Modern yaşamın gizli tehlikesi: 'Ekran apnesi' kalbi sessizce etkiliyor

Günlük hayatın vazgeçilmezleri haline gelen bilgisayar, tablet ve akıllı telefonlar, yalnızca iletişim ve iş süreçlerini kolaylaştırmakla kalmıyor aynı zamanda fark edilmeden bazı sağlık risklerini de beraberinde getiriyor.

TAKİP ET Google News ile Takip Et

Uzmanlar, son dönemde giderek daha fazla gündeme gelen “ekran apnesi”nin sadece göz sağlığını değil, kalp sağlığını da tehdit edebileceğine dikkat çekiyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Okyay, özellikle uzun süre ekran başında kalan bireylerde bu durumun fark edilmeden gelişen bir solunum alışkanlığı olarak ortaya çıktığını belirtti.

Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte dijital cihazların hayatın merkezine yerleştiğini ifade eden Op. Dr. Okyay, ekran karşısında geçirilen uzun süreler boyunca kişilerin çoğu zaman bilinçsiz şekilde nefesini tuttuğunu ya da çok yüzeysel solunum yaptığını söyledi. Bu durumun kısa vadede fark edilmese de uzun vadede kalp üzerinde ciddi bir yük oluşturabileceğine dikkat çekti.

Ekran apnesinin çoğu kişi tarafından fark edilmediğini dile getiren Op. Dr. Okyay, özellikle yoğun dikkat gerektiren işlerle uğraşan kişilerde bu durumun daha sık görüldüğünü vurguladı. Bilgisayar başında çalışan, telefon ekranına uzun süre odaklanan ya da önemli bir metni dikkatle okuyan bireylerin, farkında olmadan nefesini tutabildiğini belirten Okyay, bu durumun gün içinde defalarca tekrarlandığını söyledi.

“Bu kısa süreli nefes tutma davranışı, gün içerisinde yüzlerce kez tekrarlandığında vücudun stres yanıtını artırıyor. Bu da zamanla kalp ritmi üzerinde düzensizliklere ve tansiyon değişikliklerine yol açabiliyor” diyen Okyay, özellikle masa başı çalışanlar, öğrenciler, yazılım geliştiriciler ve tasarımcılar gibi meslek gruplarının risk altında olduğunu ifade etti.

Ekran apnesinin oluşturabileceği etkilerin hafife alınmaması gerektiğini belirten Op. Dr. Okyay, solunumun kısa süreli kesintiye uğramasının bile vücutta önemli fizyolojik değişiklikler oluşturabildiğini dile getirdi. Bu durumun kandaki oksijen seviyesinde dalgalanmalara, karbondioksit oranında artışa, stres yanıtının tetiklenmesine ve sinir sisteminin daha aktif hale gelmesine neden olabileceğini söyledi.

Ayrıca bu sürecin kalp hızında düzensizliklere, yani aritmi riskine zemin hazırlayabileceğini belirten Okyay, uzun vadede tansiyon problemlerinin de ortaya çıkabileceğine dikkat çekti.

Özellikle gün boyu ekran başında çalışan kişilerde çarpıntı, göğüs sıkışması ve nefes darlığı gibi şikayetlerin son dönemde daha sık dile getirildiğini belirten Op. Dr. Okyay, Edirne’de de benzer şikayetlerle sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısında artış gözlendiğini ifade etti.

Pandemi sonrası uzaktan çalışma modelinin yaygınlaşmasıyla birlikte dijital cihaz kullanımının arttığını vurgulayan Okyay, bu durumun kalp ritim bozuklukları, stres kaynaklı tansiyon yükselmesi ve solunum düzensizlikleri gibi sorunları daha görünür hale getirdiğini söyledi. Tek başına “ekran apnesi” tanısı koymanın zor olduğunu ifade eden Okyay, ancak hastaların günlük alışkanlıkları incelendiğinde ekran karşısında nefes tutma davranışının oldukça yaygın olduğunu belirtti.

Ekran apnesinin bazı gruplarda daha sık görüldüğünü ifade eden Op. Dr. Okyay, özellikle günde 6 saatten fazla ekran kullanan bireylerin dikkatli olması gerektiğini söyledi. Masa başı çalışanlar, yazılım geliştiriciler, tasarımcılar, uzun süre odaklanma gerektiren meslek grupları, yoğun stres altında çalışan kişiler, anksiyete düzeyi yüksek bireyler ve uyku düzeni bozuk olanların risk grubunda yer aldığını dile getirdi.

Ayrıca sosyal medya kullanım süresi yüksek olan gençlerde de benzer solunum alışkanlıklarının görülme ihtimalinin arttığına dikkat çekti.

Uzun süredir bilinen 20-20-20 kuralının göz sağlığı açısından önemli olduğunu hatırlatan Op. Dr. Okyay, bunun tek başına yeterli olmadığını belirtti. Buna ek olarak “nefes molası” verilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.

Her 20 dakikada bir kısa süreli nefes egzersizleri yapılmasını öneren Okyay, diyaframdan derin nefes alıp yavaş şekilde vermenin, omuz ve boyun kaslarını gevşetmenin ve doğru oturuş pozisyonunun korunmasının kalp üzerindeki yükü azaltabileceğini söyledi.

Bu basit uygulamaların stres seviyesini dengeleyebileceğini ve kalp sağlığını korumaya katkı sağlayabileceğini belirten Okyay, günlük yaşamda küçük değişikliklerle ekran apnesinin etkilerinin azaltılabileceğini vurguladı.

Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası olduğunu ancak bilinçli kullanım alışkanlıklarının büyük önem taşıdığını ifade eden Op. Dr. Ahmet Okyay, ekran apnesinin çoğu kişi tarafından fark edilmeden yaşandığını ve bu nedenle “sessiz risk” olarak değerlendirildiğini söyledi.

Uzun vadede kalp sağlığını korumak için yalnızca ekran süresini azaltmanın yeterli olmadığını belirten Okyay, ekran karşısındaki davranışların da en az süre kadar önemli olduğuna dikkat çekti. Dijital yaşamın beraberinde getirdiği bu yeni risklere karşı toplumda farkındalık oluşturulması gerektiğini vurgulayan Okyay, ekran başında geçirilen süre arttıkça sadece gözlerin değil, nefesin ve kalbin de kontrol edilmesi gerektiğini ifade ederek uyarılarda bulundu.