'Bu Sevda Bize Dedelerimizden Kaldı'
Edirne'nin İpsala ilçesinde bu yıl 25'incisi düzenlenen Kel Aliço Yağlı Güreşleri, Yunanistan'dan gelen güreş tutkunlarını ağırladı. Serez'in Nigrita bölgesinden gelen Tousios Athanasios ve Polixronidis Spiros ile İskeçe'den gelen Sali Oglou Serat ve Esat Nixat, er meydanındaki mücadeleleri büyük bir heyecanla izledi.
İpsala Belediyesinin daveti üzerine ilçeye gelen güreşseverler, yağlı güreşe duydukları sevginin kendilerine babalarından ve dedelerinden miras kaldığını söyledi. Grup adına açıklamalarda bulunan Esat Nixat, Türkiye’nin farklı bölgelerinde düzenlenen güreş organizasyonlarını arkadaşlarıyla birlikte uzun yıllardır takip ettiklerini belirtti.
“NEREDE GÜREŞ VARSA BİRLİKTE GİDİYORUZ”
Yağlı güreşin kendileri için büyük bir tutku olduğunu anlatan Nixat, Kırkpınar ve İpsala’nın yanı sıra Konya, Antalya ve Çanakkale’de düzenlenen güreşlere de gittiklerini söyledi.
Arkadaşlarıyla birlikte Türkiye’nin birçok bölgesindeki er meydanlarını ziyaret ettiklerini dile getiren Nixat, “Konya’ya kadar birlikte gittik. Antalya’daki güreşleri de izledik. Geçtiğimiz günlerde Çanakkale’nin Çardak beldesinde düzenlenen güreşlere katıldık. Nerede güzel bir güreş organizasyonu varsa imkanlarımız el verdiği sürece hep birlikte gidiyoruz. Güreşi çok seviyoruz ve yıllardır yakından takip ediyoruz” dedi.
Edirne ve İpsala’daki güreşleri yaklaşık 36 yıldır takip ettiklerini belirten Nixat, arkadaşları arasında Kırkpınar’a yaklaşık 40 yıldır gelenlerin bulunduğunu ifade etti.
Nixat, “Bazı arkadaşlarımız Kırkpınar’a aileleriyle birlikte geliyor. Yıllardır aynı heyecanı yaşıyoruz. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin ve İpsala’da düzenlenen Kel Aliço Yağlı Güreşleri’nin bizim için çok ayrı bir yeri var” diye konuştu.
GÜREŞ SEVGİSİ BABALARINDAN VE DEDELERİNDEN KALDI
Ailelerinin mübadele döneminde Türkiye’den Yunanistan’a gittiğini anlatan Nixat, köklerinin Edirne ve çevresine dayandığını söyledi.
Güreşe duydukları ilginin ailelerinden kendilerine aktarıldığını belirten Nixat, “Ailelerimiz mübadele döneminde Türkiye’den Yunanistan’a gitmiş. Babam henüz iki veya üç yaşındayken Yunanistan’a gitmiş. Edirne ve bu bölgeyle olan bağımız çok eskiye dayanıyor. Güreş sevgisi de bize babalarımızdan ve dedelerimizden kaldı. Onların anlattıklarıyla, hatıralarıyla ve güreşe duydukları sevgiyle büyüdük. Şimdi biz de arkadaşlarımızla birlikte bu geleneği yaşatmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Yağlı güreşin kendileri için yalnızca bir spor müsabakası olmadığını vurgulayan Nixat, er meydanlarının geçmişleriyle bağ kurmalarını sağladığını dile getirdi. Yunanistan’da da geleneksel güreş organizasyonlarının yapıldığını belirten Nixat, Serez bölgesindeki güreşlere de katıldıklarını anlattı.
İPSALA BELEDİYESİNİN DAVETİYLE GELDİLER
İpsala Belediyesinin davetiyle 25. Kel Aliço Yağlı Güreşleri’ni izlemeye geldiklerini belirten Nixat, ilçede kendilerine gösterilen ilgiden memnun olduklarını söyledi.
İpsala’yı daha önce de birçok kez ziyaret ettiklerini ifade eden Nixat, “İpsala Belediye Başkanı bizi davet etti. Biz de Tousios Athanasios, Polixronidis Spiros ve Sali Oglou Serat ile birlikte davete katıldık. İpsala’ya her gelişimizde çok güzel karşılanıyoruz. Burada uzun yıllara dayanan dostluklarımız bulunuyor. Kel Aliço Yağlı Güreşleri’nde yeniden bulunmaktan dolayı çok mutluyuz” dedi.
KIRKPINAR’IN GÖNÜLLERİNDE AYRI BİR YERİ VAR
Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’ni yaklaşık 40 yıldır takip ettiklerini anlatan Nixat, Edirne’ye geldiklerinde kendilerini yabancı hissetmediklerini belirtti.
Kırkpınar’ın atmosferinden çok etkilendiklerini söyleyen Nixat, “Kırkpınar’a uzun yıllardır geliyoruz. Buradaki güreşler ve er meydanındaki atmosfer çok güzel. Edirne’ye ve İpsala’ya geldiğimizde kendimizi yabancı hissetmiyoruz. Buradaki insanlarla aynı heyecanı paylaşıyoruz. Güreş başladığı zaman hepimiz yeniden büyük bir heyecan yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.
“PEHLİVANLARI GÖRÜNCE TÜYLERİMİZ DİKEN DİKEN OLUYOR”
Geçmişte efsane başpehlivan Ahmet Taşçı’yı büyük bir hayranlıkla takip ettiklerini anlatan Nixat, sonraki yıllarda Yeşil Yeşil ve İsmail Balaban gibi başpehlivanları da beğenerek izlediklerini söyledi. Nixat, son dönemde ise Feyzullah Aktürk’ü yakından takip ettiklerini belirtti.
Er meydanındaki pehlivanları gördüklerinde büyük bir heyecan yaşadıklarını dile getiren Nixat, sözlerini şöyle tamamladı:
“Biz güreş hastasıyız. Pehlivanları er meydanında gördüğümüzde tüylerimiz diken diken oluyor. Bu heyecanı her güreşte yeniden yaşıyoruz. Güreş sevgisi bizde babadan ve dededen kalma. Sağlığımız ve imkanlarımız el verdiği sürece Kırkpınar’a, İpsala’ya ve Türkiye’nin farklı bölgelerinde düzenlenen güreşlere gelmeye devam edeceğiz.”