Ergin'den Edirne Gastronomisi için ortak mücadele çağrısı
Edirne Tüm Aşçılar Derneği Başkanı İsmail Ergin, 16-19 Aralık tarihlerinde gerçekleştirilecek 23. Uluslararası İstanbul Mutfak Günleri öncesinde Edirne'deki kurumlara, mesleki eğitim okullarına ve işletmelere ortak hareket etme çağrısında bulundu. Ergin, kentin yöresel yemeklerinin, ürünlerinin ve genç aşçılarının önemli gastronomi organizasyonlarında daha güçlü şekilde temsil edilmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye Aşçılar Federasyonu tarafından düzenlenecek Uluslararası İstanbul Mutfak Günleri’nin gastronomi dünyasının önemli buluşmalarından biri olduğunu belirten Ergin, organizasyonun kentlerin sahip olduğu mutfak kültürünü tanıtması açısından büyük bir fırsat sunduğunu ifade etti.
“Yarışmalar yalnızca madalya kazanmak için yapılmıyor”
Gastronomi yarışmalarının sadece derece ve madalya kazanmak amacıyla düzenlenen etkinlikler olarak değerlendirilmemesi gerektiğini dile getiren Ergin, bu organizasyonların şehirlerin tanıtımına da önemli katkılar sağladığını kaydetti.
Yarışmalar sayesinde yöresel yemeklerin daha geniş kitlelere ulaştığını belirten Ergin, genç aşçıların da farklı mutfakları tanıma, mesleki deneyim kazanma ve kendilerini geliştirme imkanı bulduğunu söyledi.
Edirne’nin zengin bir mutfak kültürüne sahip olduğuna dikkat çeken Ergin, tava ciğer başta olmak üzere kentin yöresel yemeklerinin ve ürünlerinin ulusal ve uluslararası organizasyonlarda daha fazla tanıtılması gerektiğini ifade etti.
Ergin, “Uluslararası İstanbul Mutfak Günleri yalnızca Edirne için değil, ülkemizin bütün şehirleri için gastronomik değerlerini, yöresel mutfaklarını ve genç yeteneklerini gösterebilecekleri önemli ve prestijli bir platformdur. Edirne’nin de bu organizasyonda güçlü şekilde temsil edilmesini istiyoruz” dedi.
Okulların katılamaması üzüntü oluşturdu
Geçmiş yıllarda Edirne’de faaliyet gösteren mesleki eğitim kurumlarının İstanbul’daki gastronomi yarışmalarına düzenli şekilde katıldığını hatırlatan Ergin, 22. Uluslararası İstanbul Mutfak Günleri’nde kentten herhangi bir okulun yer alamamasının kendilerini üzdüğünü söyledi.
Okulların bu tür organizasyonlara katılmasının hem öğrencilerin mesleki gelişimi hem de Edirne mutfağının tanıtılması açısından önemli olduğunu belirten Ergin, gençlerin yarışmalarda deneyim kazanmasının gelecek dönemlerde kentin gastronomisine doğrudan katkı sunacağını dile getirdi.
Herhangi bir okulun katılamadığı organizasyonda Edirne Tüm Aşçılar Derneği olarak sorumluluk üstlendiklerini anlatan Ergin, kendi imkanlarıyla yarışmaya katıldıklarını kaydetti.
Edirne’ye dört madalyayla döndüler
Bir usta ve üç öğrenciyle Edirne’yi temsil ettiklerini belirten Ergin, yarışmadan bir altın, bir gümüş ve iki bronz madalya kazandıklarını söyledi. Elde edilen derecelerin Edirne mutfağının ve genç aşçıların sahip olduğu potansiyeli gösterdiğini vurgulayan Ergin, başarıların kent adına değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Dernek olarak yalnızca İstanbul’daki organizasyonda değil, farklı şehirlerde düzenlenen gastronomi yarışmalarında da Edirne’yi temsil ettiklerini anlatan Ergin, Alanya Altın Kepçe Yarışması’nda da önemli dereceler elde ettiklerini hatırlattı.
Yarışmada “Yılın En İyi Genç Şefi” ödülünün yanı sıra bir altın ve bir gümüş madalya kazandıklarını belirten Ergin, genç aşçıların desteklendiğinde önemli başarılara ulaşabileceğini söyledi.
Ergin, “Bizim için önemli olan sadece madalya kazanmak değildir. Edirne’nin adının ve Edirne mutfağının bu önemli platformlarda yer alması çok daha değerlidir. Kazanılan her derece, şehrimizin gastronomi alanındaki gücünü ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.
Tava ciğerin başarısı Edirne’ye gurur yaşattı
Edirne’nin simge lezzetlerinden tava ciğerin ulusal düzeyde elde ettiği başarıya da değinen Ergin, yapılan değerlendirmeler sonucunda “Yılın En İyi Ciğercisi” unvanının Edirne’den çıkmasının kent adına ayrı bir gurur kaynağı olduğunu dile getirdi.
Tava ciğerin yalnızca bir işletmeye ait ürün olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Ergin, bu lezzetin Edirne mutfağının en önemli değerlerinden biri olduğunu söyledi. Böyle bir unvanın kente kazandırılmasının bütün gastronomi paydaşlarının ortak başarısı olarak görülmesi gerektiğini belirtti.
Edirne’nin gastronomide önemli bir marka olabilecek birikime sahip olduğunu anlatan Ergin, kentin yöresel lezzetlerinin doğru tanıtım ve ortak çalışmalarla daha geniş kitlelere ulaştırılabileceğini kaydetti.
“Edirne’de güçlü bir insan kaynağı var”
Kentte mesleki eğitim veren güçlü okulların bulunduğuna dikkat çeken Ergin, öğretmenlerin, öğrencilerin, ustaların ve işletmelerin aynı hedef doğrultusunda bir araya gelmesi halinde çok daha büyük başarıların elde edilebileceğini ifade etti.
Ergin, “Edirne’mizde güçlü mesleki eğitim kurumlarımız, mesleğine gönül vermiş değerli öğretmenlerimiz, yetenekli öğrencilerimiz, ustalarımız ve işletmelerimiz var. Bu potansiyeli hep birlikte desteklediğimizde Edirne gastronomisini çok daha ileri bir noktaya taşıyabileceğimize inanıyorum” diye konuştu.
Gençlerin yarışmalara hazırlanabilmesi ve bu organizasyonlarda Edirne’yi temsil edebilmesi için kurumsal desteğe ihtiyaç duyulduğunu belirten Ergin, kamu kurumları, yerel yönetimler ve özel işletmelerin sürece katkı sağlamasını istedi.
Genç aşçılar için destek istedi
Gastronomi yarışmalarının gençlerin mesleki bilgilerini geliştirmelerinin yanı sıra özgüven kazanmalarına da yardımcı olduğunu söyleyen Ergin, yarışmalarda edinilen deneyimin öğrencilerin kariyerleri açısından önemli kapılar açabileceğini ifade etti.
Öğrencilerin yarışmalara hazırlanmasından ustaların organizasyonlara katılmasına kadar verilecek her desteğin Edirne’ye yapılmış bir yatırım olduğunu vurgulayan Ergin, gastronomi alanındaki başarıların kalıcı hale gelmesi için kurumsal ve ekonomik desteğin şart olduğunu dile getirdi.
Kentteki bütün paydaşları gençlerin yanında olmaya davet eden Ergin, “Gelin, Edirne’miz ve Edirne gastronomisi için gençlerimizin yanında olalım. Okullarımızı, öğrencilerimizi ve ustalarımızı yarışmalara hazırlarken işletmelerimiz, kurumlarımız ve şehrimizin bütün paydaşlarıyla birlikte hareket edelim” çağrısında bulundu.
“Bu mücadelede yalnız kalmak istemiyoruz”
Edirne mutfağının daha geniş kitlelere tanıtılması ve gençlerin önünün açılması halinde kentin gastronomide güçlü bir marka haline gelebileceğini belirten Ergin, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bir öğrencinin yarışmaya katılmasına verilen destek de bir ustanın Edirne adına yarışmasına sağlanan katkı da şehrin geleceğine yapılan yatırımdır. Başarıyı da gururu da tek başımıza değil, hep birlikte yaşayalım. Çünkü kazanılan her madalyada bir öğrencinin emeği kadar Edirne’nin adı da vardır. Bugün en büyük isteğimiz, verdiğimiz bu mücadelede artık yalnız kalmamaktır.”(Haber: Kumru Öngün)