• Haberler
  • Edirne
  • Bayılma Masum Görünebilir Ama Tehlike Sinyali Olabilir

Bayılma Masum Görünebilir Ama Tehlike Sinyali Olabilir

Halk arasında bayılma olarak bilinen, tıpta ise 'senkop' şeklinde adlandırılan kısa süreli bilinç kaybı, çoğu zaman geçici ve önemsiz bir durum gibi değerlendirilse de uzmanlar bu tablonun ciddi hastalıkların ilk işareti olabileceğine dikkat çekiyor. Nöroloji uzmanı Dr. Alev Vatan ile kardiyoloji uzmanı Dr. Çetin Gül, bayılmanın nedenlerinden tanı sürecine, belirtilerden korunma yollarına kadar pek çok başlıkta önemli açıklamalarda bulundu.

Bayılma Masum Görünebilir Ama Tehlike Sinyali Olabilir
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Halk arasında bayılma olarak bilinen, tıpta ise “senkop” şeklinde adlandırılan kısa süreli bilinç kaybı, çoğu zaman geçici ve önemsiz bir durum gibi değerlendirilse de uzmanlar bu tablonun ciddi hastalıkların ilk işareti olabileceğine dikkat çekiyor. Nöroloji uzmanı Dr. Alev Vatan ile kardiyoloji uzmanı Dr. Çetin Gül, bayılmanın nedenlerinden tanı sürecine, belirtilerden korunma yollarına kadar pek çok başlıkta önemli açıklamalarda bulundu.

Uzmanlar, bayılmanın toplumda sık görülmesi nedeniyle çoğu kişinin bu durumu önemsemediğini, ancak bilinç kaybının altında farklı sağlık sorunlarının yatabileceğini belirtiyor. Senkopun temelinde beyne giden kan akışının kısa süreli azalmasının bulunduğunu ifade eden Dr. Vatan, bu durumun birkaç dakikalık bilinç kaybıyla sınırlı kalmayıp kişinin postürünü kaybederek düşmesine de yol açabildiğini söyledi.

Bayılmanın yaygınlığına dikkat çeken Vatan, insanların yaklaşık dörtte birinin yaşamları boyunca en az bir kez bu durumla karşılaştığını belirtti. Çoğu vakada olaydan önce bazı uyarı işaretlerinin ortaya çıktığını aktaran uzman, göz kararması, soğuk terleme, solgunluk, sersemlik hissi, zihinsel bulanıklık, halsizlik, kaslarda güç kaybı, denge bozulması ve ani düşme gibi bulguların sık görüldüğünü dile getirdi.

Bunun yanında baş dönmesi, kalp çarpıntısı hissi, ritim düzensizliği algısı, mide bulantısı, baş ağrısı, görmede daralma ya da lekelenme, hatta bazı durumlarda idrar veya dışkı kaçırmanın da bayılma öncesinde ortaya çıkabileceğini belirten Vatan, bu belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Senkop değerlendirmesinde ilk adımın hastanın yaşadıklarını ayrıntılı biçimde anlatması olduğunu söyleyen Vatan, olay sırasında yanında bulunan kişilerin gözlemlerinin de tanı açısından çok değerli olduğunu ifade etti. Fizik muayenenin ardından nörolojik incelemelerin yapılması gerektiğini belirten uzman, gerekli görüldüğünde beyin MR’ı, EEG ve bilgisayarlı tomografi gibi tetkiklere başvurulduğunu dile getirdi.

Bayılmanın kalp kökenli olma ihtimali nedeniyle kardiyak incelemelerin de ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Vatan, EKG, EKO, ritim ve tansiyon holteri ile eğimli masa testi gibi yöntemlerin tanı sürecinde önemli rol oynadığını söyledi.

Uzmanlar, bayılma yaşayan kişiye yapılacak ilk yardımın doğru olmasının ciddi sonuçları önleyebileceğini ifade ediyor. Dr. Vatan, kişinin sırtüstü şekilde düz bir zemine yatırılması gerektiğini, başın yukarı kaldırılmaması ve ayakların yükseltilerek beyne kan akışının desteklenmesinin önemli olduğunu söyledi.

Boyun bölgesini sıkan giysilerin gevşetilmesi, çevredeki sert ve tehlikeli nesnelerin uzaklaştırılması gerektiğini belirten Vatan, kişinin kısa sürede kendine gelmemesi halinde mutlaka sağlık kuruluşuna ulaştırılması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Bayılmanın kalp ya da sinir sistemiyle ilişkili ciddi bir sorunun belirtisi olabileceğini belirten Vatan, özellikle daha önce böyle bir durum yaşamamış kişilerin mutlaka uzman değerlendirmesinden geçmesi gerektiğini söyledi. Tedavi sürecinin, senkopa yol açan nedene göre planlandığını vurgulayan uzman, esas hedefin sorunun tekrarını önlemek olduğunu ifade etti.

Kardiyoloji uzmanı Dr. Çetin Gül ise bayılmanın kalple ilişkili sebeplerine dikkat çekti. Ritim bozukluklarının en sık görülen kalp kaynaklı nedenler arasında bulunduğunu belirten Gül, düşük tansiyon, kapak hastalıkları ve kalp kası problemlerinin de senkopa yol açabileceğini söyledi. Bu tür nedenlerin yaşamı tehdit edebileceğini ifade eden uzman, bu nedenle bayılma vakalarının mutlaka ayrıntılı incelenmesi gerektiğini vurguladı.

Gül, özellikle ileri yaş grubunda ciddi aort kapak daralması, kalbin aşırı yavaşladığı tam blok tabloları ve ileri damar tıkanıklıklarının ön planda olduğunu belirtti. Gençlerde ise vazovagal bayılma, hipertrofik kardiyomiyopati ve bazı ritim bozukluklarının (WPW, uzun QT ve Brugada sendromu gibi) daha sık görüldüğünü dile getirdi.

Tüm senkop vakalarının büyük bölümünü vazovagal bayılmanın oluşturduğunu belirten Gül, bu durumun bacaklarda kanın göllenmesi ve beyne ulaşan kan miktarının azalması sonucu geliştiğini söyledi. Susuzluk, elektrolit dengesizliği, kan şekeri düşüklüğü, aşırı sıcak, uzun süre ayakta kalma, şiddetli ağrı, bazı ilaçlar, diyabetik sinir hasarı ve otonom sistemi etkileyen hastalıkların bu tabloyu kolaylaştırabildiğini ifade etti. Hatta güçlü bir öksürük refleksinin bile bayılmayı tetikleyebileceğini sözlerine ekledi.

Uzmanlar, senkopun her zaman basit bir tansiyon düşmesi anlamına gelmeyebileceğini, bazen ciddi ritim bozuklukları veya nörolojik hastalıkların ilk belirtisi olabileceğini belirtiyor. Bu nedenle özellikle tekrarlayan bayılma ataklarının mutlaka araştırılması gerektiğini ifade eden Vatan ve Gül, erken teşhisin hayat kurtarıcı olabileceğini vurguladı.

Senkopun önlenebilmesi için altta yatan nedenin doğru biçimde ortaya konmasının şart olduğunu belirten uzmanlar, düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi ve bayılma yaşayan kişilerin mutlaka uzman görüşü alması gerektiği çağrısında bulundu.

KUMRU ÖNGÜN

Bakmadan Geçme