Edirne 14°C
Video Galeri Foto Galeri Arşiv Künye RSS
Ana Sayfa Edirne Keşan Uzunköprü İpsala Havsa Meriç Enez Süloğlu Lalapaşa Spor Trakya Sağlık Bilim-Teknoloji
 
Millî Mücadele’mizin Manevi Gücü: İstiklal Marşı’mız - Edirne Gündem Gazetesi
Ana Sayfa » Yazarlar » Recep Duymaz
Recep Duymaz Recep Duymaz
rduymaz@gmail.com
Millî Mücadele’mizin Manevi Gücü: İstiklal Marşı’mız 15.3.2019 - 09:51:40
Gazi Mustafa Kemal’in öncülüğünde 19 Mayıs 1919 tarihinde başlayan Millî Mücadele, Türk milletinin tarihinde kazandığı en son ve en büyük zaferdir. Bu mücadelenin kazanılmasından sonradır ki onu yürütenler, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kurabilmişlerdir.



Millî Mücadele’nin kazanılmasında top, tüfek, silah ve cephane gibi maddi kuvvetlerin yanında, Mehmetçiğimizin umudu, azmi, cesareti ve imanı gibi manevi kuvvetlerin de şüphesiz büyük bir rolü olmuştur. O manevi kuvvetlerin en önemlisi, kanaatime göre, İstiklal Marşı’mızdır. İstiklal Marşı yazmak düşüncesi, Millî Mücadele’miz devam ederken onu yürütenlerin iradesiyle ortaya konmuş ve kısa zamanda bütün şairlerimizin katılabileceği bir yarışma yöntemiyle hayata geçirilmiştir. Yarışmanın duyuru metninde “ milletimizin dâhilî ve hâricî istiklali uğrunda girişmiş olduğu mücadeleleri ifade ve terennüm için bir istiklal marşı” yazmak yarışması açıldığı ifade edilmiştir. Bu ifadeye göre, İstiklal Marşı’mız, Millî Mücadele’yi “ifade ve terennüm” eden bir metindir.

Bu ifade, İstiklal Marşı’mızı, Milli Mücadele’mize bağlayan bir dizi halkanın ilkidir. Buna göre İstiklal Marşı’mız ile Milli Mücadele’miz, birbirlerine sımsıkı bağlarla bağlanmış, et ile tırnak gibi bir bütünlük meydana getirmiştir. Bu bütünlük, Türk milletinin varlığına uygun olarak kıyamete kadar devam edip gidecektir. Bugün bu topraklar üzerinde özgür ve bağımsız olarak yaşayabiliyorsak, atalarımızın bu mücadeleye ya şehit, ya gazi olmayı göze alarak katılmaları ve canlarını İstiklal Marşı’mızda ifade edilen değerler için hiç çekinmeden feda etmeleri sayesindedir.

Bugün bize düşen görev, daha doğrusu bu topraklarda hür ve bağımsız olarak yaşamaya devam edebilmemizin bedeli, atalarımızın Millî Mücadele’yi niçin ve nasıl verdiklerini öğrenmek ve hiç unutmamaktır. Unutmak zamanla yok olmak demektir. Nereden geldiğini bilmeyenler, nereye gideceklerini de bilemezler. Millî Mücadele’mizi doğru öğrenmenin yolu, birinci elden kaynaklara başvurmaktır. Onun birinci elden kaynakları, onu bizzat yürütenlerin bildirileri, konuşmaları ve davranışlarıdır. İstiklal Marşı’mız, o ölüm kalım savaşını verenlerin iradeleriyle ortaya koydukları bir metin olduğuna göre, o mücadeleyi doğru olarak anlamamızı sağlayan birinci elden bir kaynaktır.

Edebiyat biliminde edebiyat eserleri üzerinde inceleme, çözümleme ve eleştirme çalışmaları yaparken uygulanan çeşitli kuramlar ve yöntemler vardır. Onlardan biri, tarihsel eleştiri yöntemidir. Bu yöntemin esası, bir edebiyat metnini inceler, çözümler ve eleştirirken yazıldığı tarihsel ve toplumsal bağlamını dikkate alarak incelemek, çözümlemek ve eleştirmektir. Bunun yanında yazarın hayatından ve içinde yaşadığı toplumsal ve tarihsel bağlamından gelen çizgilerin izlerini de metin üzerinde göstermektir. İstiklal Marşı’mız bu yöntemle incelenmeye ve çözümlenmeye elverişli en uygun metinlerimizden biridir.

İstiklal Marşı’mıza tarihsel eleştiri yöntemiyle yaklaştığımızda onun bir sanat eseri olmasının yanında devrinin ihtiyacına nasıl cevap verdiğini de açıkça görürüz. İstiklal Marşı yazmak yarışmasını, dönemin Millî Eğitim Bakanı olması sıfatıyla Hamdullah Suphi takip etmiştir.. İstiklal Marşı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine üç kez gelir. İkinci kez gündeme geldiğinde (1 Mart 1921) Hamdullah Suphi, yaptığı sunuş konuşmasında gelen yedi yüz civarında şiir arsından Mehmet Akif’in şiirini okuyacağını söyler ve sebebini şöyle açıklar:

“Elimize geçen 700’den fazla şiirin içinden Akif’inki dâhil olan üç tanesini seçtik ve ordu komutanlıklarına gönderdik. Maarif Vekili imzasıyla kumandanlıklara yazdığım mektuplarda: Askerlerinizi toplayarak bu şiirlerin her birini ayrı ayrı okuyunuz, hangisinin asker üzerinde daha derin bir heyecan ve coşkunluk doğurduğunu görürseniz kendi düşüncelerinizin de eklenmesiyle tez elden bildiriniz, demiştim.  

(…) O günlere cepheler arka arkaya çökmekteydi. Eskişehir’in düşmesi, hatta Ankara’nın istilası dahi gün meselesiydi. Hükümetin Sivas’a kadar çekilmek hesabında vardı. Ordu her an Sakarya gerisine çekilmek üzereydi. Askerlerimizin maneviyatı son derece sarsılmıştı. İşte bu durumda Akif’in İstiklal Marşı cephelerde neferlere okunmuş ve kısa bir zaman zarfında gönderilen övücü mektuplardan edindiğim izlenim, bu eserin aradığımız eser olduğuna olan kanaatimi kuvvetlendirdi. Bunun üzerine karar verdim: Meclis’te Akif’in şiirini okuyacaktım”.    

Hamdullah Suphi, Meclis’te milletvekillerinin oturdukları tahta sıraların en önündekinin yanına gider ve İstiklal Marşı’nı okur. Milletvekillerinde büyük bir heyecan ve coşku uyandırır. Uzayan “sürekli alkışlar”, “inşallah” ve “tekrar okuyunuz” sesleri üzerine, oturumu yöneten Mustafa Kemal Paşa, Hamdullah Suphi’yi kendisinin oturduğu Meclis kürsüsünün yanına çağırır ve orada tekrar okutur. Bütün Meclis ayaktadır. Meclis’te heyecan ve coşku son haddine varmıştır. “Sürekli alkışlar” ve “inşallah” sesleri, bu sefer daha gür ve daha uzun süre devam eder.

İstiklal Marşımız, Meclis’teki milletvekillerinde doğurduğu bu heyecan, coşku ve umudu, cephelerde savaşan askerlerimizde de doğurmuştur. Marşımız, sayesinde erinden en yüksek rütbeli subayına kadar bütün ordumuz, son bir hamleyle savaşa ve zafere odaklanmıştır. Çok geçmeden topraklarımız düşman çizmelerinden temizlenmiş ve 9 Eylül 1922 tarihinde bir daha asla dönmemek üzere Ege Denizi’nin bulanık sularına gömülmüştür. Buna göre İstiklal Marşı’mız, Millî Mücadele’mizin manevi güçlerinden biri olmuştur. O, bu gücünü Türk milletinin gönülden bağlı olduğu  “istiklal”, “Hak”, “iman”, “vatan” ve “din”  değerlerini içermesinden ve bunları temiz bir dille ifade etmesinden almıştır.    

               

 

 

 



Kaynak: Recep Duymaz 886 Kişi tarafından okundu.
Yazdır Yorum Ekle
1 2 3 4 5 Henüz puan verilmemiş

Yorumlar  ( 0 ) yorum
İlk yorumlayan siz olun. Yorum yapmak için tıklayınız.
Bu Yazara Ait Diğer Yazılar
Öğrenmenin Zevkini Yaşamak – 3 18.10.2019
Öğrenmenin Zevkini Yaşamak: 2 11.10.2019
Öğrenmenin Zevkini Yaşamak 4.10.2019
Güzelliklere Açılış 27.9.2019
Büyüyen Beklentiler 24.5.2019
Yoksulun Yanında Olan Kurum: Vakıf 17.5.2019
Bilgi mi, Duygu mu Daha Etkileyicidir - 2 10.5.2019
Bilgi mi, duygu mu daha etkileyicidir? 3.5.2019
Üç Kitap 26.4.2019
Filibe’nin “Gayret”i 19.4.2019
Acıyı azaltan mermerler saltanatı 12.4.2019
Eğitimimiz nereye ? 5.4.2019
Hasan Rıza’ya sesleniş 29.3.2019
Terör mü, medeniyetler çatışması mı? 22.3.2019
Millî Mücadele’mizin Manevi Gücü: İstiklal Marşı’mız 15.3.2019
Anket
Edirne haberlerini nasıl ve nereden takip ediyorsunuz?

Yerel Gazete 56
Web Siteleri 85
Facebook 103
Twitter 6
Instagram 3
Youtube 8


Ankete 261 kişi katıldı
Tüm Yazarlar
Murat Savaş
Otogar(gara) – 2
Murat Savaş

Recep Duymaz
Öğrenmenin Zevkini Yaşamak – 3
Recep Duymaz

Nefize Ramadan
Güzellik Nedir?
Nefize Ramadan

ÇiğdemSubaşı
Coğrafi işaret can simidi olacak
ÇiğdemSubaşı

Namık K. Döleneken
İsveç’te belediye başkanı olmak…
Namık K. Döleneken
Künye
Arşiv
Sitene Ekle
Gizlilik Politikası
Rss Listesi
Video Galeri
Foto Galeri
Sinema
Firma Rehberi
Köşe Yazarları
Edirne
Keşan
Uzunköprü
İpsala
Havsa
Meriç
Enez
Süloğlu
Lalapaşa
Spor




Sitemizde bulunan yazı, video, fotoğraf ve haberler izinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

© Copyright - 2005-2019 Edirne Gündem Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır.


Tasarım & Kodlama
Sabri KÖK
Sitemiz abonesidir.