, sağlık alanında gerçekleştirdiği hayırseverlik ile dikkat çeken Şenbaş Grup Kurucu Başkanı Süha Şenbaş'ın önemli bir vatandaşlık örneği göstermesi sonucunda yenilendi. Türkiye'de ilk ve tek olma özelliği taşıyan poliklinik, dünyadaki örnekleriyle yarışıyor.]]></description>
            <guid>https://www.gundemedirne.com/kardiyoonkoloji-de-ornek-adim/2131/</guid>
            <category domain="https://www.gundemedirne.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 25 Sep 2018 00:00:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p class='MsoNoSpacing' >Edirne&#39;ninUzunköprü ilçesine bağlı Harmanlı Köyü&#39;nde Rauf Şenbaş İlköğretim Okulu, İsmailŞenbaş Camii ve yine Uzunköprü Devlet Hastanesi&#39;nde Ayşe Şenbaş adına yapılmışhastane odaları ile birlikte birçok öğrenciye de öğrenim bursu sağlayan ŞenbaşGrup Kurucu Başkanı Süha Şenbaş, örnek bir sosyal sorumluluk projesine dahaimza attı.</p><p class='MsoNoSpacing' >EdirneBelediye Başkan Yardımcısı Dr. Ertuğrul Tanrıkulu&#39;nun Trakya Üniversitesi TıpFakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cafer Zorkun ileSüha Şenbaş&#39;ı bir araya getirerek Trakya Üniversitesi Tıp FakültesiHastanesi&#39;ndeki KardiyoOnkoloji Polikliniği&#39;nin yenilenmesi ile ilgili ilkirtibatı sağlamasının ardından, Trakya ve Türkiye&#39;deki ilk ve tekKardiyoOnkoloji Polikliniği olan poliklinik yenilendi.</p><p class='MsoNoSpacing' >Şenbaş&#39;ınbağışı ile yenilenen KardiyoOnkoloji Polikliniği&#39;nin açılışına TrakyaÜniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Abdullah Taş, EdirneBelediye Başkan Yardımcısı Dr. Ertuğrul Tanrıkulu, Trakya Üniversitesi TıpFakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cafer Zorkun, Edirneİl Sağlık Müdürü Dr. Ali Cengiz Kalkan, Trakya Üniversitesi Genel Sekreteri veİlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cevdet Kılıç, hayırsever Süha Şenbaş ve TıpFakültesi öğrencileri katıldılar.</p><p class='MsoNoSpacing'>&#39;Türkiye&#39;de tek&#39;</p><p class='MsoNoSpacing' >Törendekonuşma yapan Prof. Dr. Abdullah Taş, KardiyoOnkoloji Polikliniği&#39;nde Doç. Dr.Cafer Zorkun&#39;un önderliğinde hizmet verildiğini belirterek; &#39;Her geçen günhasta sayımızı artırıyoruz. Bu konuda bizlere yardımcı olan yardımseverlerimizeve hastanemize destek veren Süha Bey&#39;e de teşekkür ediyoruz. KardiyoOnkolojiPolikliniğimizde vatandaşlarımıza daha iyi hizmet edebilmemiz için katkısağladılar. Daha konforlu, daha çalışılabilir bir ortam sağlamak üzere gereklidestekleri sağladılar. Burada halkımıza daha iyi hizmet vermek için çabagöstermeye devam edeceğiz. Şu anda KardiyoOnkoloji Polikliniğimiz, Trakya veTürkiye&#39;de tektir&#39; ifadelerine yer verdi.</p><p class='MsoNoSpacing'>&#39;Üniversitemiz daha da önemli yerlere gelsin&#39;</p><p class='MsoNoSpacing' >Prof. Dr.Taş&#39;ın konuşmasının ardından bir konuşma da Dr. Ertuğrul Tanrıkulu yaptı. Dr.Tanrıkulu, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi&#39;nden mezun olduğunu belirterek; &#39;Benimde mezun olduğum ve çok sevdiğim okulumuza elimizden gelen bir katkı verelimistedik. Edirne&#39;ye yaşayan hekim ve üniversitesini seven bir öğrenci olarak daSüha Şenbaş ve Cafer Zorkun ile konuşmak oldu. Süha Şenbaş, bizi hiç kırmadı.Biz istiyoruz ki Trakya Üniversitesi, bulunduğu yerden daha da önemli yerleregelsin. Bunun için de Edirnelilerin kalbinin ne kadar güzel olduğunu veEdirne&#39;de yaşayan tüm insanların hastaneye sahip çıktığını da biliyoruz. SühaŞenbaş da bunlardan birisidir. Güzel yüreği ile bize bunları yaptı. Biz de onaçok teşekkür ederiz&#39; dedi.</p><p class='MsoNoSpacing'>&#39;2016 yılında başladık&#39;</p><p class='MsoNoSpacing' >Dr.Tanrıkulu&#39;nun konuşmasının ardından konuşan Trakya Üniversitesi Tıp FakültesiHastanesi&#39;ndeki KardiyoOnkoloji Polikliniği&#39;ni yenileyerek örnek bir sosyalsorumluluk projesine daha imza atan Süha Şenbaş ise tören katılımcılarınateşekkür ederek, KardiyoOnkoloji Polikliniği&#39;nin hayırlı olmasını diledi. TrakyaÜniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. CaferZorkun ise Trakya Üniversitesi Kardiyoloji Anabilim Dalı&#39;nın son derece güçlüolduğunu söyleyerek;&#39;Bizim hasta profilimiz kanseri ya da kanser tedavisi olanher hastadır. Üniversitemiz içerisinde çok başarılı bir Onkoloji Enstitü&#39;müzvar. Onların tedavi ettiği tüm hastalar, bizim hasta profilimizi oluşturuyor.Dünyada bu konuda farkındalık 2010 yılından beri var. Biz, 2016 yılında ilkKardiyoOnkoloji Polikliniğimize başladık. Bağışçımızın yardımıyla yenimodernize edilmiş, daha efektif, daha rahat, daha konforlu hale getirdik&#39;sözlerine yer verdi.</p><p class='MsoNoSpacing'>&#39;Yıllık hasta sayımız 2 bin 200&#39;dür&#39;</p><p class='MsoNoSpacing' >KardiyoOnkolojiPolikliniği&#39;nin kurulmasında Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesiidaresinin ve başhekim Prof. Dr. Taş&#39;ın çok büyük katkısı olduğunu söyleyenDoç. Dr. Zorkun; &#39;Burası, onun sayesinde var. Onun için hasta profilimizkanserli hastaların tamamıdır. Kanser tanısı alan, geçmişte tedavi gören bütünhastalar, hasta profilimizi oluşturmaktadır. Yıllık hasta sayımız 2 bin200&#39;dür. Fakat hasta sayısı da hızla artmaktadır.  Sonuçta bu konuda farkındalığı yavaş yavaşortaya çıkardık. Artık Türkiye&#39;deki her kardiyoloji toplantısında KardiyoOnkoloji&#39;ninyeri var. Hastanemiz olanaklarıyla dünyada ne yapılıyorsa onu yapabilendurumdayız. Her şeyimiz var. Kardiyolog olarak her şeye hazırız. Dünya üzerindeABD&#39;de, Japonya&#39;da ne yapılıyorsa, burada da aynı şeyleri tanı ya da tedaviolarak yapabilmekteyiz&#39; dedi.</p><p class='MsoNoSpacing'>&#39;Devlet-millet el ele&#39;</p><p class='MsoNoSpacing' >Doç. Dr.Zorkun&#39;un konuşmasının ardından konuşma yapan Dr. Ali Cengiz Kalkan iseKardiyoOnkoloji Polikliniği&#39;nin açılışı ile devlet-millet el ele konseptiningerçekleştiğini belirterek; &#39;Emek ve katkı veren başta hayırseverimize, bukonuda çaba gösteren başta Ertuğrul Bey&#39;e, KardiyoOnkoloji kavramını Trakya veüniversitemize kazandırmak için çok gayretkeş çabalarını izlediğimiz Cafer Zorkun&#39;ave göreve geldiği andan itibaren yenileştirme çalışmaları içerisinde hızkesmeden çalışan kıymetli başhekimimiz Abdullah Taş&#39;a çok teşekkür ediyorum.Böyle çabaların sürmesini diliyorum. Hep birlikte, her zaman, bir bütünolduğumuzun bilinmesini diliyorum. Trakya&#39;da, Edirne&#39;de bütün unsurlarlaberaberiz. Bütün kurumlar, devlet, millet el ele sağlığımızın daha iyi olmasıiçin çaba göstermeye devam ediyoruz&#39; ifadelerine yer verdi.</p><p class='MsoNoSpacing'>Dualar eşliğinde açıldı</p><p class='MsoNoSpacing' >Kalkan&#39;ın konuşmasının ardından bir konuşma da Prof. Dr.Cevdet Kılıç yaptı. Kılıç, konuşmasında polikliniğin hayırlı olmasını dileyerek;&#39;Böyle hayırlı hizmetlerin tekrar devamını istiyorum. Hayır yapan büyüğümüz,vesile olan hocalarımız ve doktorlarımıza teşekkür ediyorum. Devamınıdiliyorum&#39; dedi. Konuşmaların ardından Dr. Ertuğrul Tanrıkulu, bağışındandolayı Süha Şenbaş&#39;a hediye takdim etti. Hediye takdiminin ardından törendeKardiyoOnkoloji Polikliniği, Prof. Dr. Cevdet Kılıç&#39;ın duaları eşliğindeaçıldı. Duaların ardından tören protokolü, Süha Şenbaş&#39;ın adının yazılı olduğutabelayı birlikte açarak polikliniğin açılışını gerçekleştirdiler.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gundemedirne.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/haber-jM8mtA7nz1T4.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ KardiyoOnkoloji'de örnek adım ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gundemedirne.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/haber-jM8mtA7nz1T4.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gündem Edirne ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gündem Edirne</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Önce yemek, sonra kan]]></title>
            <link>https://www.gundemedirne.com/once-yemek-sonra-kan/2133/</link>
            <description><![CDATA[   Kan ihtiyacına katkıda bulunmak amacıyla Türk Kızılayı Edirne Kan Merkezi ile birlikte kan bağışı kampanyası düzenleyen Lalezar Tesisleri, kan vermek isteyen müşteri ve çalışanlarına bu konuda yardımcı oldu.]]></description>
            <guid>https://www.gundemedirne.com/once-yemek-sonra-kan/2133/</guid>
            <category domain="https://www.gundemedirne.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 25 Sep 2018 00:00:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p >             Edirne&#39;de Meriç Nehri kenarında bulunanLalezar Tesisleri, kan ihtiyacına katkıda bulunmak amacıyla Türk KızılayıEdirne Kan Merkezi ile birlikte kan bağışı kampanyası düzenledi. Kampanyakapsamında tesiste çalışanlar ve müşteriler kan bağışında bulundu. TürkKızılayı Edirne Kan Merkezi ekiplerince Meriç Nehri kenarında bulunanişletmenin girişine kan bağış tırı getirildi. Kampanyaya destek vermek isteyenvatandaşlar ve molaya çıkan tesis çalışanları kan bağışında bulundu.</p><p >                LalezarTesisleri İşletme sahibi Kemal Kılıç, yaptığı açıklamada, Türk Kızılayı&#39;nadestek olmak amacıyla kan bağışı kampanyası düzenlediklerini söyledi. Kanvermenin faydalı olduğunu belirten Kılıç, 'Türk Kızılayı ile birliktegüzel bir kampanya düzenlemek istedik. Sosyal sorumluluk projemiz kapsamındatoplam 150 çalışanımız ve tedarikçilerimizle birlikte kan bağışı yapıyoruz.Kan, çok önemli bir ihtiyaç. Kan bağışı hem insan sağlığı hem de ihtiyacı olanbir kişiye hayat vermesi nedeniyle gerçekten büyük önem taşıyor. Kızılay da buanlamda hastaların kan ihtiyacını karşılayan bir kurum. Onlara bir nebzede olsadestek olmak bizi çok mutlu etti.' ifadelerini kullandı. </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gundemedirne.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/haber-7azcreuatzlm.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Önce yemek, sonra kan ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gundemedirne.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/haber-7azcreuatzlm.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gündem Edirne ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gündem Edirne</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Modern tıp 99 yaşında]]></title>
            <link>https://www.gundemedirne.com/modern-tip-99-yasinda/1023/</link>
            <description><![CDATA[14 Mart 1827'de II. Mahmut döneminde, Şehzadebaşı'nda Tıphane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire'nin kurulması olarak kabul edilen ve ilk kutlaması 14 Mart 1919'da işgal altındaki İstanbul'da gerçekleşen modern tıbbın Türkiye'de başlangıcının 99'uncu yıldönümü Atatürk Anıtı'nda düzenlenen çelenk töreni ile kutlandı.]]></description>
            <guid>https://www.gundemedirne.com/modern-tip-99-yasinda/1023/</guid>
            <category domain="https://www.gundemedirne.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 15 Mar 2018 00:00:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ 14 Mart Tıp Bayramı&#39;nın 99&#39;uncu yıldönümü Atatürk Anıtı&#39;nda düzenlenen çelenk töreni ile kutlandı. Törene İl Sağlık Müdür Vekili Uzm. Dr. Mustafa İshak Yıldırım, Edirne Tabip Odası Başkanı Ertuğrul Tanrıkulu, Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cem Uzun, hekimler ve sağlık çalışanları katıldılar. İl Sağlık Müdürlüğü, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi, Edirne Tabip Odası, Edirne Aile Hekimleri Derneği ve özel hastanelerin çelenklerini sunması ile başlayan törende Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, şehitler ve görevi başında vefat eden sağlık çalışanları anısına bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı okundu. İstiklal Marşı&#39;nın okunmasının ardından törende günün anlam ve önemini belirten konuşmayı İl Sağlık Müdür Vekili Uzm. Dr. Mustafa İshak Yıldırım yaptı. Yıldırım, konuşmasında Türkiye&#39;de modern tıp eğitiminin başladığı günün 14 Mart 1827&#39;de II. Mahmut döneminde, Şehzadebaşı&#39;nda Tıphane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire&#39;nin kurulması olarak kabul edildiğini belirterek; &#39;İlk kutlama 14 Mart 1919&#39;da işgal altındaki İstanbul&#39;da gerçekleşmiştir. O gün tıbbiye 3. sınıf öğrencisi Hikmet Boran&#39;ın önderliğinde, tıp öğrencileri işgali protesto için toplanmış ve onlara devrin önemli hekimleri de destek vermiştir. Bu nedenle 14 Mart Tıp Bayramı, tıp mesleği mensuplarının yurdunu savunma hareketi olarak başlamış, ülkemize özgü nadide bir bayramdır&#39; ifadelerine yer verdi.<br>99 yıllık bağımsızlık meşalesiHekimlerin ve sağlık çalışanlarının ezelden beri hür yaşamış Türk milletinin, işgale boyun eğmeyeceğini haykırdığı ve tıbbiye öğrencilerinin yaktığı bağımsızlık meşalesinin 99&#39;uncu yıldönümünü kutlamaktan gurur ve şeref duyduklarını belirten Yıldırım; &#39;Tıp bir sanattır. Hekim ise sanatk&acirc;r. Diğer tüm sağlık çalışanlarımız da bu sanatın icrasında vazgeçilmez başrol oyuncuları. İşte bu ekip, gece gündüz demeden sonsuz bir insan sevgisi ve meslek aşkıyla bu sanatı icra etmektedirler. Bu aşkla ilerlediğimiz yolda, tüm hekimlerimizin ve çalışanlarımızın tek gayesi, ulusumuzun sağlık koşullarını en üst seviyeye çıkarmak ve idamesini sağlamaktır. Kaliteli sağlık hizmetinde, tıbbi cihaz, teknoloji ve hastane mimarisinde zirveye ulaştığımız ülkemizde tüm hekimlerimiz ve sağlık çalışanlarımızın daha mutlu, daha huzurlu ve güzelliklerle dolu bir çalışma ortamını sağlamak, biz sağlık yöneticilerinin öncelikli vazifeleri olmalıdır&#39; dedi.<br>Afrin&#39;deki görevlileri unutmadıYeni dönemde sağlık sisteminin tek çatı altında toplandığına dikkat çeken Yıldırım; &#39;Bu yeni dönemimizde en önemli önceliklerimizden birinin de bu olduğunu özellikle belirtmek isterim. Bu bağlamda devletimiz ve Sağlık Bakanlığı&#39;mız tarafından gerekli hukuksal ve sosyal düzenlemeler yapılmakta ve çalışan haklarını kapsayan ve koruyan bu düzenlemelere her gün bir yenisi eklenmektedir. İnşallah önümüzde sağlıkta şiddetin kalmadığı, tüm çalışanlarımızın refah ve huzur düzeylerinin daha yüksek olduğu, güneşli günler bizleri beklemektedir. Sizlerin huzurunda bir vefak&acirc;r, cefakar, donanımlı bilim insanlarını ülkemize kazandıran tüm öğretim görevlisi değerli hocalarımıza şükranlarımı sunmayı bir borç bilirim. Bu bağlamda da şahsım ve İl Sağlık Müdürlüğü&#39; üz adına görevi başında vefat eden, şehit olan tüm sağlık çalışanlarımızı minnet ve rahmetle anıyorum. Afrin&#39;de sınırda, sahra hastanelerinde ve savaş alanında görev yapan sağlık çalışanlarımız başta olmak üzere tüm camiamızın 14 Mart Tıp Bayramı&#39;nı en içten dileklerimle kutluyor, hepinizi sayı ile selamlıyorum&#39; sözlerine yer verdi. Yıldırım&#39;ın konuşmasının ardından tören sona erdi. <br> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gundemedirne.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/haber-CqtmiH6yUyCY.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Modern tıp 99 yaşında ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gundemedirne.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/haber-CqtmiH6yUyCY.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gündem Edirne ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gündem Edirne</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sağlıkta sorun sistemde]]></title>
            <link>https://www.gundemedirne.com/saglikta-sorun-sistemde/1026/</link>
            <description><![CDATA[Edirne Tabip Odası Başkanı Dr. Ertuğrul Tanrıkulu, Oda Genel Sekreteri Alper Eker, Dr. Zeynep Erişkin Kaya ve Dr. Özlem Önal; 14 Mart Tıp Bayramı'nda düzenledikleri basın toplantısında sağlıktaki sorunların sistem ile ilgili olduğuna dikkat çektiler. Dr. Tanrıkulu, konuşmasında; 'Eğer sağlıkta istediğiniz bir hizmeti alamıyorsanız, orada çalışan hekimin, sağlık çalışanının, hemşirenin, sağlık teknisyeninin kabahati değil. Bu bir sistem sorunudur' dedi.]]></description>
            <guid>https://www.gundemedirne.com/saglikta-sorun-sistemde/1026/</guid>
            <category domain="https://www.gundemedirne.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 15 Mar 2018 00:00:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Edirne Tabip Odası Başkanı Dr. Ertuğrul Tanrıkulu, Oda Genel Sekreteri Alper Eker, Dr. Zeynep Erişkin Kaya ve Dr. Özlem Önal; düzenledikleri toplantı ile 14 Mart Tıp Bayramı&#39;nda sağlıkta şiddete dikkat çektiler. Edirne Tabip Odası&#39;nda düzenlenen basın toplantısının açılış konuşmasını Dr. Tanrıkulu yaptı. Dr. Tanrıkulu, konuşmasında nitelikli, iyi, ulaşılabilir bir sağlık hizmetinden yana olduklarını açıklayarak; &#39;Nitelikli, iyi, ulaşılabilir, ücretsiz sağlık hizmetini sunarken orada ücret kelimesine halkımızın dikkatini çekmek istiyoruz. Lütfen, sağlığı özelleştirmeyin. Sağlığın özelleştirilmesi, halkın sağlığına çok zararlıdır. Sağlığın insanların SGK&#39;ya ödedikleri primin dışında, GSS&#39;ye ödedikleri primin dışında ayrıca ceplerinden para çıkması gerçekten bir sosyal hukuk devletine yakışmayan bir durumdur. Buradan halkımıza seslenmek istiyorum; lütfen, ay sonunda maaşlarını çekerken baksınlar. Geçen aya göre daha az. Neden? Çünkü Aile Sağlığı Merkezi&#39;nin veya acilin dışında devlet hastanesi veya üçüncü basamak sağlık hizmet sunucularına gittikleri zaman, ilaçlarda bir para kesiliyor&#39; ifadelerine yer verdi.<br>&#39;Şiddet sona ersin&#39;14 Mart Tıp Bayramı&#39;nda öne çıkarmak istedikleri konunun Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi&#39;nde de gündeme gelen sağlıkta şiddet konusu olduğunu söyleyen Dr. Tanrıkulu; &#39;Biz, ülkemizde barış, insanlar birbirleriyle gülerek, saygılı bir şekilde yaşam biçimi oluştursunlar istiyoruz. Çünkü ülkede barış olduğu zaman, yaşadığımız ve yaptığımız işlerdeki ortama da yansıyor. Edirne Tabip Odası olarak artık bu şiddet sona ersin diyoruz. Sağlıktaki şiddet bir son bulsun. O kadar çok hasta yakını tarafından darp edilen, sözlü hakarete uğrayan, beyaz kod denilen kodu veren hekim arkadaşlarımız var ki. Halkımızdan isteğim şu; eğer sağlıkta istediğiniz bir hizmeti alamıyorsanız, orada çalışan hekimin, sağlık çalışanının, hemşirenin, sağlık teknisyeninin kabahati değil. Bu bir sistem sorunudur. Sağlıktaki sistem aksıyorsa bizim için de aksaktır&#39; dedi.<br>&#39;5 dakikada 1 hasta&#39;Polikliniklerin gezilmesi durumunda günde 100 hasta bakan hekimlerle karşılaşılacağını söyleyen Dr. Tanrıkulu; &#39;5 dakikada bir randevu sistemi çalışıyor. Oysa Dünya Sağlık Örgütü diyor ki; &#39;˜Size bir hasta geldiği zaman en az 15 dakika ayırın&#39; diyor. Dr. Ratip Kazancıgil&#39;in dediği gibi &#39;˜hekimler sera çiçeğidir&#39;. Sağlıktan daha önemli bir şey var mı? Sağlığı emanet ediyoruz. Ama 75&#39;inci hastaya da aynı güler yüzle, aynı dinç kafayla bakamayınca hemen şiddete veya hakarete uğruyoruz. Eğer halkım sağlıkta bir sorun yaşıyorsa sistemi sorgulasın&#39; sözlerine yer verdi.<br>&#39;Hepimiz insanız&#39;Dr. Tanrıkulu&#39;nun konuşmasının ardından açıklamalarda bulunan Dr. Zeynep Erişkin Kaya, mesleki olarak motivasyonlarının giderek düştüğünü söylerken; &#39;Çünkü zor bir meslek grubuyuz. Özellikle sağlık emanet edildiğinde bunun sorumluluğu üzerimizde ağır. İşin ciddiyeti, çalışma şartlarının zorluğu bir yandan her zaman aynı motivasyonda işimize sarılamıyoruz. Hepimiz insanız. Hasta-hekim ilişkisi açısından pek çok sorunla karşılaşıyoruz. Hepimizin başına geliyor. Bu da hepsinden önce bizi üzüyor. Kendimizi anlatamamak, aradaki saygının yitirilmiş olması ya da bunun artarak devam ediyor olması mesleki açıdan motivasyonumuzu ciddi açıdan düşürüyor. Bunun için pek çok çözüm önerisi sunduk ama ilerleyemediğimizi görmek beni üzüyor&#39; dedi.<br>&#39;Şiddetin aması olmaz&#39;Dr. Kaya&#39;nın konuşmasının ardından açıklamalarda bulunan Oda Genel Sekreteri Alper Eker ise şiddetin Türkiye&#39;de bulaşıcı bir hastalık haline geldiğini söyleyerek; &#39;Sadece bizde değil; kadına şiddet, işini yapana yapmayana, çocuğa, hayvanlara kadar şiddeti yaşıyoruz. Sağlık okuryazarlığını artırmak lazım. Kurumlarda, alt kurulları aktif hale getirebilirler. Beyaz kod uygulayıcıları işin ehli değil. Hekim-personel hakları, özlük hakları diye bir birim yok. İnsanlar dilekçe vermekten korkar hale geldiler. Çünkü dilekçeyi kabul etmeme gibi bir durum var. Şiddetin aması olmaz. Bu işin sonu yok&#39; ifadelerine yer verdi.<br>&#39;Örgütlenmeye çağırıyorum&#39;Eker&#39;in konuşmasının ardından açıklamalarda bulunan Dr. Özlem Önal ise hekimleri odalarına sahip çıkmaya çağırarak; &#39;Bu mirası devralmaları gerekiyor. Dışarıdan şik&acirc;yet etmekle çok bir şey değişmiyor. Odalarda beğenmedikleri şeyler olabilir. Sonuçta bu fikirler bir araya gelerek yarışmalı ve doğru olan bulunmaya çalışılmalı. O yüzden meslektaşlarımızı 14 Mart gününde örgütlenmeye çağırıyorum&#39; dedi. <br> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gundemedirne.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/haber-0SnPgDNTvOzO.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sağlıkta sorun sistemde ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gundemedirne.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/haber-0SnPgDNTvOzO.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gündem Edirne ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gündem Edirne</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Edirne Sağlık Müdürlüğü'nden bilgilendirme]]></title>
            <link>https://www.gundemedirne.com/edirne-saglik-mudurlugu-nden-bilgilendirme/905/</link>
            <description><![CDATA[Edirne Sağlık Müdürlüğünce "bronşit hastalığı" ile ilgili açıklama yapıldı.

]]></description>
            <guid>https://www.gundemedirne.com/edirne-saglik-mudurlugu-nden-bilgilendirme/905/</guid>
            <category domain="https://www.gundemedirne.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 02 Mar 2018 00:00:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Edirne Sağlık Müdürlüğü&#39;nden yapılan açıklamada, görüşlerine yer verilen, Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Barış Burak Yılmaz, hastalığın damlacık yolu ile bulaştığını belirtti. <br>Soğuk algınlığı, burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve hafif öksürükle başladığını aktaran Yılmaz, şunları kaydetti: <br>'Ateş normaldir veya hafif yükselmiş olabilir. Öksürük 1-2 gün sonra şiddetlenir, hırıltılı solunum ve nefes darlığı ortaya çıkar. Solunum sıklığı artar, kalp atışları hızlanır, burun kanatları solunumla hareket etmeye, kaburga aralıkları her nefes alışta içeri doğru çekilmeye başlar. Öksürük kusmaya yol açabilir. Akut bronşitin tedavisi destekleyici olup, hastada rahat nefes alıp vermenin düzenlenmesi ve olası istenmeyen sonuçlar açısından hastanın yakından izlemini içerir.<br>Tedavi 3 aylıktan küçük bebekler ve ağır hastalık tablosu göstermeyen hastalar dışında evde yapılır. Bronşitin özgün bir tedavisi yoktur. Tedavide antibiyotiklerin yeri bulunmamaktadır. Bu hastalarda gereksiz yere çok yaygın antibiyotik tedavisi kullanılmaktadır. Antibiyotikler ateş varsa, akciğer filminde iltihabi alan varsa, kanda beyaz küre yüksekliği varsa, bronşite eşlik eden zatürre veya orta kulak iltihabı gibi komplikasyonlar mevcutsa doktor önerisiyle kullanılmalıdır. Sıvı ve besin alımına devam edilmeli, solunum sıkıntısı bulguları ortaya çıktığında hastaneye başvurulmalıdır.'<br>Annelere öneriYılmaz, bronşit hastalığının çoğu zaman hafif ve orta şiddette geçirilen bir hastalık olduğu ve evde tedavi edilebildiğini belirtti.<br>Annelerin bronşit hastalığına karşı çocuğunu yakından gözlemlemesi gerektiğini aktaran Yılmaz, şöyle devam etti:<br>'Soğuk algınlığı belirtileri gösteren kişileri, 2 yaşından küçük çocuklardan uzak tutarak elleri su ve sabunla sık yıkayarak hastalığın bulaşmasını önleyebiliriz. Doktorunuzun önerdiği ilaçları uygun şekil ve dozda kullanın. Evin içinde sigara içilmesine; hatta sigara içen kişinin sigara içtiği kıyafetle çocuğunuzun yanına yaklaşmasına izin vermeyin. Burnun açık tutulması çok önemlidir. Bunun için evde hazırladığınız tuzlu suyu veya doktorunuzun önerdiği burun açıcı spreyleri kullanabilirsiniz. Beslenmesine dikkat edin. Beslenme normal zamanlardan daha yorucu olduğu için az miktarlarda ama sık aralıklarla besleyin. Bol sıvı alımı için teşvik edin. Bu öksürük nöbetlerini azaltacaktır. Anne sütü başta olmak üzere; su, ılık bitki çayları verilebilir. Yatarken başının yükseltilmesi daha rahat nefes almasını sağlar.'<br>Çocuğun odasının nemli olmasının solunumu kolaylaştırdığını belirten Yılmaz, 'Odası temiz, tozsuz ve havalanmış olmalı. Tekrarlayan bronşitli olan çocuklar astım, tüberküloz, kisttik fibroz, kalp yetmezliği, yabancı cisim yutma ve bağışıklık sisteminin yetersizliği gibi hastalıklar açısından değerlendirilmelidir.' ifadelerini kullandı. ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gundemedirne.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/haber-uNkVbjqVA4uZ.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Edirne Sağlık Müdürlüğü'nden bilgilendirme ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gundemedirne.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/haber-uNkVbjqVA4uZ.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gündem Edirne ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gündem Edirne</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Alkol ve madde kullanımı yüksek]]></title>
            <link>https://www.gundemedirne.com/alkol-ve-madde-kullanimi-yuksek/655/</link>
            <description><![CDATA[Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. M. Erdal Vardar, yaptığı açıklamada; düzenlenen son Bağımlılık Kongresi'nde Edirne'nin kişi başına düşen alkol ve madde kullanım sayısının yüksek olduğunun açıklandığına dikkat çekti. Prof. Dr. Vardar; 'Edirne ilimizin böyle bir olumsuz durumunun söz konusu olduğunu hatırlatmak isterim' dedi.

]]></description>
            <guid>https://www.gundemedirne.com/alkol-ve-madde-kullanimi-yuksek/655/</guid>
            <category domain="https://www.gundemedirne.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 31 Jan 2018 00:00:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. M. Erdal Vardar, Balkan Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi&#39;nde, &#39;˜Uyuşturucu Bağımlılığı ve Tedavisi&#39; konulu basın toplantısı düzenledi. Toplantıda Balkan Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesiyle ilgili açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Vardar; &#39;Kliniğimizde 2012 yılından beri alkol ve madde bağımlılığı merkezi kurarak hizmet veriyoruz. Türkiye&#39;de çok sık olmayan, üniversitelerde bağımlılık merkezlerinin çok sık olmadığı ama Trakya Üniversitesi&#39;nin böyle bir tedavi merkezi olması ve hizmet vermesinin nedeni ile ayrıcalıklı bir konuma sahip olduğumuzu belirtmek isterim. 2012 yılında açılan bu merkez ayaktan ve yatarak olmak üzere alkol ve madde bağımlılığı olan hastalara hizmet veriyor. Kliniğimizde 20 hasta yatağı mevcut. Bunun 4 tanesi yoğun bakım yatağı olarak kullanılıyor. Kliniğimizde 2 öğretim üyesi 1 psikolog ve hemşirelerden oluşan bir ekip çalışması şeklinde hizmet veriyoruz&#39; ifadelerine yer verdi.<br>&#39;Tedavi talebi olmalı&#39;Prof. Dr. Vardar, açıklamalarında kliniğe başvuru ve sonrasında yaşanan süreçlere dikkat çekerek; &#39;Kliniğimizde tedavi olmak isteyen hastalar ilk önce ayaktan tedavi olmak için polikliniğimize başvuruyor. Burada araştırma görevlisi ve uzman arkadaşlarımızın muayenesi sonucunda hasta değerlendirilip, ayakta ya da yatarak tedavisi ile ilgili karar veriliyor. Başvuran hastaları öncelikle ayaktan izlemeye alıyoruz. Bu izleme sonucunda tedavisi uygun olan hastaları da yataklı tedaviye yönlendiriyoruz. Yatarak tedavi şekli 28 günlük yapılandırılmış bir tedavi programından oluşuyor. Hastalara yatış öncesinde uygulayacağımız tedavi programı ile ilgili bilgi veriyoruz. Bu bilgiler hastane kuralları, yapılması istenen uygulamalarla ilgili hatırlatmalar ve bu kurallara uyulmasının zorunlu olduğunu belirtiyoruz. Ondan sonra hastayı servise alıyoruz ve program işlemeye başlıyor. Bu tedavi programında esas olan en önemli özellik, hastanın kendi tedavi olma talebinin olmasıdır. Hastanın tedaviye istekli olması gerekiyor. Uyguladığımız programa uymasını bekliyoruz. Bu programa uymadığı zaman hastanın taburculuğu söz konusu oluyor&#39; dedi.<br>&#39;Başvuru sayısı bin 800&#39;dür&#39;Prof. Dr. Vardar, 2017 içerisinde bakılan hasta sayısını açıklayarak; &#39; 2017 yılı içerisinde bakmış olduğu hasta sayısına göre ayakta başvuru sayısı bin 800&#39;dür. Bu, 1 Ocak-31 Aralık 2017 tarihleri arasında yatarak tedavi gören hasta sayısı da 195&#39;tir. 200&#39;e yakın hasta yatarak hastalar tedavi görmüş. Tabi bir hastanın birden fazla yatışı da söz konusudur. Bunları dışlayarak tekil hasta olarak baktığımızda bir yılda başvuran hasta sayısı 700, yatan hasta sayısı 170 civarında olarak gözüküyor. Bizim kliniğimizde yıllık bin 800 civarında ayaktan başvuru, 200 civarında da yatarak hasta tedavi oluyor&#39; sözlerine yer verdi.<br>&#39;Bölgemizde artmaya devam ediyor&#39;2012 yılında kliniğin açıldığında Edirne&#39;de başka tedavi için hastaların başvurabileceği başka bir bağımlılık merkezinin bulunmadığını söyleyen Prof. Dr. Vardar; &#39;Devlet Hastanesi de ayakta tedavi Amatem kliniği açtı. Onlar da son 1 yıl içinde çalışmaya başladılar. Ayrıca Sağlık Bakanlığı&#39;nın genelgesi doğrultusunda ruh sağlığı ve sinir hastalıkları bölümünün bağımlı hastalara da ayrılması istendi, yüzde 20&#39;lik bir bölümün bağımlı hastalar için kullanılması amacıyla genelgeler yayınlandı. Çorlu&#39;da Amatem kliğini açıldı. Bölgemizde bağımlı hastalara hizmet veren ayaktan ve yatarak tedavi merkezlerinin sayısında gelişme oldu. Bu da bölgemiz ve ülkemiz için sevindirici bir gelişme. Ama maalesef uyuşturucu ve alkol bağımlığı ülkemizde ve bölgemizde sorun olarak artmaya devam ediyor&#39; dedi.<br>&#39;Sağlık Bakanlığı rakamları açıklamadı&#39;Prof. Dr. Vardar, 2014 yılı verilerine bakıldığında Türkiye&#39;de yaklaşık 648 kişinin uyuşturucuya bağlı nedenlerle öldüğünün bilindiğini söyleyerek; &#39;Bu da bize doğrudan olmasa da bu tür sorunların ne kadar olduğuyla ilgili bir fikir veriyor. Rakamlar az gibi gözükebilir ama bu insanlar genç ve sağlıklı, herhangi bir hastalığı olmayan kişiler olduğu için, ölüm vakaları ciddi alınması gereken durumlardır. 2014 yılından sonra bu rakamları tam bilemiyoruz. 2015, 2016 ve 2017 istatistikleri Sağlık Bakanlığı tarafından tam açıklanmadı. Maddeye bağlı ölümler konusunda şu anda biraz karışık gözüküyor. Bir artış olduğu biliniyor ama Sağlık Bakanlığı bunları bizimle paylaşmadı. Emniyetin bazı verileri var. Sağlık sorunu olarak uyuşturucu bağımlılığı çok ciddi bir ivmelenme olmasa da bir artış gösterip günümüzün sorunu olarak devam ettiği gözüküyor. Sağlık Bakanlığı&#39;nın çalışmaları da artarak ve gelişerek devam ediyor&#39; ifadelerine yer verdi.<br>&#39;Cezaevinde de 40-50 bin civarında bağımlı var&#39;İllegal uyuşturucu kullanımı cezalarında artış olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Vardar; &#39;2 ile 5 yıl arasında uyuşturucu kullananlara ceza verilmesi durumu, denetimli serbestlik durumu günümüzde karşımıza çıkıyor. Cezaevinde de 40-50 bin civarında uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle yatan olduğunu biliyoruz. Denetimli serbestlik dosya sayısı ise yaklaşık 200 bin civarında olduğu söyleniyor&#39; dedi.<br>&#39;Edirne&#39;de kullanım yüksek&#39;Edirne&#39;nin nüfus yapısı bakımından küçük bir şehir olduğunu söyleyen Prof. Dr. Vardar; &#39;Son bağımlılık kongresinde dile getirilen bir konu, Edirne ile ilgiliydi. Edirne, kişi başına düşen alkol ve madde kullanım sayısının yüksek olduğu dile getirildi. Edirne ilimizin böyle bir olumsuz durumunun söz konusu olduğunu hatırlatmak isterim&#39; sözlerine yer verdi. ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gundemedirne.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/haber-dg75fqZv9tUH.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Alkol ve madde kullanımı yüksek ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gundemedirne.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/haber-dg75fqZv9tUH.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gündem Edirne ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gündem Edirne</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'ndan Acil Servis genelgesi]]></title>
            <link>https://www.gundemedirne.com/saglik-bakanligi-ndan-acil-servis-genelgesi/657/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, acil servislerde yaşanan yoğunluğun  önüne geçmek amacıyla acil servis hizmetlerine yönelik yeni düzenlemeler yaptı.
]]></description>
            <guid>https://www.gundemedirne.com/saglik-bakanligi-ndan-acil-servis-genelgesi/657/</guid>
            <category domain="https://www.gundemedirne.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 31 Jan 2018 00:00:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Sağlık Bakanı Ahmet Demircan&#39;ın imzasıyla, tüm il sağlık  müdürlüklerine gönderilen ve acil servis hizmetlerine yönelik düzenlemeleri  içeren genelgeye göre, hastanelerde standart poliklinik hizmetlerinde 'Mesai  Kaydırma veya Vardiya Branş Polikliniği' uygulaması yapılacak.<br>Acil servislere başvuran hastalardan genel durumu en hafif olan ve  'yeşil alan'da muayene olması gerekenlere 'Yeşil Alan 1' kodu verilecek ve bu  hastalara acil servisteki genel tabip muayene polikliniklerinde bakılması  sağlanacak.<br>Öncelikle çocuk sağlığı ve hastalıkları, iç hastalıklar, kulak burun  boğaz hastalıkları, ortopedi ve travmatoloji branşları ile hastanelerin acil  servislerinde yeşil alan hasta oranı ek poliklinik açmayı gerektiren diğer  branşlar için de acil servis alanı dışında ve yakın yerleşiminde olmak şartıyla  'Yeşil Alan 2' kodu ile Mesai Kaydırma veya Branş Polikliniği uygulaması  yapılacak ve uygun hastalar sağlık personeli tarafından gerçekleştirilecek etkin  triaj ile branş polikliniklerine yönlendirilecek.<br>Mesai Kaydırma veya Branş Polikliniği uygulaması kapsamında uzman  hekimler tarafından yapılan branş poliklinikleri haricinde ihtiyaç oranında,  'Yeşim Alan 2' kapsamında olmak üzere genel tabip poliklinikleri açılacak.  Böylece hastaların acil servislerde birikmesinin ve beklemesinin de önüne  geçilecek.<br>Acil servislerdeki hasta gözetimi sürelerinde de düzenlemeye  gidilecek. Kısa müşahede süresi 2 saati geçmeyecek şekilde planlanacak. 2 saatten  fazla acil gözlem veya tabip gereken hastaların, acil servis bünyesindeki acil  yataklı servislerde gözlemi ve tedavisi sağlanacak.<br>'ACİL SERVİSLERDE UZUN YATIŞLARIN ÖNÜNE GEÇİLECEK'<br>Acil servis hizmetlerinde yapılan düzenlemeye göre, acil serviste  hastası olup 8 saatten fazla gözlemde tutan ve kliniğine almayan branşlarda  'Merkezi Yatış Otomasyonları' üzerinden, bu hasta yatırılana kadar normal hasta  yatışı yetkisi kısıtlanacak.<br>Acil servis hastalarında radyoloji ve laboratuvar süreçlerinin  hızlandırılması mümkünse 'Mesai Kaydırma ve Vardiya Branş Polikliniği' uygulaması  için rutin laboratuvar ve görüntüleme hizmetleri için de ek mesai uygulaması  yapılacak.<br>Gerektiğinde hastane idaresinin, acil kabulü yüksek olan klinikler  için diğer kliniklerce yoğun kullanılmayan hasta yataklarını ilgili kliniğin  yatağı haline dönüştürmesi sağlanacak.<br>Özellikle acil cerrahi endikasyonu konulan hastaların yoğun bakım  yatağı ihtiyaçlarının bir yoğun bakım sorumlusu tarafından belirlenmesi  sağlanacak. Yoğun bakımlarda yer olmaması halinde acil hasta mağduriyetini  önlemek için ara bakım ünitelerinin düzenlenmesi sağlanacak.<br>'ACİL SERVİSLERDE KONSÜLTASYONLAR HIZLANACAK'<br>Genelgeye göre, acil servislerde konsültasyonların hızlandırılması  temin edilecek. Hekim kaynağı yeterli olan kliniklerin günlük iş akışları  içerisinde bir hekimini mutlaka konsültasyon amaçlı olarak görevlendirmesi, acil  servis konsültasyonlarında mavi kod kapsamında olmayanların en fazla 30 dakika  içinde yaptırılması, konsültan hekim listelerinin ve konsültasyon ortalama cevap  sürelerinin idareye teslim edilmesi sağlanacak.<br><br>Öte yandan, acil servislerde basit fiziksel iyileştirmeler de  yapılacak. İlgili acil servislerde ivedilikle küçük onarım, basit yapım işlerinin  yapılması ve hasta ve hasta yakını imkanları ve konforunun artırılması  sağlanacak.<br>İlgili acil servislerde araç giriş çıkış ve otopark imkanlarının  genişletilerek acil hastalara araç park imkanları ve kolaylığı getirilecek. ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gundemedirne.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/haber-7IiMlvzhgKev.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sağlık Bakanlığı'ndan Acil Servis genelgesi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gundemedirne.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/haber-7IiMlvzhgKev.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gündem Edirne ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gündem Edirne</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Zeytin Dalı Harekatına destek]]></title>
            <link>https://www.gundemedirne.com/zeytin-dali-harekatina-destek/648/</link>
            <description><![CDATA[Edirne Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü çalışanları, Zeytin Dalı Harekatı'nda ihtiyaç duyulması halinde sıkıntı yaşanmaması amacıyla kan bağışında bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.gundemedirne.com/zeytin-dali-harekatina-destek/648/</guid>
            <category domain="https://www.gundemedirne.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 30 Jan 2018 00:00:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Edirne Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü çalışanları, Zeytin Dalı Harekatı&#39;nda ihtiyaç duyulması halinde sıkıntı yaşanmaması için kan bağışı yaptı.<br>Türk Kızılayı Edirne Şubesi&#39;nce kurulan sedyelerde çalışanlar kan verdi.<br>Edirne Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Bilgin Özbaş, gazetecilere yaptığı açıklamada, kanın tek tedarik kaynağının insan olduğunu söyledi<br>İhtiyaç halinde destek olmak amacıyla kan bağış kampanyası başlattıklarını belirten Özbaş, 'İç Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgelerimiz karlarla kaplı. Belki Kızılay da insanımıza ulaşmakta zorluk çekiyor. Mehmetçiğimiz Suriye&#39;nin kuzeyinde Afrin bölgesinde. Olabilecek kan ihtiyacına karşı il müdürlüğü personelimizce destek olmaya çalışıyoruz. Canımızla, kanımızla, ordumuzun ve milletimizin yanındayız. Destek olmaya çalışıyoruz. Mesai bitimine kadar 100 ünitenin üzerinde kan bağışı yapılmasını amaçlıyoruz.' diye konuştu.<br>Türkiye Yeşilay Cemiyeti Edirne Şube Başkanı ve Edirne Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdür Yardımcısı Sebahattin Bilgiç de Zeytin Dalı Harekatı&#39;nda görev yapan Mehmetçiğe dua ettiklerini belirterek, Türkiye&#39;nin kanıyla canıyla Mehmetçiğin arkasında olduğunu kaydetti.<br>Sosyal Hizmet Uzmanı Nihan Ertan da Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı&#39;nın kan bağış kampanyasıyla Mehmetçiğin yanında olduğunu dile getirdi.<br>İl müdürlüğüne bağlı huzurevi, çocuk sitesi ve müdürlük çalışanları kan vermeye devam ediyor. ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gundemedirne.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/haber-TDKO7MfRByxv.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Zeytin Dalı Harekatına destek ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gundemedirne.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/haber-TDKO7MfRByxv.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gündem Edirne ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gündem Edirne</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Serviks kanseri farkındalık ayı]]></title>
            <link>https://www.gundemedirne.com/serviks-kanseri-farkindalik-ayi/551/</link>
            <description><![CDATA[Serviks kanserinin erken tanı ve etkin tedaviyle önlenebileceği bildirdi.İl Sağlık Müdürlüğü, Serviks Kanseri Farkındalık Ayı nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada, serviks kanserinin dünya ölçeğinde 45 yaş altı kadınlarda en sık görülen ikinci kanser türü olduğunu belirtti.]]></description>
            <guid>https://www.gundemedirne.com/serviks-kanseri-farkindalik-ayi/551/</guid>
            <category domain="https://www.gundemedirne.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 17 Jan 2018 00:00:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Dünya çapında 2 dakikada bir kadının serviks kanserinden öldüğü aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:<br>'Tarama programları, serviks kanserinin azalmasında önemli bir etkiye sahip olmasına rağmen hala kadınlar serviks kanseri nedeniyle ölmektedir. Serviks kanseri Türkiye&#39;de en sık görülen sekizinci kanser türüdür. Serviks kanserine yol açan bazı risk faktörlerinden kaçınmak mümkündür. Cinsel hayata erken başlayan ve çok partner değiştiren kadınlarda serviks kanseri riski artmaktadır. Doğum kontrol yöntemleri ya da spermleri öldüren jeller korunmada önerilebilir. 7 veya daha fazla hamilelik geçiren kadınlarda serviks kanseri riski fazladır. 5 yıldan uzun süre doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda da serviks kanseri riski artmaktadır. Düzenli jinekolojik muayene ve pap-smear testi, serviks kanserinden korunmada yardımcıdır. Sigara içmek serviks kanseri riskini artırır. Kanserden korunma, önlenebilir risk faktörlerinin azaltılıp, koruyucu faktörlerin artırılarak kanser gelişim riskinin azaltılmasıdır. Pap-smear testi ile serviks kanseri riski oldukça azalmıştır.' ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gundemedirne.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/haber-ocPhyLhJ9r61.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Serviks kanseri farkındalık ayı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gundemedirne.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/haber-ocPhyLhJ9r61.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gündem Edirne ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gündem Edirne</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Edirne'de hastalara Palyatif Bakım desteği]]></title>
            <link>https://www.gundemedirne.com/edirne-de-hastalara-palyatif-bakim-destegi/482/</link>
            <description><![CDATA[Edirne Sağlık Müdürlüğü tarafından, Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi bünyesindeki palyatif bakım servisinde hastalara ve yakınlarına en iyi sağlık hizmetinin sunulduğu bildirildi.]]></description>
            <guid>https://www.gundemedirne.com/edirne-de-hastalara-palyatif-bakim-destegi/482/</guid>
            <category domain="https://www.gundemedirne.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 08 Jan 2018 00:00:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Edirne Sağlık Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, 2016 yılında 36 yatakla hizmete açılan serviste, sağlık durumu ağır, tıbbi tedavi seçeneği kalmamış, evde bakımında güçlük yaşanan hastaların son dönemlerini huzur içinde geçirmeleri sağlanırken, hasta yakınlarına da büyük destek verildiği belirtildi.<br>Palyatif bakımın mevcut hastalığı nedeniyle tedaviye dirençli olan hastalara sağlanan bakım hizmeti olduğu aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:<br>'Bu hizmetten amaçlanan hastalıktan dolayı meydana gelen ve hastayı rahatsız eden sorunları hastanın, hastalığı tolere edebileceği seviyeye indirebilmektir. Palyatif bakımda hasta ve ailesine olabilecek en iyi yaşam kalitesinin sağlanması hedeflenir.<br>Hastaların yaşadığı ağrı, bulantı, kusma, yorgunluk, uyku problemi, nefes darlığı, ishal, kabızlık ve bilinç bulanıklığı gibi semptomlar onların yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Palyatif bakım servisinin amacı bu şikayetlerin kontrol altına alınmasıdır.<br>İleri dönem alzheimer hastaları, ileri dönem kanser hastaları, evde bakımında güçlük yaşanan her türlü nörolojik hasta, ileri dönem kalp, akciğer ve böbrek yetmezliği olan hastalar, beslenme güçlüğü olan hastalar ve sürekli yatmaya bağlı bası yarası olan hastalar palyatif bakım servisinden faydalandırılarak, yalnız bırakılmamaktadır.' ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gundemedirne.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/haber-sOuJRVxEijtP.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Edirne'de hastalara Palyatif Bakım desteği ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gundemedirne.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/haber-sOuJRVxEijtP.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gündem Edirne ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gündem Edirne</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Akciğer hastalıklarına uzaktan teşhis]]></title>
            <link>https://www.gundemedirne.com/akciger-hastaliklarina-uzaktan-teshis/484/</link>
            <description><![CDATA[Trakya Üniversitesi'nde (TÜ) geliştirilen yazılım sayesinde akciğer hastalıkları cep telefonu ve mikrofon yardımıyla alınan sesle uzaktan teşhis edilebilecek.]]></description>
            <guid>https://www.gundemedirne.com/akciger-hastaliklarina-uzaktan-teshis/484/</guid>
            <category domain="https://www.gundemedirne.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 08 Jan 2018 00:00:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ TÜ Mühendislik Fakültesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü Telekomünikasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Dr. Sezer Ulukaya, hazırladığı projeyle International Federation for Medical and Biological Engineering (IFMBE) tarafından desteklenen ve dünya genelinde 18 takımın katıldığı 'Bilgisayarlı Solunum Sesi İşleme' bilimsel yarışmasında birinci oldu.<br>Çalışmasının tıp dünyasında yaygınlaşmasını hedefleyen Ulukaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye&#39;de yetişmiş genç bilim insanlarının da dünya çapında başarılı çalışmalar ortaya koyabildiğini söyledi.<br>Uzun süredir doktorlara ve hastalara yardımcı olabilecek sistem üzerinde çalıştığını belirten Ulukaya, 'Doktorların kullandığı klasik stetoskopların belli frekansların üzerinde sesi bastırma özelliği var. Fakat bizim elektronik olarak elde ettiğimiz iyi örneklenmiş solunum sesleri ile hastalıklara ait anomalilerin yerlerini tespit edebiliyoruz. Bu tespit ettiğimiz yerleri de makine öğrenme algoritması ile hastalıkların sınıflandırılması ve teşhisi amacıyla doktorlara yardımcı bir sistem olarak dizayn ettik.' diye konuştu.<br>Ulukaya, yazılımın cihazlarda kullanılmasıyla doktor ve hastalara büyük kolaylıklar sağlayacağını dile getirerek, şu bilgileri verdi:'İlçede ya da kent merkezine uzak yerlerde yaşayan vatandaşımız, cep telefonuna bağlı çok gelişmiş olmayan bir mikrofonla kaydedeceği solunum sesini sağlık merkezine iletebilecek. Bu önerilen algoritmalar çalıştığında, solunum sesi verileri kullanılarak, ilgili hastanın hastalığının derecesi veya hasta olup olmadığı, akciğerin hangi bölgesinin hangi hastalığa maruz kaldığı hem doktora hem de hastaya raporlanabilecek. Biz bu çalışmanın ön adımlarını atmış olduk. Türkiye&#39;de ve dünyada akıllı stetoskoplar üzerinde çalışmalar yapılıyor fakat özellikleri sadece sesi kaydedip bu sesi flaş bellek ile bilgisayarlara aktarabilmekten öteye gitmiyor. Bizim önerdiğimiz algoritma stetoskopları da akıllı hale getirebilecek bir algoritmadır.' <br>- 'Bilgisayarlı solunum sesi işleme' Solunum seslerine ilişkin geliştirdiği paket programın kolaylıkla kullanılabileceğini aktaran Ulukaya, 'Doktor ve hastalar bu sistemi kolaylıkla kullanabilecek. Örneğin ilçede yaşayan vatandaşımız, başka bir şehirde yaşayan çok iyi bir cerraha ulaşmak isteyebiliyor. Hasta doktorun ayağına gitmeden kaydettiği akciğer sesini doktora ulaştırabilecek. Ayrıca bu sayede akciğer hastalığının teşhisi için birden çok doktora kısa sürede ulaşılıp, görüşleri alınabilecek.' ifadelerini kullandı. <br>Dr. Sezer Ulukaya, Boğaziçi ve Trakya üniversitelerinin desteğiyle Selanik&#39;te 18-21 Kasım&#39;da 18 ülkenin katıldığı 'Bilgisayarlı Solunum Sesi İşleme' bilimsel yarışmasında geliştirdikleri yazılımla birincilik elde ettiklerini ve bu yönde çalışmalarının süreceğini ifade etti. ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gundemedirne.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/haber-c9V4YnTrcEr4.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Akciğer hastalıklarına uzaktan teşhis ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gundemedirne.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/haber-c9V4YnTrcEr4.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gündem Edirne ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gündem Edirne</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Edirne'ye yurt dışından gelen hasta sayısında artış]]></title>
            <link>https://www.gundemedirne.com/edirne-ye-yurt-disindan-gelen-hasta-sayisinda-artis/338/</link>
            <description><![CDATA[TÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Taş: "Yurt dışından gelen hasta sayımız her geçen yıl artıyor. Geçen yıl 250 başvuru olmuş, bu yıl ise 537'ya yükseldi. Günden güne artan kaliteli sağlık hizmetimiz dolayısıyla bu sayıların daha da artacağını düşünüyoruz"]]></description>
            <guid>https://www.gundemedirne.com/edirne-ye-yurt-disindan-gelen-hasta-sayisinda-artis/338/</guid>
            <category domain="https://www.gundemedirne.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 17 Dec 2017 00:00:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi ve Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Taş, hastaneye yurt dışından gelen hasta sayısının her geçen yıl arttığını bildirdi.<br>Taş, düzenlediği basın toplantısında, kaliteli sağlık hizmeti vermek, hasta ve çalışan memnuniyetini artırmak amacıyla yenilikler yaptıklarını söyledi.<br>Hastanelerinin Edirne ve  çevre illerin yanı sıra Balkan ülkelerinden gelen hastalara da sağlık hizmeti sunduğunu belirten Taş, 'Vizyonumuzu ve misyonumuzu bu çerçevede belirleyip hastalarımıza daha iyi hizmet vermek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bizim açımızdan kaliteli, çağdaş ve bilimsel sağlık hizmeti vermek önemlidir. Bu yönde Sağlık Bakanlığı&#39;mızın kalite çalışmaları referansımız oldu.' diye konuştu.<br>Edirne&#39;nin sağlık turizminde yükselen değer olduğunu aktaran Taş, şunları kaydetti:<br>'Yurt dışından özellikle Balkan ülkelerinden hastalarımız geliyor. Bin yatak kapasitemiz var. Tadilatlar nedeniyle 800 civarında yatağımızı kullanıyoruz. Ciddi bir doluluk oranımız var. Yurt dışından gelen hasta sayımız her geçen yıl artıyor. Geçen yıl 250 başvuru olmuş, bu yıl ise bu sayı 537&#39;ya yükseldi. Yurt dışı hasta sayımız yıl içerisinde birden fazla geldiği için 700 ila 800&#39;e çıkıyor. Günden güne artan kaliteli sağlık hizmetimiz dolayısıyla bu sayıların daha da artacağını düşünüyoruz. Balkan ülkelerinden gelen hastalar, ülkelerinde çaresini bulamadıkları hastalıklarla ilgili bizi tercih ediyorlar. Uzun süreli tedavisi olan, dahili, cerrahi branşları ve zor ameliyatı olan yurt dışı hastalarımız geliyor. 35 yıllık bir kurumuz. Konusunda uzman öğretim görevlilerimiz hastalarımıza her konuda yardımcı oluyor.'<br>Bir gazetecinin sağlık personeli ihtiyacına ilişkin sorusuna Taş, 'Eski Bakanımız Sayın Mehmet Müezzinoğlu&#39;na teşekkür ediyoruz. Bize olabildiğince destek oldu hala oluyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı döneminde de olmuştu. Teşekkürlerimizi eksik emiyoruz. 91 sağlık personelinin bize kazandırılmasında katkıları oldu. 30 yataklı yeni yoğun bakım ihalesi yaptık. 20 yataklı çocuk yoğun bakımı da yapacağız. Buralarda çalışacak hemşire ihtiyacımız olacak.' şeklinde yanıt verdi.<br>Taş, hastanedeki yeniliklerin süreceğini kaydetti. ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gundemedirne.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/haber-0od83iGvMyL0.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Edirne'ye yurt dışından gelen hasta sayısında artış ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gundemedirne.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/haber-0od83iGvMyL0.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gündem Edirne ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gündem Edirne</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yeterli, Dengeli Beslenme ve Hareketli Yaşam Kurulu toplandı]]></title>
            <link>https://www.gundemedirne.com/yeterli-dengeli-beslenme-ve-hareketli-yasam-kurulu-toplandi/315/</link>
            <description><![CDATA[İl Sağlık Müdürü Dr. Muhsin Kişioğlu başkanlığında, Gülden Yörüten Toplantı Salonu'nda düzenlenen program, gündem maddelerin okunmasıyla başladı.]]></description>
            <guid>https://www.gundemedirne.com/yeterli-dengeli-beslenme-ve-hareketli-yasam-kurulu-toplandi/315/</guid>
            <category domain="https://www.gundemedirne.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 15 Dec 2017 00:00:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Daha sonra geçmiş yılın kurul kararları gözden geçirildi, 2017 yılında Obezite ve Metabolik Hastalıklar Birimi tarafından gerçekleştirilen faaliyetlerin sunumu yapıldı.<br>Obezite ile mücadele ve fiziksel aktivitenin yaşam biçimi haline getirilmesi konularında halka yönelik yapılabilecek faaliyetler, projeler, eğitimler ile sağlıkta önemli gün ve haftalarda farkındalık oluşturmak amacıyla paydaş kurum temsilcilerinin kurul kararları için teklifleri alındı.<br>Toplantının ardından katılımcılara, sağlıklı beslenmeyi teşvik etmek amacıyla elma, muz, mandalina ve şekersiz çay ikram edildi. ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gundemedirne.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/haber-sQnfU2rhc8up.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yeterli, Dengeli Beslenme ve Hareketli Yaşam Kurulu toplandı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gundemedirne.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/haber-sQnfU2rhc8up.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gündem Edirne ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gündem Edirne</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Gereksiz antibiyotik kullanımı azalmaya başladı]]></title>
            <link>https://www.gundemedirne.com/gereksiz-antibiyotik-kullanimi-azalmaya-basladi/258/</link>
            <description><![CDATA[Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Klinik Eczacılık Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mesut Sancar, Sağlık Bakanlığı'nın "Akılcı Antibiyotik Kullanımı 2014-2017 Eylem Planı" ile başarılı sonuçlar elde edildiğini, gereksiz antibiyotik kullanımının azalmaya başladığını belirtti. ]]></description>
            <guid>https://www.gundemedirne.com/gereksiz-antibiyotik-kullanimi-azalmaya-basladi/258/</guid>
            <category domain="https://www.gundemedirne.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 06 Dec 2017 00:00:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Prof. Dr. Sancar, Trakya Üniversitesi Balkan Yerleşkesi Türkan Sabancı Kültür Merkezi&#39;nde Akılcı İlaç ve Eczacılık Topluluğu&#39;nca düzenlenen 'Akılcı İlaç Kullanımı' konferansında, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye&#39;de gereksiz antibiyotik kullanımı sorununun insan sağlığı açısından önemli olduğunu vurguladı.<br>Sağlık Bakanlığı&#39;nın antibiyotik kullanımının azaltılması amacıyla çalışmalar yaptığını anımsatan Sancar, antibiyotiğin çok da gerekli olmadığı enfeksiyonlarda kullanımının önlenmesi amacıyla tedbirler alındığını hatırlattı.<br>Eczacıların artık antibiyotikleri reçetesiz vermeyerek bu sürece katkı sunduğunu anlatan Sancar, Sağlık Bakanlığı&#39;nın gereksiz antibiyotik kullanılmasının yarardan çok zarar getirdiğine yönelik çalışmalarının önemine değindi.<br>Mesut Sancar, şunları kaydetti:<br>'Çünkü artan bir mikrobiyal direnç var. Bu konu öyle bir noktaya gidiyor ki dünya şu anda bunu tartışıyor. Lüzum olmadığı halde tedbir amaçlı kullanılan antibiyotikler nedeniyle bazı enfeksiyonlar, bazı hastalıklar tedavi edilemeyecek duruma geldi. Sağlık Bakanlığı&#39;nın 2014-2017 yılı arası eylem planlarından biri akılcı antibiyotik kullanımına ilişkin. Bu kapsamda özellikle antibiyotik reçeteleme ya da antibiyotik kullanım oranlarının çok yüksek olduğu illerde pilot çalışmalar yapıldı. Aile hekimlerine, enfeksiyon uzmanlarına veya eczacılara yönelik eğitimler düzenlendi, antibiyotik kullanımı biraz daha aşağılara çekilsin diye. Sağlık Bakanlığı&#39;nın &#39;Akılcı Antibiyotik Kullanımı 2014-2017 Eylem Planı&#39; ile başarılı sonuçlar elde edildi. Gereksiz antibiyotik kullanımı azalmaya başladı.'<br>Sancar, gereksiz antibiyotik ya da ilaç kullanımına ilişkin hekimlerin ve eczacıların hastaları bilgilendirmesi gerektiğini vurguladı.<br>Dünya Sağlık Örgütü tahminlerine göre, ilaçların yüzde 50&#39;sinden fazlasının uygun olmayan şekilde reçetelenmekte, temin edilmekte veya satılmakta olduğunu belirten Sancar, birçok çalışma sonucuna göre ise hastaların ilaçlarını doğru şekilde kullanmadığını kaydetti.<br>- Vitamin, mineral ve destek ürünleri kullanımı <br>Prof. Dr. Mesut Sancar, dünyada gereğinden fazla vitamin, destek ürün ve minerallere eğilim olduğunu aktardı.<br>Vitaminlerin de gerektiği şekilde kullanılması gerektiğinin altını çizen Sancar, 'Vitamin, mineral ve destek ürünleri, bilimsel ve kanıta dayalı sonuçlar doğrultusunda, ölçüsüyle kullanılırsa vücuda yararlıdır. Ama gereğinde fazla ve amacı dışında kullanım da söz konusu. O zaman fazla vitamin ve mineral kullanımının da akılcı olmayan ilaç kullanımı içerisinde değerlendirilmesi gerekiyor.' diye konuştu. ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gundemedirne.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/haber-jY0pfsSNh65c.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Gereksiz antibiyotik kullanımı azalmaya başladı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gundemedirne.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/haber-jY0pfsSNh65c.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gündem Edirne ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gündem Edirne</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Aşkın Gözü Körmüş]]></title>
            <link>https://www.gundemedirne.com/askin-gozu-kormus/214/</link>
            <description><![CDATA[TÜ Tıp Fakültesi Fizyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Öztürk, "Aşkın gözü kördür" sözünün, bilimsel bir doğruluk payının olduğunu belirtti

]]></description>
            <guid>https://www.gundemedirne.com/askin-gozu-kormus/214/</guid>
            <category domain="https://www.gundemedirne.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 02 Dec 2017 00:00:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Fizyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Öztürk, 'Aşkın gözü kördür' sözünün, bilimsel bir doğruluk payının olduğunu söyledi. Prof. Dr. Öztürk, TÜ Genetik ve Biyoteknoloji Topluluğu tarafından TÜ Devlet Konservatuvarında düzenlenen 'Aşk Fizyolojisi' seminerinde, 'Aşkın vücuda fizyolojik etkileri? İlk görüşte aşk var mı? Aşkın insana sosyolojik etkileri' konularına temas etti. Aşk konusunun yüz yıllardan beri sanatçılar ve şairler tarafından ele alındığını anlatan Öztürk, son 30 yıldan beri bilim insanlarının da aşkın insan vücudundaki fizyolojik ve psikolojik etkilerini araştırdığını belirtti. Öztürk, halk arasında aşık olan insanlar için kullanılan 'Aşkın gözü kördür' sözünün insan beynindeki korku mekanizmasının bulunduğu amigdala bölgesiyle ilgili olduğunu belirtti.<br> İnsan beynindeki 'amigdala bölgesinin', insan korkularını yönettiğini ifade eden Öztürk, 'Aşkın gözü kördür diye bir söz var. Aşık olunduğunda beyinde amigdala bölgesinin aktivitesi azalıyor. Amigdala bizim korkularımızı da yöneten bir beyin bölgesi. Yani kişi bir anda korkusuzlaşıyor ve gözü bir anda bir şeyi görmez oluyor. Beyindeki bu değişiklikler, bu davranışları açıklıyor. &#39;Aşkın gözü kördür&#39; sözü bu bakımdan doğru. Bunun bilimsel bir açıklaması da bu' dedi.<br> Öztürk, aşık olan insanlarda farklı hormonal değişikliklerin yaşandığını kaydetti. Aşık olan insanların oksitosin hormonunun arttığını belirten Öztürk, şöyle devam etti: 'Bu artış karşılıklı bağlanmayı pekiştiren bir süreç. Yani çiftin bir arada olma kararını vermesinde beyinde artan oksitosin hormonunun büyük bir önemi var. Aşk deneyim bir stres durumu yaşatıyor kişilere. Kortizol hormonu yükseliyor. Bunun beraberinde serotonin hormonunun azalması özellikle o kişiye karşı saplantılı bir duruma dönüşebiliyor. Aşık olan kişi sürekli eşini düşünür hale geliyor. Aşk aslında bir dopominarjik ödüllendirme sistemini aktive eder. Aşık olan kişi, ödüllendirme hazzı yaşar beyninde. Terk edilen kişi bunu kaybetmiş oluyor. Onun için bir yoksunluk durumu ortaya çıkabiliyor. Bu bilinçli bir şekilde altı doldurulmazsa da kişide patolojik olgulara yol açabilir. Tüm bunların biyolojik bir zemini var.' <br> Öztürk, son dönemde yapılan çalışmalara göre sosyal medya üzerinden aşkını ilan eden kişilerin ise daha kıskanç olduğunu sözlerine ekledi. ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gundemedirne.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/haber-DVnqIsF5qv8c.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Aşkın Gözü Körmüş ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gundemedirne.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/haber-DVnqIsF5qv8c.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gündem Edirne ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gündem Edirne</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Her Yıl 175 Bin Kişi Kanser]]></title>
            <link>https://www.gundemedirne.com/her-yil-175-bin-kisi-kanser/203/</link>
            <description><![CDATA[Trakya Üniversitesi Rektörlüğü tarafından organize edilen ve Türk Kardiyoloji Derneği bölge toplantısı statüsünde olan Balkan Kardiyo Onkoloji Günleri toplantısında kanser tedavisinin kardiyak yan etkileri konusunda gerçekleştirdiği sunumunda 2016 yılında Türkiye Cumhuriyeti yeni kanser vakası istatistiklerini açıklayan Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Cafer Zorkun; '2016 yılında Türkiye Cumhuriyeti istatistiklerine göre yayınlanan bir makalede Türkiye'de her yıl 175 bin yeni kanser vakası olduğu açıklanıyor. Buna göre ABD'ye oranla çok daha kötü bir tablo ile karşılaşacağız' dedi.


]]></description>
            <guid>https://www.gundemedirne.com/her-yil-175-bin-kisi-kanser/203/</guid>
            <category domain="https://www.gundemedirne.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 01 Dec 2017 00:00:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Trakya Üniversitesi Rektörlüğü tarafından organize edilen ve Türk Kardiyoloji Derneği bölge toplantısı statüsünde olan Balkan KardiyoOnkoloji Günleri toplantısı, dün gerçekleştirilen sunumlarla başladı. Balkan Kongre Merkezi&#39;nde düzenlenen ve bugün de devam edecek &#39;Kardiyotoksisite: Nedenleri Görülme Sıklığı, Tanı, Korunma ve Tedavi&#39; konulu toplantıya Türk Hematoloji Derneği, Türk Pediatrik Onkoloji Grubu, Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği, Türk Tıbbi Onkoloji Derneği, Vasküler ve Moleküler Kardiyoloji Derneği, Türk Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği ve Avrasya Aile Hekimliği Derneği de bilimsel katkı sunuyor.<br>Toplantının ilk günündeki oturumuna Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, Edirne Belediye Başkan Yardımcısı ve Tabip Odası Başkanı Dr. Ertuğrul Tanrıkulu, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir, Tıp Fakültesi akademisyenleri ve öğrenciler katıldılar.<br>Toplantı, Türkiye Cumhuriyeti&#39;nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitler anısına bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı&#39;nın okunması ile başladı. Toplantının ilk oturumunda &#39;˜Kardiyotoksisitenin Sebepleri ve Tanımı&#39; konusunda sunumlar gerçekleştirildi. Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir, hematopatolojiler ve kardiyotoksisite; Medikal Onkoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İrfan Çiçin, immunoterapilerin kardiyotoksisitesi; Radyasyon Onkolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mert Saynak, radyokemoterapilerin kardiyotoksisitesi ve Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Cafer Zorkun, kanser tedavisinin kardiyak yan etkileri konusunda sunumlarını gerçekleştirdiler.<br>Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Cafer Zorkun, kanser tedavisinin kardiyak yan etkileri konusunda gerçekleştirdiği sunumunda; &#39;Kardiyoloji, Onkoloji&#39;ye tedavisini devam ettirmesi hususunda sadece yardım eder. Başka bütün pratiği dışında hiçbir şey yapmaz. Kardiyotoksisite, 1940&#39;lardan itibaren başlamış. 2010 yılında hemen hemen her şey değişmiş. Onkolojideki dev adımlarla birlikte olayların kardiyoloji açısından ele alınmasını da değiştirmiş. İlk KardiyoOnkoloji kliniği 2010 yılında ABD&#39;de açılmış. Çok büyük zorluklarla karşılaşmışlar ve dünyadaki tek örneği odur&#39; ifadelerine yer verdi.<br>En yüksek oran meme kanserindeKanser hastalarında ortaya çıkan sonuçları açıklayan Doç. Dr. Zorkun; &#39;ABD Ulusal Kanser Enstitüsü ve CDC verilerine göre bugün kanser tanısı konan çocukların yüzde 79&#39;u 5 yıl sonra hayatta. Bunların da yaklaşık olarak yüzde 75&#39;i 10 yıl sonra hayatta. Bugün kanser tanısı konan erişkinlerin yüzde 64&#39;ü 5 yıl sonra hayatta. Kanserli hastaların yüzde 61&#39;i 65 yaş ve üzeri ve 65 yaş üzerindeki her 6 kişiden biri kanser hastası. Meme kanserli hastalar, yüzde 22 ile kanserli hastalar içerisindeki en büyük grubu oluşturuyor. Bunu yüzde 17 ile prostat ve yüzde 11 ile kolorektal hastalar izlemektedir&#39; dedi.<br>Kalp yetersizliği kanser ölüm oranını artırıyorKanser ile kalp hastalıkları arasındaki ilişkiyi açıklayan Doç. Dr. Zorkun; &#39;Çocukluk çağı kanserlerinde kardiyovasküler mortalite genel popülasyona göre 5 kat daha yüksektir. Kanser tedavisi, kalp ve damar hastalıklarının gelişmesini hızlandırmaktadır. Ortak risk faktörleri; obesite, tütün kullanımı, yaş, inflamasyon ve yetersiz beslenme bunu tetiklemektedir. Kanserli hastalarda kalp yetersizliği yüzde 56 oranında artmış mortaliteye sahiptir. Var olan kanser mortalitesi kalp yetersizliği de eklenince 1,5 katına çıkıyor. Başarılı kanser tedavisi için kalp ve damar sağlığı korunmalıdır. Kardiyoloji sadece burada devreye giriyor. Tek hedefimiz, hastaların kanser tedavisini engellemeden devam etmesini sağlamak. Başarılı kanser tedavisi sayesinde hastalar, kalp ve damar sistemi problemleri ortaya çıkacak kadar uzun yaşamaktadırlar. İleride önlemek için de fırsat bulabileceğimizi düşünüyorum. Kanser; dil, din, ırk farkı ile jeopolitik ve sosyoekonomik sınır tanımaz&#39; sözlerine yer verdi.<br>&#39;ABD&#39;den daha kötü durumdayız&#39;2016 yılında Türkiye Cumhuriyeti istatistiklerine göre yayınlanan bir makalede Türkiye&#39;de her yıl 175 bin yeni kanser vakası olduğunu açıklayan Doç. Dr. Zorkun; &#39;Bu, devletin verdiği tek istatistiktir. Sonuçta birçok rakama sahip ama kanser istatistiklerini paylaşmak hakkına sahip değil. Buna göre ABD&#39;ye göre çok daha kötü bir tablo ile karşılaşacağız. Bu nedenle Onkolojimizin çok daha fazla desteğe ihtiyacı vardır&#39; dedi.<br>&#39;Trakya Üniversitesi Türkiye&#39;de ilk&#39; Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, ilk oturumun sona ermesinin ardından 2 gün sürecek Balkan KardiyoOnkoloji Günleri ile ilgili yaptığı açıklamada; &#39;Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi, bütün anabilim dallarıyla eksiksiz devam ediyor ve Türkiye&#39;de gerçekten saygın bir yeri var. Ama şimdi bizim istediğimiz şey; belli konularda bölgenin, Türkiye&#39;nin en iyisi olmak, hatta belli konularda dünya merkezlerinden biri olmak. Cafer hocam sayesinde KardiyoOnkoloji konusunda derinleşiyoruz ve gerçekten çok güzel bir ekip kuruldu. Multidisipliner bir sistem var. Bu sistemin içinde hem kardiyolog hem onkolog, hem radyolog, hem radyasyon onkologu, hem fizik tedavici var.  Burada Tıp Fakültesi Hastanesi&#39;nde görev yapan hemen her hekim var ve bu konuyu nasıl daha güzel yaparız, nasıl daha iyi derinleşirizi sağlıyor. Cafer hocamın bu konuda üniversitemize gerçekten önemli katkısı oldu. Türkiye&#39;de bir öncü olarak bu konunun en iyisi olmak amacındayız. Trakya Üniversitesi, bu konuda Türkiye&#39;de ilktir&#39; ifadelerine yer verdi. ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.gundemedirne.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/haber-VYsDO51tYRek.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Her Yıl 175 Bin Kişi Kanser ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.gundemedirne.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/haber-VYsDO51tYRek.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Gündem Edirne ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Gündem Edirne</dc:creator>
        </item>
    </channel>
</rss>