Edirne 14°C
Video Galeri Foto Galeri Arşiv Künye RSS
Ana Sayfa Edirne Keşan Uzunköprü İpsala Havsa Meriç Enez Süloğlu Lalapaşa Spor Trakya Sağlık Bilim-Teknoloji
 
Düşmenin çaresi bilim - Edirne Gündem Gazetesi
Ana Sayfa » Edirne
Düşmenin çaresi bilim 8.8.2019 - 10:43:07
Trakya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Hilal Keklicek, düşmenin Avrupa’da yıllık 37 milyon Avro kayba neden olduğunu söyledi. Keklicek, düşmenin önemli bir sağlık sorunu olduğunu belirtirken; düşme riskine karşı hem Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde, hem de Trakya Üniversitesi Aktif Yaşlanma Merkezi’nde ilk kez analizlerin başlayacağını açıkladı. Düşme sonucunda kırılma ya da incinme konusunda vatandaşları uyaran Keklicek; “Bir travma bulgusu varsa kesinlikle bu konunun uzman hekimine danışılması gerekir. Tıbbın dışında bir yönteme başvurulmaması gerekir” dedi.



Düşmenin çaresi bilim

Trakya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Hilal Keklicek, Düşme Riskinde Hareket Analizleri ve Koruyucu Fizyoterapi Yaklaşımları konusunda açıklamalarda bulundu. Sağlık Bilimleri Fakültesi Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıda basın mensuplarıyla bir araya gelen Keklicek, düşme sorununa karşı alınması gereken önlemlere ve sonrasında yapılması gerekenlere dikkat çekti.

Düşmenin, göz ardı edilmemesi gereken önemli bir sağlık sorunu olduğunu söyleyen Keklicek; “Düşme, hem bu süreci yaşayan birey, hem bakım veren bireyler, hem de sağlık harcamaları açısından manevi ve maddi birçok maliyete sebep olan bir olaydır. Düşmelerin yüzde 10’luk bir dilimi kırıkla sonuçlanmaktadır. Kırıkların ise hemen hemen yüzde 90’lık bir dilimi düşme nedeniyle olmaktadır. Düşmeler ise çoğunlukla yürüme esnasında veya harekette değişiklik yapma anında meydana gelmektedir. Avrupa’da düşmenin getirdiği maliyetin 7 bin dolar kayba neden olduğu, komplikasyonlarla birlikte bu maliyetin 9 bin dolara çıkabildiği ve Avrupa’ya yıllık yükünün 37 milyon avroya karşılık geldiği bildirilmiştir” ifadelerine yer verdi.

Düşmenin bireye yansımalarının ise telafisi mümkün olmayan süreçleri devreye sokabileceğine dikkat çeken Keklicek; “Kazara kırıkların olması, travma yaşayan bölgeye, kişinin kemik veya sistem sağlığına bağlı olarak farklı sonuçlar doğurabilir. Birey, yaşamını dahi kaybedebilir ki kazara ölümlerde düşmenin etkili bir faktör olduğu da bilinmektedir. Düşme ile en güzel ve etkili mücadele düşmeyi önlemektir. Düşmenin önlenmesi için ise öncelikle risklerin iyi tespit edilmesi gerekir” dedi.

“Düşme eğilimi belirlenebilir”

Kişilerin düşmeye eğilimli olup olmadığının çok daha önce belirlenebilmesinin öncelikli amaç olduğunu söyleyen Keklicek; “Yaşlanmış veya bir hastalığı olan bireyin risklerini belirlemek ya da hangi nedenler ile düşebileceğini öngörmek veya düştüğünü tespit etmek için klinik olarak ulaşılabilir birçok test ve ölçek bulunmaktadır. Kişilerin belirli bir süre içerisinde, belirli bir performansı gerçekleştirmesindeki becerileri ve süreleri dikkate alınarak bu tespitler yapılabilir. Zaman içerisinde becerilerinin gerilediği veya geliştiği bu süreli performans testleri veya çeşitli ölçeklerle belirlenebilir. Bireyin düşmesine neden olabilecek bireysel veya çevresel etmenler incelenip, önleyici ve koruyucu yaklaşımlar yapılabilir. Bu uygulama yelpazesi, fizyoterapist eşliğinde kişiye özel egzersiz uygulamalarından ev içi düzenlemelere kadar uzanabilir” sözlerine yer verdi.

“Düşme riski önceden tespit edilebilir”

Keklicek, dünya genelinde son 15 yılda özellikle hız kazanmış hareket analizleri teknolojileri ile düşme risklerinin düşme olayı meydana gelmeden önce tespit edilebildiğini açıklarken; “Henüz genç yaşta herhangi bir düşme öyküsü olmayan bir bireyin, yakın zaman diliminde düşme eğilimi olup olmadığı belirlenebilmektedir. Henüz düşmeyen bir bireyin hareketlerine ait özellikler, uzun soluklu yürüyüş analizi yapabilen sensörler veya kameralı sistemler ile toplanmakta, bu özelliklerin kendini tekrar edebilme, değişkenlik gösterebilme ve iç örüntü oluşturabilme kabiliyetleri hesaplanmaktadır” dedi.

“Aktif Yaşlanma Merkezi’nde başlayacak”

Trakya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Nörolojik Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı’nın, bireylerin düşme risklerini güncel teknolojiye uygun yöntemlerle belirleyebildiğini açıklayan Keklicek; “Ayrıca ergoterapi ve elektrik elektronik mühendisliği ile birlikte detaylı analizler ve çevre aktivite analizleri de gerçekleştirebilir durumda hizmet vermeye hem Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde, hem de Trakya Üniversitesi Aktif Yaşlanma Merkezi’nde başlayacağız. Herhangi bir sağlık problemi olmayan bireylerin bile düşme risklerinin veya eğilimlerinin olup olmadığına düzenli aralıklar ile baktırmaları, onların gelecekte birçok fayda görmesini sağlayacaktır” ifadelerine yer verdi.

“Rutin bir uygulama olmalı”

Düşme riskinin, sanıldığının aksine yalnızca nörolojik hastalıklarla ilişkili olmadığını belirten Keklicek; “Henüz 2019 yılında kronik böbrek hastalığı olan bireylerin, yüksek tansiyonu olan bireylerin düşme riskleri de tanımlanmıştır. Bu nedenle aslında düşmeye eğitim ya da düşme riskimizin olup olmadığının kontrolü rutin bir uygulama olmalı, aile hekimlikleri ile temaslar kurulmalı ve ihtiyaç halinde, eşlik eden başka bir hastalığımız var ise kişinin takip eden hekimi ile istişare edilerek uygun sıklıkta izlemler gerçekleştirilmeli ve kişinin tıbbi durumuna uygun olarak ilgili branş hekimi ile fizyoterapist bireyin koruyucu veya rehabilite edici egzersiz programı planlanmalıdır. Ayrıca ilişkili tüm sağlık personelleri ile ergoterapi, sağlık hizmetleri, sağlık yönetimi vb. gibi birimlerle ortak çalışmalarla bireysel ve toplumsal riskleri en aza indirecek önlemler üzerine çalışılmalıdır” dedi.

“Tıp dışında başvurulmamalı”

Keklicek, vatandaşlara düşme risklerinin olup olmadığını tespit ettirmelerini önerirken; “Düşmeden de düşme riskimiz olup olmadığına baktırmamız gerekiyor. Bir kez bile de düşsek başımıza bir kırık gelse de, gelmese de; bir burkulma yaşasak da, yaşamasak da; hiçbir yerimiz incinmese bile bunun mutlaka bir analiz laboratuvarında araştırılması gerekir. Bir travma bulgusu varsa kesinlikle bu konunun uzman hekimine danışılması gerekir. Tıbbın dışında bir yönteme başvurulmaması gerekir” sözlerine yer verdi. 



Kaynak: Uğur AKAGÜNDÜZ 940 Kişi tarafından okundu.
Yazdır Yorum Ekle
1 2 3 4 5 Henüz puan verilmemiş

Yorumlar  ( 0 ) yorum
İlk yorumlayan siz olun. Yorum yapmak için tıklayınız.
Bu Kategoriye Ait Diğer Başlıklar
Gaziler Günü kutlandı Gaziler Günü kutlandı 21.9.2020
Bir destek de İba’dan Bir destek de İba’dan 21.9.2020
Esnaf son haftada hareketlilik bekliyor Esnaf son haftada hareketlilik bekliyor 21.9.2020
Balıkçının umudu turistte Balıkçının umudu turistte 21.9.2020
Mutfak tüpünden düzenek Mutfak tüpünden düzenek 21.9.2020
Edirne mağlubiyetle başladı Edirne mağlubiyetle başladı 21.9.2020
Ruhsat değiştirmek isteyenlere uyarı Ruhsat değiştirmek isteyenlere uyarı 21.9.2020
Suya yarın kavuşuyoruz Suya yarın kavuşuyoruz 21.9.2020
Akşener’in 3 Trakyalısı Akşener’in 3 Trakyalısı 21.9.2020
Emine Erdoğan’dan Edirne'de ziyareti Emine Erdoğan’dan Edirne'de ziyareti 21.9.2020
Anket
Edirne haberlerini nasıl ve nereden takip ediyorsunuz?

Yerel Gazete 71
Web Siteleri 115
Facebook 122
Twitter 8
Instagram 5
Youtube 14


Ankete 335 kişi katıldı
Tüm Yazarlar
Murat Savaş
Bu feryadı duyan olur mu dersiniz
Murat Savaş

Cüneyt Özdemir
Edirne Bağcılık Kooperatifi
Cüneyt Özdemir

Nefize Ramadan
Bir zamanlar…
Nefize Ramadan

Namık K. Döleneken
İsveç’te belediye başkanı olmak…
Namık K. Döleneken

Recep Duymaz
İstiklal Marşı’mız TBMM’nde – 4
Recep Duymaz
Künye
Arşiv
Sitene Ekle
Gizlilik Politikası
Rss Listesi
Video Galeri
Foto Galeri
Sinema
Firma Rehberi
Köşe Yazarları
Edirne
Keşan
Uzunköprü
İpsala
Havsa
Meriç
Enez
Süloğlu
Lalapaşa
Spor




Sitemizde bulunan yazı, video, fotoğraf ve haberler izinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

© Copyright - 2005-2020 Edirne Gündem Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır.


Tasarım & Kodlama
Sabri KÖK
Sitemiz abonesidir.