Görme kaybının sebebi migren, MS veya inme olabilir!
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte telefon, bilgisayar ve tablet kullanımının artması, göz sağlığını da olumsuz etkileyen önemli faktörler arasında yer alıyor. Günümüzde birçok hastalıkta olduğu gibi göz sağlığının da ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çeken Nöroloji Uzmanı Dr. Alev Vatan, görmenin yalnızca gözle sınırlı olmadığını vurguladı.
Gözlerin dünyaya açılan bir pencere olduğunu, sinir sisteminin ise bu pencerenin işleyişini sağlayan temel yapı olduğunu ifade eden Dr. Vatan, göz ile beyin arasındaki sinirsel bağlantılarda yaşanan sorunların ciddi görme problemlerine yol açabileceğini belirtti.
Nörolojik göz hastalıklarının; görme yollarını, göz kaslarını veya sinirsel iletimi etkileyerek görme kaybı, çift görme ve göz hareketlerinde bozukluklara neden olabildiğini dile getiren Vatan, bu tür rahatsızlıkların çoğu zaman göz ardı edildiğini ancak ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Görme sorunlarının her zaman doğrudan göz hastalıklarından kaynaklanmadığını belirten Vatan, sinir sistemine bağlı problemlerin de bu tabloya neden olabileceğini ifade etti.
Bu hastalıkların ışık çakmaları, zikzaklı görme, görme alanında ani daralma, geçici kararmalar, göz kapağında düşüklük, çift görme ve bulanık görme gibi belirtilerle kendini gösterebildiğini aktaran Vatan, bu şikayetlerin çoğu zaman önemsenmediğini söyledi. Oysa erken teşhis ve doğru tedavinin kalıcı görme kayıplarını önlemede büyük rol oynadığını vurguladı.
Nörolojik göz hastalıklarının teşhisinde birden fazla yöntemin birlikte değerlendirildiğini belirten Vatan, Manyetik Rezonans (MR), Elektroensefalogram (EEG) ve detaylı göz muayenesinin tanı sürecinde önemli yer tuttuğunu ifade etti. MR ile beyin ve göz arasındaki bağlantıların incelendiğini, EEG ile beyin aktivitelerinin değerlendirildiğini ve göz muayenesiyle görme fonksiyonlarının detaylı şekilde analiz edildiğini söyledi.
Görme sürecinin retina ile başlayıp optik sinir üzerinden beyindeki görme merkezine kadar uzanan karmaşık bir sistem olduğunu dile getiren Vatan, bu hattın herhangi bir noktasında oluşabilecek hasarın görme kalitesini doğrudan etkileyebileceğini belirtti.
Çevresel faktörlerin de göz sağlığı üzerinde etkili olduğunu ifade eden Vatan, özellikle stresin bazı bireylerde geçici görme sorunlarına yol açabileceğini söyledi. Nörolojik etkilerin bazen kısa süreli, bazen ise kalıcı olabildiğini kaydetti.
Optik nöritin en sık karşılaşılan nörolojik göz hastalıklarından biri olduğunu belirten Vatan, bu durumda optik sinirin iltihaplanması sonucu görme kaybı ve bulanıklık yaşanabileceğini ifade etti. Migrene bağlı görme bozukluklarının da yaygın olduğunu belirten Vatan, ışık çakmaları ve kör noktaların hastalarda endişeye yol açabildiğini dile getirdi.
Ayrıca çift görme ve göz kapağı düşüklüğünün bazı kas hastalıklarıyla ilişkili olabileceğini söyleyen Vatan, inme ve beyin tümörü gibi ciddi rahatsızlıkların da görme kaybına neden olabileceği uyarısında bulundu.
Bu hastalıkların oluşumunda genetik yatkınlığın yanı sıra çevresel etkenlerin de rol oynadığını belirten Vatan, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının sinir sistemi sağlığını korumada önemli olduğunu ifade etti. Bazı durumlarda hastalıkların ileri evrelere kadar belirti vermeyebileceğini söyleyen Vatan, erken müdahalenin kritik olduğunu vurguladı.
Göz ve sinir sistemi sağlığını korumak için dengeli beslenmenin önemine dikkat çeken Vatan, A ve C vitamini açısından zengin gıdalar ile omega-3 içeren besinlerin tüketilmesini önerdi. Uzun süreli ekran kullanımının gözleri yorduğunu belirten Vatan, düzenli aralıklarla mola verilmesi gerektiğini ifade etti.
Stresin göz sağlığı üzerindeki etkilerine de değinen Vatan, göz tiklerinin genellikle zararsız olsa da yaşam kalitesini düşürebileceğini söyledi. Migrenin ise ışık çakmaları, bulanık görme ve geçici görme kaybı gibi şikayetlere neden olabileceğini belirtti. Retina damarlarında oluşabilecek spazmların da görmede bulanıklık ve siyah noktalar oluşturabileceğini kaydetti.
Nöro-oftalmolojinin, göz ile beyin arasındaki sinirsel bağlantılardan kaynaklanan hastalıkların tanı ve tedavisiyle ilgilendiğini belirten Vatan, bu alanda nöroloji ve göz hastalıkları uzmanlarının birlikte çalıştığını ifade etti.
Optik nörit, Multipl Skleroz, görme alanı kaybı, çift görme, Horner sendromu ve kortikal körlük gibi hastalıkların bu kapsamda değerlendirildiğini belirten Vatan, tedavi sürecinde ilaç, cerrahi ve görme rehabilitasyonu gibi yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.
Göz sinir hasarında ani ya da yavaş gelişen görme kaybı, görme alanında daralma, renk algısında bozulma, göz hareketleri sırasında ağrı, ışık çakmaları ve çift görme gibi belirtilerin ortaya çıkabileceğini ifade eden Vatan, bu tür şikayetlerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Ani görme kaybı, çift görme veya geçici kararma yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden bir uzmana başvurması gerektiğini belirten Vatan, erken teşhisin görme kaybını önlemede en önemli unsur olduğunun altını çizdi.