Deprem değil, dayanıksız yapılar can alıyor
Kentsel Dönüşüm Başkanlığı'nın 2025 yılı verilerini paylaşan Eryılmaz, 6306 sayılı Kanun kapsamında Türkiye genelinde 30 bin 7 yapı hakkında riskli yapı tespiti gerçekleştirildiğini açıkladı.
Haberin Özeti
- • Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’nın 2025 yılı verilerini paylaşan Eryılmaz, 6306 sayılı Kanun kapsamında Türkiye genelinde 30 bin 7 yapı hakkında riskli yapı tespiti gerçekleştirildiğini açıkladı.
Söz konusu yapılarda 167 bin 560’ı konut, 26 bin 821’i iş yeri olmak üzere toplam 194 bin 381 bağımsız bölüm bulunduğunu belirten Eryılmaz, aynı yıl 11 bin 940 riskli yapının yıkıldığını kaydetti. Yıkılan yapılardaki bağımsız bölüm sayısının ise 59 bin 329 olduğu bildirildi.
Yürütülen çalışmaların önemli olduğunu ancak mevcut riskli yapı sayısı dikkate alındığında dönüşüm ihtiyacını karşılamaktan uzak kaldığını ifade eden Eryılmaz, sürecin daha hızlı ve planlı şekilde yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Binanın yaşı tek başına yeterli değil
Bir yapının güvenli olup olmadığının yalnızca yapım tarihine bakılarak belirlenemeyeceğine dikkat çeken Eryılmaz, binanın hangi deprem yönetmeliğine göre projelendirildiğinin, kullanılan malzemelerin ve uygulama kalitesinin de incelenmesi gerektiğini dile getirdi.
Yapıların kullanım sürecinde geçirdiği değişikliklerin taşıyıcı sistem açısından ciddi tehlikeler oluşturabileceğini anlatan Eryılmaz; zemin katlardaki duvarların kaldırılması, kolon ve kirişlere müdahale edilmesi, kaçak kat ve eklentiler yapılması ile kullanım amacının değiştirilmesinin riskleri artırdığını söyledi.
Binaların yalnızca inşa aşamasında değil, kullanım ömürleri boyunca teknik denetime tabi tutulması gerektiğini vurgulayan Eryılmaz, düzenli kontrol mekanizmalarının hayata geçirilmesini istedi.
Yeni yapıların ileride riskli hale gelmesini önleyecek kalıcı bir sistem kurulması gerektiğini ifade eden Eryılmaz; doğru zemin etüdü, güvenli proje, kaliteli malzeme, nitelikli uygulama, etkin şantiye şefliği ve bağımsız yapı denetiminin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Bilim insanları, mühendisler, üniversiteler ve meslek odalarının yıllardır uyarılarda bulunduğunu hatırlatan Eryılmaz, büyük depremlerin ardından aynı sorunların tekrar gündeme gelmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Edirne İl Temsilciliği, Türkiye’deki bütün yapıları kapsayan güncel ve bilimsel bir envanter hazırlanması yönündeki talebini yineledi. Esra Jalil