Macera Filmleri izle Diziem.com hizlipro e-sgk e-anindakredi

UZMANINDAN HORTLAK HİKAYELERİ

Eskiden Anadolu’da daha çok anlatılır hortlak, vampir hikâyeleri. Cumhuriyet’e geçişle birlikte hortlak ve vampir hikâyeleri yerini daha çok cinli, perili hikâyelere bırakıyor. Edirne’de yaşayan ödüllü korku öykü yazarı, anlatıcısı ve araştırmacısı Mehmet Berk Yaltırık ile bu konuları konuşuyoruz. Edirne’de hortlak vakalarını aktaran Yaltırık, Edirne’nin hortlak bulmada kendine özgü bir yöntem geliştirdiğini dahi söylüyor. İşte Edirne’de hortlayan Bıyıklı Ali ve cadı Cennet kadının hikayesi…
Bu haber 2016-04-26 11:24:54 eklenmiş ve 1405 kez görüntülenmiştir.

 

 

Mehmet Berk Yaltırık Edirne’nin en özgün insanlarından birisi. Korku öykü yazarlığı yapıyor. Aynı zamanda iyi bir korku öykü anlatıcısı. Son çıkan ‘Anadolu Korku Öyküleri-2’ kitabında bir tane de öyküsü bulunuyor. Yaltırık ile korku öykücülüğünü, Edirne ve Balkanlardaki vampir, hortlak hikâyelerini, gerçekleşmiş tarihi hortlak olaylarını konuşuyoruz.

 

Dede hikayeleri etkiliyor

Yaltırık 2006 yılında Trakya Üniversitesi Tarih Bölümü’nü kazanıyor ve Edirne macerası başlıyor. Yüksek lisansını da tamamlayan Mehmet Berk Yaltırık, “Asıl ihtisas alanım Genel Türk Tarihi ve Askeri Tarih. Bunun yanı sıra folklor çalışmaları da yapıyorum. Korku hikâyeleri üzerine de araştırmalar yapıyorum çünkü korku hikâyeleri yazdığım için hep bu hikâyelerin temelini arama ihtiyacı duydum. Dedemden anneannemden dinlediğim hikayelerle. Sonra yavaş yavaş ben hikaye uydurmaya başladım. Aslında çocukluğumdan gelen bir durum bu. İlgi olarak hikaye topluyordum, okuyordum ama uzunca bir dönem korku hikayesi yazabileceğime inanmıyordum. 2009 yazında arkadaş macerasıyla blog açmamdan sonra yazma maceram başladı. Korku çok yazılan bir tür değil. Türkiye’de sınırlı bir alanı var. Yazılarımı görenler kendi site ve dergilerinde de yazmamı rica etti. Yazma maceram da böyle gelişti” diyor.

“Korku hikayesi yazmak zor”

Bazen bir korku hikâyesi geçmiş döneme ait bir gerçeklikten yola çıkarak kurgulandığı için bunun zor olup olmadığını sorduğumda ise Yaltırık, “Hayli zor. Bu sadece kitap araştırmasından kaynaklı değil. O kadar farklı alanlarda araştırma yapmanız gerekiyor ki tarih, folklor alanlarından ayrı sahalarda araştırma yapmam gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Osmanlı’da cadı avcıları

Osmanlı da cadı avcıları olduğunu söyleyen Yaltırık, Edirne’nin de gerçeklikten çıkan cadı, hortlak olayları bakımından zengin olduğunu belirterek bunun izini birkaç asırdır takip edilebildiğini söylüyor ve şunları ekliyor; “Bir batıl inancın tarihi izlerini takip etmek çok zordur. Tarih ve folklor araştırmaları 19’uncu yüzyılda yapılıyor genellikle.”

Şeyhülislamdan vampir fetvası

Yaltırık, Osmanlı zamanında bu konuda fetva da verildiğini dile getiriyor ve anlatıyor: “Kanuni döneminde Osmanlı şeyhülislamlarından Mehmed Ebussuud Efendi’nin fetvaları arasında hortlak hadiseleriyle alakalı olarak verilmiş bir fetvası vardır. Fetva bu tür hadiselerle ilgili nasıl davranılması gerektiğinden bahsetmektedir. Yabancı filmlerde gördüğümüz vampir öldürme yöntemlerini anlatıyor şeyhülislam; ‘Bu takım işlerin hikmet ve illetini açıklamada dil aciz ve zihinler kusurludur ve araştırmada ehil olanların uzun uzadıya açıklamalarına uygun değildir. Ortadan kaldırılmasına çare şudur: Olayın olduğu gün mezara gidip önce çıplak bir sopayla [uğurlu sayarak] kalbine ulaşacak şekilde yere çaksınlar, beklenendir ki [hortlak / ölü] defedilsin. Eğer olmazsa, benzinde kızıllaşma olursa [yani tenine kandan kırmızılaşmışsa] başını kesip ayağının olduğu yere atsınlar. Eğer bozulmayı bırakmışsa [yani ceset çürümemiş ise] başını kesip ölünün ayağının ucuna koysunlar). Olduğu kadar bu aşamalarla ortadan kaldırılamamışsa, cesedi çıkarıp ateşte yaksınlar. Selef-i sâlihin zamanlarında [yani İslam’ın ilk yüzyılında yaşayan Müslümanların döneminde] ateşte yakmak pek çok kez olmuştur.”

Ahalinin huzursuzluğu

“İslam da hortlak yoktur. Peki Sünni inanca sahip bir kişi niye böyle fetva veriyor?” sorusuna ise Yaltırık şu şekilde cevaplıyor, “Rumeli köylerinde hortlak, vampir söylentisi yayılınca ahali huzursuz oluyor. Bölgeyi terk etme eğilimine giriyor. Bildiğiniz gibi Osmanlının iskan politikası var. Bu iskan politikası zarar görmesin diye gerekirse vampir avcısı görevlendirilip vampirlerin öldürülmesine caiz veriyor.”

Edirne’de hortlak vakaları

Bir başka kaynaktan Edirne’nin hortlak çıkan müsait bir yer olduğunu belirten Yaltırık hortlak bulma konusunda Edirne’nin özgün bir yöntem geliştiğini belirterek devam ediyor; “Abdülaziz İbn Cemaleddin’in (1858-1918) Eski Osmanlı Adetleri, Merasimleri, Tabirleri ve Davranışları adlı eserinde geçen “hortlak” ve “cadı” inanışının bahsi, Osmanlı toplumunda, hangi bölgelerde ve ne şekilde inanıldığını gösteren bir başka kaynaktır: ‘Hortlak çıkan en müsait yerler Edirne ve Manastır civarı derlermiş. Edirne’de ortaya çıkanlara oranın tabirince hortlak, Manastır’da vampir adı verilirdi. Bunların saldırı ve kötülüklerinden korunmak için ocaklı tabir denilen birtakım okuyuculara da başvurulur, onların aldığı tedbirlerle kurtulmak mümkün olurmuş. Bu okuyucular kendilerince bilinen izleri takip eder, hortlağın hangi mezardan çıktığını kükürde benzer bir koku duyarak anlarlarmış. Keşfedilen bu hortlak mezarına çok miktarda sönmemiş kireç ve su dökülür, üstüne kazıklar çakılıp, çalılarla da örtülürse hortlağın bir daha çıkmasının mümkün olmayacağına inanılırdı’. Edirne Kadısı Mirzazade Mehmet Efendi’nin Veziriazam Hüseyin Paşa’ya Edirne’de Maraş köyünde yaşanan bir hortlama hadisesiyle ilgili danıştığı bilinmektedir. İlkinde Bıyıklı Ali isimli birinin hortladığı iddia edilmiş, ikincisinde de Cennet isimli bir kadının cadı alameti taşıdığı iddia edilmiştir. Anonim bir Osmanlı tarihinde zikredilen bu hadisenin takribi Hicri 1110’da (Miladi 1698-99) yaşandığı yazılmaktadır. İlk vakada cadı olduğu iddia edilen kişi Müslüman bir erkektir. Cadının varlığından ötürü halk korku içerisindedir. Dönemin Edirne kadısı, Şeyhülislam Ebussuud Efendi’nin konuyla ilgili bir fetvasının bulunduğunu, buna göre cadı olduğu kesinleşen birisinin karnına kazık çakılmasına, bu işe yaramazsa başının kesilip ayaklarının dibine yerleştirilmesine, bu da işe yaramazsa cesedin yakılabileceğine izin verildiğini söyler ancak fetvanın bu suretine kitaplarda rastlayamadığından merkeze ne yapması gerektiğini sorar. Kadıya gönderilen cevapta, bir bilirkişi nezdinde mezarın açılarak cenazede cadılık alametlerinin bulunup bulunmadığına (yani cesedin kırmızıya dönüşüp dönüşmediğine) bakılması emredilir. İkinci vakada üç ay önce ölmüş bir kadının cadı olduğu iddia edilmektedir. Bu hadisede cenazeye bakacak merkezden gönderilen bilirkişi erkek olduğundan, şahitlik açısından dört kadın getirilir. Bu kadınların şahitliğiyle cesedin çürümemiş olup renginin kırmızıya dönüşmüş olduğu merkeze bildirilir. Böylece merkez, halkı korkudan kurtarmak için ne lazım gerekiyorsa o işin yapılmasını emreder.”

Yaltırık, Edirne’nin korku öykü yazarlığı için mükemmel bir yer olduğunu belirterek sözlerine son veriyor. 

ETİKETLER : Edirne Edirne haber Uzman Hortlak Hikaye Anadolu Vampir Cumhuriyet Cin Peri Ödül Korku Öykü Yazar Anlatıcı Araştırmacı Mehmet Berk Yaltırık Cadı Bıyıklı Ali Cennet Kadın
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer RÖPORTAJ haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Haber Sitemizi Begendinizi ?
Güzel
İyi
Kötü
Edirne Gündem Gazetesi
© Copyright 2015 Edirne Gündem. Tüm hakları saklıdır. Bu site Edirne Gündem Gazetesi haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır..
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
sex hikaye istanbul escort istanbul escort istanbul escort
canlı bahis
istanbul escort kadıköy escort bahis firmaları izmir escort
barcelona escort
hd film izle porno porn porno eskişehir escort porno şirinevler masaj salonu konya escort porna bursa escort rokettube eskişehir escort