İnşaat mühendislerinden Mimar Sinan'a saygı

Edirne'de, Osmanlı mimarisinin zirve ismi Mimar Sinan, vefatının 438. yıldönümünde unutulmadı. Selimiye Meydanı'nda bulunan Mimar Sinan Heykeli önünde düzenlenen anma programına, İnşaat Mühendisleri Odası Edirne Temsilciliği üyeleri katıldı ve çelenk bırakılarak basın açıklaması gerçekleştirildi.

TAKİP ET Google News ile Takip Et

Edirne’deki etkinlikte konuşan İnşaat Mühendisleri Odası Edirne İl Temsilcisi Eren Eryılmaz, Mimar Sinan’ın sadece taş ve harçla değil, insanın kalbine dokunan eserler yarattığını belirterek, “Koca Sinan’ı anmak için bir aradayız. Çıraklık yıllarını Şehzade Camisi’nde, kalfalık dönemini Süleymaniye Camisi’nde, ustalık dönemini ise Selimiye Camisi’nde yaşadı ve eserlerinde yaratıcılığını doruğa taşıdı. Onun eserleri yalnızca estetik güzellik değil, aynı zamanda mühendislikteki ileri hesapları, deprem dayanıklılığı, akustik düzenlemeler ve suyun kullanımına dair teknik çözümleri barındırır” dedi.

Sinan’ın şehir planlamasında ve eserlerinde insan odaklı bir anlayış benimsediğini ifade eden Eryılmaz, “Cami, medrese, köprü ve hamamlarıyla şehirlerin kimliğini şekillendirdi. Selimiye Camii, mimarlık tarihinin başyapıtlarından biri olarak kubbe ve mekan tasarımında ulaşılan en üst seviyeyi temsil ediyor. Mimar Sinan, yalnızca mimari ve mühendislik alanında çığır açmadı, aynı zamanda Anadolu ve Balkan coğrafyasına, özellikle Edirne’ye kalıcı eserler kazandırdı. Toplamda 375 eser, 81 cami, 51 mescit, 55 medrese, 17 türbe, 17 imarethane, 3 hastane, 8 köprü, 5 suyolu, 20 kervansaray, 36 saray, 8 mahzen, 48 hamam ve daha fazlası onun eserleri arasında yer alıyor. Selimiye Camii ise ‘ustalık eserim’ diyerek yarattığı en önemli başyapıtı olarak, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alıyor” açıklamasında bulundu.

Edirne’de Mimar Sinan’a ait toplam 13 yapının bulunduğunu kaydeden Eryılmaz, “Merkez ilçedeki Defterdar Camii, Sokullu Mehmet Paşa Hamamı, Alipaşa Çarşısı, Rüstem Paşa Sarayı, Yalnız Göz Köprüsü, Adalet Kasrı, Kanuni Köprüsü ile Havsa İlçesi’ndeki Sokullu Mehmet Paşa Camii ve Lalapaşa İlçesi’ndeki Taşlımüsellim Suyolu ile Yedi Göz Su Kemeri, Sinan’ın mühendislik dehasını gözler önüne seriyor. Ayasofya’nın günümüze ulaşmasını sağlayan onarımlar da onun mühendislik katkısıyla mümkün oldu. Bu eserler, Sinan’ın döneminin bilgi birikimini en üst seviyede hayata geçirdiğinin kanıtıdır. Yıllarca süren doğal afetlere rağmen ayakta kalmaları, bize onun mühendislik yaklaşımından çıkarılacak derslerin önemini gösteriyor” diye konuştu.

Eryılmaz, Selimiye Camii’nin uzun yıllar boyunca korunmasını sağlayacak kapsamlı restorasyon çalışmalarına da değinerek, “2021’de başlayan restorasyon, 2025 sonunda tamamlandı. Vakıflar Genel Müdürlüğü, bilim kurulunun denetiminde tüm yapıyı güçlendirdi. Minareler ve ana kubbe depreme karşı takviye edilirken, ana kubbe kurşun kaplamaları baştan aşağı yenilendi. İç mekan kalem işleri uzman hattatlar tarafından orijinaline uygun şekilde restore edildi. Dış cephede ve farklı noktalarda onarım çalışmaları titizlikle yürütüldü” dedi.

Restorasyon sürecinde bazı tartışmalar yaşandığını hatırlatan Eryılmaz, “Selimiye Camii, 2011’den bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Listeye dahil olabilmesi için özgünlük ve bütünlük unsurlarının korunması şart. Kubbe kalem işleri, 200 yıllık tarihi değere sahip mevcut eserlerdir. Mimar Sinan’a hakkını teslim etmenin tek yolu, eserlerini koruyup gelecek nesillere taşımaktır. Bu bizim tarihimize ve insanlığa karşı sorumluluğumuzdur” şeklinde konuştu.

Program, Selimiye Meydanı’ndaki Mimar Sinan Heykeli önünde toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.